9/10
·312 syf.··
2023 164. kitabı
Selamlar. Tercih döneminin bitişiyle birlikte kesintisiz okumalara geri döndüm. Bu sıcakta yapılacak çok bir aktivite olmayınca, soğuk içecekler ve kitaplar şahane eşlikçiler oluyor tabiki. Gelir gelmez konusu ile aklımda yer edinen çok tatlı bir kitabın yorumuyla geldim bugün. Maybell Parrish alışmıştı. Ömrünün kalanını bu sevmediği otelde, sevmediği insanlarla geçireceğini fikrine tamamen alışmıştı. Ama yinede hayal ettiği dünyadan da kopamıyordu. Yalnızlığa hatta arkadaşı olacak tek bir kişiden yediği sağlam kazığa bile alışmıştı. Tüm bu karmaşasının içinde bir anda değişeceği haberi ise onu şaşırtmıştı. Uzun zaman önce yanında kısa bir süre kaldığı teyzesi Violet vefat etmiş ve şahane büyüleyici köşkünü ona miras bırakmıştı. Tek kelime etmeden 3-5 parça eşyasını almış ve direk köşke yerleşmek için yola çıkmıştı. Her şeyden kaçmıştı demek daha doğru olur sanırım. Ama onu bekleyen sürprize hiçte hazırlıklı değildi. Teyzesinin ona bir sürprizi daha vardı. Aylardır hayallerinde yer edinen ama asla tanımadığı i adam köşkün ortak mirasçısıydı. Teyzesinin verdiği görevler, sessiz ve mesafeli Wesley, temizlenmesi ve tamir etmesi gereken bir köşk.. Aşk mı? Bazen aşkı bulabilmek için ölmüş bile olsa birilerinin desteği gerekir... Maybell bebeğim! Yani bir kadın karakter bu kadsr dirayetli yazılabilirdi. Sabır taşı kızımız resmen dayandı ve dayandı. Wesley ve sebepleri ama Maybell için kendini zorlaması.. Allahım sen konuyu biliyorsun çokça amin. Güzel seven adamlar listeme adını altın harflerle yazdıran bir karakter daha diyeyim siz mevzuyu anlayın. Başlarda gıcık olmuştum ama kesinlikle bir yanımda seveceksin bu keratayı diye içten içten beni uyarıyordu ki haklı çıktı. Yaptığı bir sürpriz ile hem beni hem Maybell'i nefessiz bıraktı. Güzel adamlar güzel severler.. Klişe
1000k
Sensiz OlmazSarah Hogle · Nemesis Kitap · 2023179 okunma
Kendimizi Tanımak Üzere
Puan vermedi·240 syf.·
2023 7. kitabı
Okullarda hayatla ilgili gerçek hiçbir şey öğretilmediği,öğretmenlerin öğrencilerin ideallerini kaybettiğini gördük! Etraftaki insanların bomboş bilgilerle ve ülkelerine herhangi bir sevgi taşımadan büyüdüklerini gördük! kameraların köprülerden atlayanları zevkle çektiğini, binanın üstüne çıkmış bir adamı aşağıdan" atla, atla"diye tezahürat yapan acımasızlığı gördük! Bu ülkede 400.000 kahvehane, 15 bin meyhane ve 131 kütüphane olduğunu öğrendik! kişi başına yıllık kitap harcamamızın 3 dolar, batıda ise 500 dolar olduğunu gördük! "Herkes kendi evinin önünü süpürürse sokaklar tertemiz olur." diye bir laf var ya sakın inanmayın. silin kafanızdan. eğer bu ülkede kendi evinizin önünü süpürüyorsanız görevinizi yapmıyorsunuz demektir. çıkın ve bütün Sokağı süpürün. Çünkü herkese evinde Sokağını ve ülkesini televizyondan seyrediyor ve çöpünü sokağa atıyor. "Olmamız gereken şeyi olduğumuz gibi kalarak olamayız." Biz insanlar kim olduğumuzu bilmeden niçin yaşadığımızı bilmeden koca bir ömrü tüketip gideriz. Bizler sorgulamadan yaşarız. önümüze bir hedef koyarlar ve onun peşinden koşturup gideriz, çoğu zaman neden olduğunu bilmeden. John Terror (bir İngiliz saz ustası) " Hayat Biz başka şeyler planlamakla meşgulken olagelen şeylerdir." diyor. Bizler hep mükemmel yaşamak isteriz Ama bakarsanız hiç "Ben kimim?" sorusunu, yeteneklerimizi, hobilerimizi, başarılı olduğumuz alanları sorgulamadık. Bunları bilmeden üretken bir hayatı ve bundan doğacak mutlu bir hayatı elde edemeyiz. "Yavru bir deve annesine sormuş: -Anne bizim niye hörgücümüz var? -kör sıcağında susuzluğa dayanabilelim diye. -Anne bizim toynaklarımız niye bu kadar geniş? -çölde ayaklarımız kuma batmasın diye. -Anne boyumuz niye uzun? -uzaktan gelebilecek tehlikeleri görebilelim diye. -Peki Anne bizim Atatürk orman
Kişisel Gelişim Psikoloji
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir HayvandırAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202428,1bin okunma
Reklam
Hipotez mi Hipofez bezi mi
7/10
·464 syf.··
2021 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 14:03
Yazar ilk kitabı Suflör ile beğenimi kazanmış ve devam kitabı olan Kötülük Hipotezini arayı soğutmadan okumaya karar vermiştim. Bir kez başladım yanlış bir zamandı sanırım ilerlemedi yarıda bıraktım. Sonra tekrar okuyup nihayet kitabı bitirdim. Mila ilk kitaptaki gibi yine başkahraman ama bu seferki hikaye bir basit kaldı sanki ben mi öyle hissettim bilmiyorum ama aman aman öldüm beğendim diyemeyeceğim üzgünüm. Bu arada kitabın devamı varmış gibi hissettim bakalım zaman ne gösterecek. Suflöre sürekli atıfta bulunduğu için okuyacaklara sıralama ile okumasını öneririm. Kitapla kalın.
Edebiyat
Kötülük HipoteziDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2021116 okunma
Puan vermedi·428 syf.··
2020 42. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2020 22:43
uzun zaman önce okuduğum, defalarca inceleme yapma girişiminde bulunup bir türlü hakkını veremedim diye düşünüp bıraktığım kitap :)) artık hakkını verip verememe kısmına takılmadan olduğu gibi kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmak istiyorum. kitaba ilk başladığımda çok sıkılmıştım, özellikle ilk 100 sayfasında kurgu sürekli bir kumar masası etrafında dönüp duruyor. buraya kadar okuyup ben ne okuyorum allah aşkına deyip bırakmıştım, fakat aradan zaman geçtikten sonra kendimi zorlayıp kaldığım yerden devam ettim. aman allahım küçük bir şok :) kitabın ilk 100 sayfasını yazan kişi ile devamını yazan aynı değil gibi. hayatımda okuduğum en çarpıcı romanlardan biri oldu, üstelik başucu kitaplarım arasına da girebilir. kitabın ana karakteri elam harnish yani yanan gün ışığı. öncelikle çok güçlü bir karakter profili var karşımızda hatta o kadar güçlü ki yazar zaman zaman kendisine bazı insanüstü özellikler atfederek onu adeta bir masal kahramanına dönüştürmüş. hak ediyor mu? bence evet :) roman, zengin olma hırsıyla altın avına çıkan ardından kumar oynayan ve istediğini elde edip çok zengin olan bir karakterin yaşadığı dönüşümleri bütün incelikleriyle anlatıyor. tüm bunlarda huzur bulamayan karakter yaşadığı tatlı aşk serüveni uğruna her şeyini bırakıp, şehrin gürültüsünden, insanlardan, modern hayattan ve en önemlisi paradan ve kumardan uzaklaşıp ufak bir dağ evine sığınıyor. uğruna her şeyini bırakıp gittiği kız aşkına karşılık verip vermediğini, yaşadığı duyguların tüm bu vazgeçişlere değip değmediğini söylemeyecem, kendiniz okuyup görün :)) ayrıca kitapta inceden inceye müthiş bir kapitalizm, eşitsizlik eleştirisi var. zengin olma hırsıyla yanıp tutuşan, altın ve gümüşe tapan insanlara okutulan tüm kişisel gelişim kitaplarından daha etkili olduğunu iddia edebilirim. bu
Edebiyat
Yanan Günışığı (2 Cilt Takım)Jack London · Karbon Kitaplar · 2019646 okunma
8/10
·464 syf.··
2019 112. kitabı
Hikâyenin ilk kısımları azıcık sıradan ve durağan geçse de bir açıldı ki Aman Tanrım dedim. Hatta bir noktada ağzım açık kalırken diğer bir noktada sinirden köpürdüm başka bir noktada içimin yağları eridi sonu da muhteşemdi. Tavsiyemdir. ️ Amber yoksul bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirmiş zengin ve lüks bir yaşam tek amacı haline gelmiştir. Bu nedenle yaptığı uzun araştırmalar sonucunda kendini yepyeni bir kimlikle yepyeni bir şehirde bulur. Bir av olarak gözüne Jackson Parrish'i kestirmiştir. Adamın karısıyla kurduğu yalancı bir dostluk ile ailenin evine hayatına dahil olurken hamlelerini yavaş ve akıllı şekillerde yapar. Jackson'ın, karısı Daphne'den boşanmasını sağlamak gözüne her adımda daha kolay görünür fakat bilmediği bir şey vardır ki Daphne'de bu oyunun içindedir. Hiçbir şey göründüğü kadar kusursuz ve masum değildir. Avcılarda şartlar değiştiğinde av konumuna düşebilir. ️ Oyun bittiğine göre, bir dilencidir kral şimdi. Yaşanan yaşanmış, bulmuştur herkes hak ettiğini. Shakespeare
Son RauntLiv Constantine · Ephesus Yayınları · 2018363 okunma
6/10
·432 syf.··
2017 56. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2017 00:57
Kitap bir seri katil ve seri katilin kurbanlarından birinin abisinin katilin peşine düşme serüvenini anlatiyor.kitabı başlarındayken kitabın adının içerigine oranla iddialı olduğunu dusundum çünkü konu aslında biraz klişeydi bir katil suç mahalinde bırakılan belli bir anlama sahip şarkılar ve de şarkı sözleri ve zeki bir gazetecinin katilin izi sürmesi konu olunca kitabın sonunda katil bulunur ve herkes muradına erer diye bir düşünce hasıl olunca ,kafamda haliyle kitabı biraz bitsin diye okumuş oldum .Olay kurgusu aman aman değildi etkilenmedim açıkçası kitabi okurken bir şey dikkatimi çekti kitabın başında katilin tam bir psikopat olduğunu düşünüyor ve bu ondan bunca masum kızı korkunç şekillerde öldürdügü için nefret ediyordum ama sonra olayın babasının ona yaptığı zorbaliklari istemedigi halde saatlerce keman caldirmasini annesinden zorla kopartılışını öğrenince o an bu psikopat kişiliğe saşirmamam gerektiğini farkettim . İnsanın geçmişte yaşadığı her şey geleceğine iyi ya da kötü bir iz bırakıyor .Bu yüzden anne babalara ithafen çocuklarınızı özenle yetiştirin onları sevginizde mahrum etmeyin ve özellikle babalar çocuklarınızla sohbet edin onların iç dünyasını arasıra .keşfedin bu ileride sizin için bir kazanç mahiyetinde olacaktır.hiç bir şey için onları zorlamayın bırakın istedikleri alanda yükselsinler.Hiç bir şey sağlıklarından önemli değil yoksa farkında olmadan psikolojisi bozuk bireyler ve de geleceğin potansiyel suçlularını yetiştirebilirsiniz. Kitabin sonunda katil ölüyor .Düşünüyorum evet beà tane hayatı yok etmiş biri topluma faydası yok zararı çok ama yinede öldürülmeyi hakediyor muydu ?mutlu son bu olmamalıydı bu mutlu bir son değildi.Kesinlikle değildi ve işin daha da sinir bozucu tarafı, katili öldüren kişinin bu yüzde yüzden hapse girmemesi
Müzik
Ölüm ŞarkısıP. J. Parrish · Arkadya Yayınları · 20171,600 okunma