Harper’ın şeytani bakışları Gurur ile ikimizin üzerinde gezindiğinde, “Eski günleri mi yad ediyordunuz?” diye sordu. “Eski aşıkların bir buçuk yıl sonra yeniden buluşması büyük bir olay.”
Kaynana?” dedim ağız alışkanlığıyla. Farah’ın annesinin burada ne işi vardı?46
Demet Hanım tüm o dağınıklığın içinde karanlık bir elmas gibi ışıldarken bir buçuk yılın ardından beni görmesiyle gülümsedi. “Merhaba damat.”
Hassiktir!
Çünkü o esnada benim için bir çocuktan farkı yoktu ve çocuklar benim zayıf noktam.” Belki de ilk kez mahkemeye ve hâkime karşı dürüst davranarak başını yavaşça salladı. “Sonra istemediğimiz birçok şey yaşandı ve onunla evlendim.” Ar
“Farah… Bana hakkını helal eder misin?” Son konuşmamızı hatırlayınca canım o kadar çok yandı ki bir an bu acının beni öldüreceğini düşündüm.
“Etmem, Gurur ne şimdi ne de öldüğümde… Sana hakkımı helal etmeyeceğim.”
“Ya ben öldüğümde? Öldüğümde bile yine bana hakkını helal etmez misin?”
“Etmem, ölüm haberin bana geldiğinde bile sana hakkımı helal etmem.”
“Ettim, Gurur.” Son hızda giden bir arabayı kullanırken gözyaşları içinde başımı salladım. “Varsa üzerinde biraz hakkım, hepsini helal ettim… Yeter ki ölüm haberin bana gelmesin.” Rabb’im benim ömrümden eksiltip ona versin, bir günlük hayatım kaldıysa onu bile Gurur’a versin ama yeter ki o ölmesin.
“Senden nefret ediyorum!” Çaresizlik hissiyle bağırdığımda omuzlarım sarsıla sarsıla daha çok ağladım. “Bana böyle bir acı yaşattığın için senden nefret ediyorum!” İnsan arkasında bıraktıklarını hiç mi düşünmezdi? Kendini bu kadar mı yalnız ve kimsesiz sanıyordu? Gerçekten böyle mi hissediyordu?
“Piç herif!” Ona kızarak gözlerimden akan yaşları sertçe sildim. Bu geceyi bir atlatsın asıl o zaman ölmeyi isteyecekti!