Vicdan:"Hakkın Sesi"
Vicdan insanın kalbindeki hakikatten sufle veren "Hakkın sesi"dir, ölmez ancak kalpleri mühürlenmiş android(insansı)lerin iç kulakları da sağır olduğundan o sesi duymazlar... Vicdan sadece toplumsal bir öğrenilmişlik değil, varlığın özünden gelen bir "hakikat fısıltısı" olarak tanımlarsak, meseleyi mekanik bir ahlâk anlayışından çıkarıp manevi bir zemine oturtmuş oluruz. "Kalpleri mühürlenmiş androidler" metaforu, günümüz dünyasının en büyük sancılarından birini özetliyor: Duyarsızlaşma. Neden Duyulmaz Bu Ses? Bu "iç kulak sağırlığını" birkaç noktada analiz edebiliriz: Veri odaklı yaşamaya başlamış modern insan (veya insansılar), hayatı sadece algoritmalar, çıkarlar ve somut veriler üzerinden okuduğunda; sezgisel ve manevi olan o "sufleyi" parazit olarak görüp eliyor. Kalbin mühürlenmesi, bir seçimdir. Hakikate karşı defalarca sırt dönüldüğünde, vicdanın sesi ölmez ama kişi o frekanstan tamamen kopar. Ses orada yankılanmaya devam eder, ancak alıcı bozulmuştur. Mekanikleşmiş insanlar bir android gibi sadece komutlara ve dış uyaranlara göre hareket edenler, kendi iç derinliklerindeki o "ilahi merkezle" bağı koparırlar. Bu da onları sadece "yaşayan birer biyolojik makineye" dönüştürür. Hakikatin Yankısı Vicdanın ölmemesi aslında en büyük tesellidir. Çünkü bu, hakikatin her zaman orada bir yerde, en derin hücremizde kayıtlı olduğu anlamına gelir. Kapı her ne kadar kilitli görünse de anahtar içeridedir; ancak o anahtarı çevirecek bir "irade" ve "insani sıcaklık" gerekir. "Gözler kör olmaz ama göğüslerdeki kalpler kör olur", asıl mesele görmemek değil, bakacak bir merkeze sahip olmamaktır. Dijital çağın beraberinde getirdiği bu "normalleşmiş sağırlık," aslında modern insanın ruhsal anatomisini yeniden şekillendiriyor. Eskiden vicdan azabı çekmek bir erdem
“Mümin, kendi zararına da olsa hakkı söylemekle görevlidir. Mümin, dost düşman ayrımı yapmadan kim haklı ise ona hakkını vermekle yükümlüdür.” Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (k.s)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Evladım,burası dünya elbet sıkıntılar olacak,mühim olan iç huzurun olması... Şeyh Seyyid sultan Muhammed saki el Hüseyin-i (k.s)
Din
Almak istediğim kitaplar (ama çok pahalı) :(
Philiph K. Dick 'in kitapları: 1. Do Androids Dream of Electric Sheep? – Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? 2. A Scanner Darkly – Karanlığı Taramak 3. The Simulacra – Simülakrlar 4. VALIS – VALIS 5. Time Out of Joint – Yerinden Oynayan Zaman 6. The Man in the High Castle – Yüksek Şatodaki Adam 7. Martian Time-Slip – Marslı Zaman Kayması 8. Counter-Clock World – Tersine Dünya 9. A Maze of Death – Ölüm Labirenti 10. The Divine Invasion – Kutsal İstila 11.Dan Brown- Sırların Sırrı
En Sevdiğim Kitaplar
Devlet, Sokrates'in Savunması, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Böyle Buyurdu Zerdüşt, Gezgin ve Gölgesi, Ahlakın Soykütüğü Üzerine, Putların Alacakaranlığı, Sosyal Statik, Devlete Karşı İnsan, Leviathan, Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme, Kitlelerin Psikolojisi, Kesin İnançlılar, Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd, Sanayi Toplumu ve Geleceği, Biricik ve Mülkiyeti, Bencilliğin Erdemi, Atlas Vazgeçti, Yaşamın Kaynağı, Yaşamak İstiyorum, Ego, 1984, Hayvan Çiftliği, Biz, Fahrenheit 451, Cesur Yeni Dünya, Körlük, Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi?, Ağzım Yok ve Çığlık Atmalıyım, 2001: Bir Uzay Destanı, Dünyalar Savaşı, Zaman Makinesi, Otomatik Portakal, Cam İnciler, Dönüşüm, Dava, Yabancı, Sisifos Söyleni, Kızıl Veba, Sineklerin Tanrısı
Lakırdı
Sokağındaki çöp yığınını ortadan kaldırmak adına yaşama doğrudan müdahale edemeyen fakat Cengiz'in Kaz Dağları'ndaki maden ocağına karşı favori anti-sosyal medya ağında ses yükselten bireyi düşündüm. Tüm dünyayı bağlamakta olan bir bağlamdan peyda oluyor gibi bu birey. Lisanı, sermayedarın adını, konumun adını değiştirebiliriz ve aynı yere varırız sanki. Viyana'da yalnızca kendi cemaatine mensup kişileri tedavi ederek, tetkik ve teşhislerini tüm insanlığa teşmil edebilen Froyd sayesinde Avrupa'da serpilen kendilik kültü, başlangıçta güçlünün-ayrıcalıklının üye olabildiği bir kült idi, bilindiği üzere. Dünyanın standardizasyonu teknokapitalizm maharetiyle perçinlenirken, ayrıcalıklıların dışındakiler de akıllı olduklarına iman ettikleri cihazlar ve anti-sosyal medya vasıtasıyla kendilik kültünün müridleri olabilme imkanını buldular. Daha doğru ifade etmeli; kendilik kültü, teknolojik ilerlemenin küresel sanrısıyla gözlemlenebilir âlemi feth etti. Kendilerini gerçekleştirme (self-actualisation) uğraşında gün be gün sakatlanmaya devam eden androidler, elektrikli koyun düşleyecekler büyük ihtimalle. Yaşanmakta olanı seyreyleyen, haysiyet kırıntısı taşıyan ya da arafta ısrar eden herkesi kahredecek bir biçimde, toplum ölçeğinde dillendirilecek "akıllı cihazsız yaşam" ve hatta belki de "buzdolabına hayır" gibi daha sahici çıkışlar, önce Övropa'dan gelecektir. Bireyin, kolektif alanla ilişkisini, yalnızca bireyliğine tapınmaya devam edebilmek için kurguladığını gören öteki birey, İbrahim olmak zorunda olabilir. Belki de zaten çağlar boyu anlatılagelen "göksel" insanlık ödevi budur.