Hani Avrupa'nın en prestijli sanat galerilerinden birinde sergilenen bi muz tuvali vardır ya, Murakami de günümüz edebiyat dünyasında o muz portresini temsil eden kişidir diye düşünüyorum. Yani insan bir kitabını okur ve bu lafı derse belki önyargı, belki de anlayışsızlık diye yorumlanabilir, buna okeyim. Ama aynı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra da da aynı şeyi derse burada cidden düşünülmesi gereken bir şey vardır.
Ben şahsen Murakami'nin günümüz çarpık sanat ve edebiyat anlayışının bir ürünü olduğunu ve o "ne yaptığını çok iyi bilen yazar!" sloganının altında sadece fos bir eziğin bulunduğunu düşünüyorum. Murakami resmen amerikan "üstkimliği" psikolojisinin altına kendini yatırmış, komple cinsel komplekslerden ibaret, ezik bir temcit pilavcısı. Metinlerinde hep aynı konular ve kelimelerin altında da aynı zihniyet var: cinsellik, etik dışılık ve kompleks. Peki diyelim, belki bu aykırılıkları zekice birbirine bağlamıştır, bu kadar ünlü ve emin olunan bir yazar olduğuna göre bunları ustaca bir bağlamla sunuyordur diyorsunuz, "o seks ama aslında seks değil, rüya ama rüya değil, tecavüz ama tecavüz değil işte" lafları ve anlatılarının herhalde beklenmedik, alışılmışı bozan ve mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi vardır diyorsunuz, sayfalarca safi bu konular üzerinden dönen mevzuları okuyor duruyorsunuz ve sadece okuyorsunuz işte; Yazar meğerse safi yazıp geçiyormuş. Hadi onu da sktir ettik diyelim, belki bize başka bir bağlam sunar diyorsunuz, yok. yazar onu da vermiyor .d sadece şu var "her şey inanılmaz kavramsal, bak ara sıra çoh ilginç karakterlerle sizin iştahınızı da açıyorum, ara sıra yunan tragedyasına dokunduruyorum (buna da takmış) filan..." Ya bu arada o ilginç karakterleri okurken bir noktadan sonra "Yazar harbiden yazmalık bazı tecrübeler