Çocuk, dış dünyadaki o gaddar otoritelerin (anne, baba, öğretmen,) ve onların elindeki ceza araçlarının "kızılcık sopasının" arkasındaki zayıflığı, sahteliği ve tutarsızlığı keşfettiği an özgürleşmeye başlar. Otoritenin kutsallığı ve yanılmazlığı illüzyonu yıkıldığında, içsel bir cesaret frekansı (inatçılık) uyanır. Bu uyanış, Alice Miller’ın bahsettiği o "zehirli pedagojinin" ördüğü korku duvarlarını yıkan, çocuğun kendi öz savunma mekanizmasını (üst beynini) devreye soktuğu ilk entegrasyon anıdır.
Kendini sevmekle başlıyor her şey dediğimiz işte o an;
Dış koşullar size mutluluk getiremezler, çünkü içsel huzur olmadan mutluluk olamaz.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ne var ki, kıskançlık damla hastalığına benzer; kana bir kez bulaştı mı, elle tutulur bir neden olmadan ve en beklenmedik anlarda ansızın patlak vermesi engellenemez.
Sayfa 117·Kitabı okuyor
Kıskançlık
Günümüzde her şey ölçüyle ve anlaşmayla yapılıyor.Herkes özgür bir ruh, tertemiz bir yürek sağlıklı bir beden, ayrıca Tanrı 'nın her türlü nimeti kendisinin olsun istiyor.
Sayfa 186 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
Mescid-i Aksâ’dan Mescid-i Aksâ’ya
Yukarıdaki başlığa bakıp da, herhalde dalgınlıkla olarak yazılmış, doğrusu Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya olması lazımdı diyenlere, benim doğrusunun bu şekilde olduğunu ve kasten böyle yazdığımı ifade ederek başlayayım. Miraç hadisesi anlatılırken Hz. Peygamberin “Mine’l-Mescid-i Haram ile’l-Mescid-i Aksâ” tabirinde geçtiği şekilde yazdığı ilahî ve manevî gelişmeleri ben de turistik, ama manevî duygular ve heyecan dolu bir şekilde yaşama imkânına sahip oldum. Son bir ay içinde hem Mekke’de Mescid-i Haram’da, hem Kudüs’te Mescid-i Aksâ’da, hem de Hollanda’daki Mescid-i Aksâ’da namaz kılabildim. Tabii herkes Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’yı zaten bilir. “Peki ‘diyar-ı küfür’deki Mescid-i Aksâ nereden çıktı?” diyeceksiniz. Efendim, Hollanda’da Avrupa politik hayatının önemli şehirlerinden Adalet Divanı’nın bulunduğu Lahey’de (Den Haag) çok sayıda Müslüman yaşıyor. Değişik milletlere mensup bu Müslümanlar, kendi yaşadıkları mahallelerde çeşitli ibadethaneler, camiler açmışlar. Lahey’de bulunan Türkler de şehrin Yahudi mahallesinde mevcut olan sinagogun artık cemaati kalmadığından dolayı Belediye’ye devredildiğini öğrenmişler. Bu devir sırasında Yahudiler, mabedin dinî açıdan kullanılmasında mahzurlu olacak işler için verilmemesini şart koşmuşlar. 1979 yılında Lahey'li Türkler bu durumu öğrenip büyük bir gizlilik içinde hazırladıkları planı başarıyla uygulayarak bu sinagogu işgal etmişler. 40 gün süren işgal sonucunda Belediyeyle anlaşıp bir milyon Gulden devir parası ödeyerek satın almışlar. Önce caminin adını Fatih Camii koymuşlar, sonra bulunduğu yerin Yahudilerin yoğun olduğu bir merkez olması ve eski sinagog hüviyeti dolayısıyla, 1983 yılında isminin Mescid-i Aksâ olarak değiştirilmesine karar vermişler. Sonuçta Hollanda’da Lahey’de, tıpkı Kudüs’teki Mescid-i Aksâ
Sayfa 261·Kitabı okuyor
Öyleyse şu anda ne oluyor bana? Ne diye kuşkulandım bugüne değin kendimden...
Sayfa 73·Kitabı okuyor