7/10
·200 syf.··
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 23:03
Yıllardır beklediğim kitap.Umarım beklediğime değersin:) Sonunda mesken edindiğim kitapçımda buluverdim.Kitapçı Tophanede Lübnan restorantın karşısında.Zannımca sahibi olduğu hanım çok kibar. İnceleme muhakkak eklenecektir.Heyecanımı mazur gör 1K<3.Kitaplarıma geri döndüm.Belki de kendime:) 06.03.26 güncellemesi Kitap kafa açan bir kitap diyebilirim.Tam bir beyin cimnastiği.Platonun devletine azcık giriş yaptım.Ramazanda bu kadar sorgu temelli ve beyin cimnastiği beni ha gavurlaştırdı ha gavurlaştıracak.Genel duygusal durumumdan dolayı bu aralar maneviyata yönelmiş durumdayım.İnançlı insanların ahlaktan ne kadar uzak olduğunu görüyorum bazen .Bu içimdeki şevki epey bir düşürüyor diyebilirim.Demek ki en önemli erdem ahlaklı bir bilinçmiş.Hayatımın en ikilemde kaldığım dönemi sanırım.sözde inançlı beni oshoyla platonla vuruyor.Oshoyla tanıştık sonunda.Aslında doğrudan kendi kalemi değilmiş kitapları. sadece mürekkep ona aitmiş, tabii ki onun fikirleriyle çizilen.Mutluluk kavramıyla insanların kafayı yediğini düşünüyorum.Niye mutsuzluklar taşa toprağa buluta mı ait.Oshocum diyor ki mutluluk senin içinde olandır.Dışarı bağladığın ne varsa sen onun kölesisin.Ben de diyorum ki biz aciz ve muhtaç varlıklar olarak köle olmaya mahkumuz.Yaratıcı zekamız bunu aksettiremez. sadece ben merkezcilikle hayatı döndürseydik mağarada yaşamaya devam ederdik.Muhtemelen en cok ben deyip üremezdik belki de imtihana amipler dahil olurdu kim bilir :)Asıl mesele kalıcı huzur zannımca.Paylaşımcı bir hayat.Yazar meşhur diye hebele gübele fikir onayında bulunmuyorum.Neymiş düşünürmüş.Kişiler saygı konusudur diyor, bir hanımefendi, fikirler değil diyerek incelememi sonlandırıyorum.
İnsan Olma YolculuğuOsho · Butik Yayınları · 2013356 okunma
9/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2025 72. kitabı
“Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf SUS OTUR DİNLE GEZME GİYME YAPMA İSTEME SEVME BAKMA Gelin size bir hikâye anlatayım. “Bir gün, bir baba ve oğlu geziye çıkarlar, hava yağışlıdır. Baba, direksiyon hakimiyetini kaybeder ve kaza yaparlar. Baba, kan revan içindeki oğlunu kucakladığı gibi hastaneye götürür ve çocuğu hemen ameliyata alırlar. Cerrah gelir önlüğünü giyer, eldivenini takar tam çocuğun üstüne eğilirken ; “Ben bu ameliyatı yapamam der, bu benim oğlum.” Ne oldu, mantık hatası mı arıyorsun ? Kadının aldattığı falan da gelmiştir belki aklına. Yoo olay gayet açık, cerrah aslında çocuğun annesidir. Bu hikayeyi yazmamdaki amaç sonucu bulmanız değil. Belli bir mevkideki birinden bahsedilince aklınıza ilk kimin geldiği. Ve sonuç tabii ki erkek.. Halbuki hizmetçi-temizlikçi desem aklına direkt kadın gelirdi değil mi? Mesela Jetgiller çizgi dizisine bakın. Ordaki robot bile (hizmetçi bu arada) kadın şeklinde çizilmiş. Robot bile erkek şeklinde çizilmeye layık görülmemiş. Çizgi dizi bile olsa mazallah erkeğe zeval gelir. Neden ? Çünkü erkeğin görevi değil bunlar kadının görevi. Çünkü kadın dünyaya erkeğin ve dahi tüm ailenin temizliğini yapmak, kusursuz bir hizmette bulunmak, evlenene kadar baba-abi-kardeş evlendikten sonra koca-kocanın ailesi-çocuklarının hizmetini yapmak, ne koşulda olursa olsun erkek kahrı çektiği halde susmak, erkek boyunduruğu altında yaşamak için dünyaya gelmiştir. “Kadın fikir üretmek için değil, süt ve gözyaşı üretmek için doğuyor; hayatı yaşamak için değil, yarı kapalı pencerelerin ardından seyretmek için doğuyor.” Sayfa:39 Ha ama şöyle bir şey var. Yönetici, müdür, ceo, başhekim, başkan vs dediğimde aklına ilk ne gelir ? Saçmaladım değil mi?
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,664 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kültürel Zenginlik, Siyasal Kaotik
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
Sağlam bir limanı da bitirdik. Eser akademik anlamda doyurucu özellikle erken Pers ve sonrasına kadar kronolojik olarak hanedanların kurduğu devletleri anlatmış. Siyasi, ekonomik ve sosyal yaşamlarından da kesitler sunmuş. Akademik anlamda çalışma yapacaklar için gayet güzel bir eser, en azından nerelere bakmaları gerektiği konusunda yönerge sağlar. Çevirisi iyi değildi, amipler iyi çeviri yapamamış, bu yüzden yer yer cümleler düşüyor, kelimeler anlamsızlaştığı için. Lakin bilgi düzeyi ve kelime haznesi geniş olanlar için pekte güçlük çıkarmıyor ama bu yayını bundan ötürü bir daha tercih etmem. Batı dilinde Pers, Doğu dilinde Farsian olan İrani milletinin yapısını bir nevi gözler önüne sermiş. Başından beri çok uluslu bir yapıya sahip, çok uluslu olmak kültürel anlamda zenginlik sağlar ama Üniter yapı içinse tam tersi tehlikeli boyutlara götürür. Nitekim İran’ın bugünde ulus devlet olamayışının kökenleri burada yatıyor. İçersinde birçok kavmi eritmeye çalışmış, kısmen başarılı ama genel anlamda başarısız olmuş bir millet. Kısacası Amerika buraya girse sırf bu yapısından dolayı iki dakika da tıpkı Irak ve Suriye de olduğu gibi buraları parçalar. Siyasi bütünlükleri sağlamak adına ulus devlet yapısını güçlendirmemiz gerektiğini de bu eseri okuyarak daha iyi anlayacağız.
Alıntı
Erken PersJosef Wiesehöfer · Totem Yayınları · 202010 okunma
Zort Oldum Kardeş
8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 19:19
Öncelikle bu kitap benim yazara olan bütün önyargılarımı kırdı(zort ettirdi) Ben bu kadar iyi düşünülmüş bir fantastik okuyacağımı hiç düşünmemiştim sahiden. Tüm fantastiklere 10 basar diyebilirim.(Hgoi ile kapışır ama :)) Kitabımızın konusu kısaca, dört kız var. Elzem ve Itır kardeş, Doğa eski gelin, Mara da Elzemin annesinin hizmetçisi. (Evet yargılamak yok :D) Bu dört kız Elzem ile Itırın büyücü annesinin yapmış olduğu büyü ayininden sonra Araf'a göçüyorlar. Bakıyorlar Ortaçağ da uyanmışlar. Sonra biz bu dört kızın Araf'tan kendi dünyalarına dönme çabalarını okuyoruz. Konu kısaca bu. İlk iki yüz sayfayı ön yargıyla okumuştum fakat o önyargı iki yüzüncü sayfadan sonra kırıldı. Nefret ettiğim karakteri anamı babamı savunur gibi savundum öyle diyim size. Araf gerçekten harika kurgulanmış. Yaşayan ırklar olsun, canavarlar olsun, güç sistemi olsun, hikâyeler olsun... Gözüme batan hiçbir mantıksızlık yokt- DUR Bİ DAKİKA! Vardı şimdi hatırladım. (Bana bu konuda pek güvenmeyin, yok diyorsam kesin vardır:D) Neyse, kitabı övecek kadar hatırlamıyorum fakat beni zort edecek kitap pek bulunmaz. O yüzden harika derecede kurgulanmış bir giriş kitabı olduğunu düşünebilirsiniz. Ama her güzel şeyin bir kusuru vardır gençlik. Ve bir o kadar da çürüğü. Biz de bu çürükleri konuşmak için buradayız >:) İyi yorum okumak istiyorsanız gidin kitabı övenleri okuyun!(Rica) Öhöm öhöm! Başlıyorum. Uyarılar: Full spoiler ve kitap yanımda olmadığı için biraz yüzeysel bir eleştiri olucak. Karakterlerden başlamak istiyorum. Mara anlaşılması karmaşık bir karakterdi. İlk sayfalarda elzem annesinin odasında bir kitap buluyordu fakat okuyamıyordu.(Farklı dilde yazıldığı için) Sonra Mara geliyordu ve okuyabildiğini farkettiler. Elzem okumasını söyleyince "bunu yapamam çünkü siz insansınız"
1000Kitap
Medusa'nın Ölü Kumları 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 02,050 okunma
Edebilik ve Aziz Saf Varlıklar
5/10
·216 syf.··
2024 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 18:03
Öncelikle kitap hakkında çok bir beklentim yoktu. Beklentilerimden iyi yanları da vardı oldukça kötü yanları da, ama genel olarak kötü diyebilirim. Sevmeyen birçok kişi bu romanın bir bilimkurgu eseri olmadığını söylemiş ama her şeye rağmen Kadınlar Ülkesi bir bilimkurgu, ütopya türünde bir eser. En kötü yanını yazar Vandyck adlı ana karakterin ağzından söylüyor zaten: “Konu kadınlar oldu mu betimlemeler kifayetsiz kalır çünkü, gerçi benim de betimlemede iyi olduğum söylenemez zaten.” Kitap hiçbir şekilde edebi bir değer taşımıyor. Bizde de tanzimat edebiyatında betimlemelerin ve karakterin iç dünyasının genellikle arka planda kalması sıkça rastlanan bir durum ama o yazarlar bunu kasıtlı olarak yapmışlar ve olay örgüsünü ön planda tutmak istemişlerdi ve ilktiler. Yine de onların bu tutumları edebiyat dünyasında çeşitli tartışmalara yol açmış ve birçokları bunu kusur addetmişti. Kitapta edebî bir anlayış yokken olay örgüsü de oldukça durağan ve sıkıcı. Bu da ilk cümleye getiriyor konuyu “kadınlar hakkındaki betimlemeler kifayetsizdir” Sürekli olarak bu ülkenin kadınlarının ne kadar mükemmel olduklarını, ne tür bir melek olduklarını, ataerkil topluluğun ne kadar ilkel olduğunu anlatıp anlatıp durmuş. Dünyayı kurgusal hikayelerle ve çatışmalarla değil resmen öğretmen ve öğrenci diyaloglarıyla anlatmış ve her ne kadar ilginç konulara değinmeye çalışsa da bu kurgu oldukça başarısız olmuş. Yine de baktığımızda bu kadar mükemmel bir toplumda farklı bir kurgu olması zor çünkü kıyas edilebilecek bir olay yok ve kadınların ülkesi adeta her türlü insani özelliklerden uzak monoton robotlardan oluşuyor ve bu durum üç erkek her ne kadar birbirinden farklı olsa da merak uyandırıcı bir kurgunun biraz önüne geçiyor. İyi ve kötü yalnızca münakaşa ile kıyaslandığından ve ortada bir
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,9bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
Çok güzel bir bilimkurgu kitabı. Moskovalı profosor persikov , amipler üzerinde çalışırken amiplerin hızlı büyümesini sağlayan kızıl bir işin keşfeder. Tam bu sırada rusyada tavuk vebasi olur tüm tavuklar öldürülür ülkede tavuk kalmaz. Yetkiller almanyadan getirilen yumurtalara bu işin verilerek hızlı bir şekilde üretim yapmayı hedefler. Ne varki gelen yumurtalar timsah, deve kuşu ve yılan yumurtlari ile karışınca dev yılanlar, at gibi deve kuşları kocaman timsahlar şehri talan eder. Öfkeli halk panik içinde kaçışmaya çalışır. Hızlı yumurtalayan bu havyanlar hızlıca büyür çoğalır. Tam herşey bitti kaybettik derken moskovanin soğuk -18 derece ayazı yetisir tüm sürüngenler ve yumurtalar ölür yok olur. Yazar aslında bilimin yanlış insanlara geçince ne olabileceğini eleştirmiş. Bu kitap 1924 yazılmış. 1930 sa dünyanın en büyük bilim ülkesine canavar adolf hitler gelince dünyayi nasıl bir kıyamete sürüklediğini tüm dünya dehsetle izleyecektir.
Ölümcül YumurtalarMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,850 okunma