Puan vermedi
Merhabalar, İlk kez bir anı okuyorum.Başlarda biraz zorlandım ama ilerledikçe biraz alıştım. 2 -3 er sayfalık anılardan oluşuyor kitap.Bence biraz genel kültür gerekiyor tam anlamak için. Nazan Bekiroğlu, bir anısında sevdiği kitapları, yazarları, diğer anısında şairleri, ressamlardan, farklı ülkelerden vb.. bir çok şeyden azar azar bahsediyor ama.Tabi bilmediğimiz çok şey ç.ıkıyor karşımıza.Arada google dan bakmak gerekiyor .Bence derin bir kitap.Güzel aslında, çok dolu bir kitap. Henüz bitmedi, bitince yorumu tamamlarım. Nar Ağacı isimi kitabını çok beğenmiştim
Kelime DefteriNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,613 okunma
7/10
·400 syf.··
2026 1. kitabı
·
954 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 14:16
Okumam çok uzun sürdü. Bu kitap sürükleyici olmadığı için yada sıkıcı olduğundan değildi ama. Sadece net anlatımı sayesinde ne kadar ara verirseniz verin, elinize aldığınızda aynı heyecanla devam edebilen bir açıklıkta yazmış bir eserdi. Çok özel yâda sürprizli bir eser olmasa da çerez bir macera romanıydı.
MezarClive Cussler · Altın Kitaplar · 201535 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Nietzsche’nin yaptığı şey, var olan düşünceleri yerinden oynatıp geriye sürekli sorgulayan bir zihin hali bırakmak; bu yüzden okuma bitse bile etki bitmiyor, sadece şekil değiştirip devam ediyor. “İnsanlar düşünmeyi sever değil, düşünmüş gibi hissetmeyi sever” bunu da fazlaca yüzümüze çarpıyor; 99 aforizmadan oluşan bu yapı, tek tek cümlelerle rahatlatmak yerine zihni rahatsız eden bir sorgu hali bırakıyor ve “doğru” diye tuttuğumuz şeylerin ne kadarının ezber olduğunu fark ettiriyor. Bu yüzden Nietzsche okumak, bilgi eklemekten çok içten bir şeyleri eksiltmek gibi çalışıyor; gereksiz kesinlikler yavaş yavaş çözülüyor ve geriye daha çıplak bir düşünme hali kalıyor. İşte bu yüzden Nietzsche’yi seviyorum; zihnin içinde görünmeyen bir perde aralanıyor ve her şey bir anlığına hem daha çıplak hem daha gerçek hem de daha belirsiz görünüyor.
1000Kitap
Her Güne Bir NietzscheAllan Percy · Pena Yayınları · 2017954 okunma
8/10
·440 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 14:17
Yazarımızın bu kitabından bazı şeyleri, bazı konuları fazla uzattığını düşünmekle beraber yine de kitabı sevdim. Kitabın geçtiği sokakları ertesi gün dolaşırken karakterlerin hissettiklerini veya köşe başından çıkma ihtimallerini düşündüm. Moda ve Moda’da geçen kitapların yeri her zaman bende farklı olacak gibi hissediyorum.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Babadan ağıt
Puan vermedi·280 syf.··
2026 9. kitabı
Sana uçmayı öğretemedim çocuk Anaç bir kuş kadar olamadım doğrusu Nasıl gezecek nasıl kanat çırpacaktın Antrenmansızdın özgür kaldığın zaman Yollarına dikkatini çekebilecek çizgiler koyamadım. Kahrolası bir zevk içinde çıldırışın hatta yaşadığın toplumun bile bir baş belası oluşun Suçlu benim çocuk.... Suçlu biziz çocuk.
Mavi GözyaşıAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 20212,384 okunma
8/10
·240 syf.·
2026 13. kitabı
Kitap Türk edebiyatında okuduğum en farklı eserlerden. Ömer F. Oral'dan ise okuduğum ikinci kitap. Kendisinden okuduğum ilk kitap olan Ferahlık Anına Övgü'den sonra beni oldukça şaşırttı. Sanki iki ayrı yazardan iki ayrı kitap okumuş gibi hissettim. Açıkcası kitabın ismine baktığımda beni tamamen ters köşe yapan, hiç ummadığım bir düşünce akışına dahil olduğum bir okuma oldu. Bir akademisyenin bir gece uykusuz kalmasıyla üzerinde çalıştığı Evliya Çelebi'nin de uykusuz bir gecesinde yaşayabileceklerini hayal edip kurguladığı, yazarın zihin akışıyla okuduğumuz bir eser. Kitap hem yazarın kendi evinde, hem de Evliya Çelebi'nin Kahire'deki kalesinin içinde geçiyor. Yazar sizi alıp Kahire kalesindeki Evliya Çelebi ve kölelerinin uykusuz kaldığı taş duvarların içine götürüyor. Evliya Çelebi'nin yazdığı notlardan, kaledeki haşerelere kadar kalenin ayrıntılarını sanki siz de uykusuz kalmışsınız da, taa 21. y. y. 'dan bir gözle kalenin içini ve karakterlerin zihnini gözlüyorsunuz gibi hissediyorsunuz. Bununla da kalmayıp hem Evliya Çelebi'yi hem de kölelerini uyutmayan düşünce akışlarının içinde, yazar size geçmiş bir dünyanın kapılarını açıyor. Sürekli tekrarlayan düşüncelerin içinde, karakterlerin uykusuzluklarını, endişelerini, hayallerini, hayatlarında olmasını istedikleri durumları yazarın kaleminden keyifle okuyorsunuz. Benim için farklı bir okuma deneyimi oldu. Ömer F. Oral'ın daha önce yazdığı Uçmak "Hazerfan Ahmet Çelebi" adlı tiyatro eserini de izleyip, kafasının içinden geçenleri seyircilere aktarmasını çok sevmiştim. Gerçekten bu kitapla da kendisine hayran kaldım. Nasıl ki insan bir hayal kurduğunda belli başlı noktaları sürekli kafasında döndürüyorsa, yazar da kitapta bize kurduğu cümlelerle bunun edebiyat versiyonunu oluşturduğunu sezdirmeye çalışıyor. Hem
Doğum Günüme Çağırmak İstediğim Tek KişiÖmer F. Oyal · Yapı Kredi Yayınları · 060 okunma