Ve her şey hızla yetişti sonra Sarı bir günün kahverengi yarınına. Yıkılmış bir ağacın üstünde yıllarca oturdum da Gözleri avına benzeyen bir avcıydım sanki Ağaç da çürümüş zaten Kazımış, oymuş bir yerlerinden gelip geçen onu Ağaç mı, içi yıllarla dolu bir kutu mu Çözmek için mi acaba içlerindeki bir gizi -Gizi mi, bir giz gereksinmesini mi- Yoklamışlar orasından burasından Kim bilir. Ama sessizlikten başka ne bulmuşlar Önemsiz bir iki anıdanbaşka Ya insan kılığında ya da bir dekor taşkınlığında Sorarım ne bulmuşlar Çoktan yeni bir umuda dönüşmüştür onlar da Anılar. Oysa bambaşka şeyler olmalıydı ağaçta Kazılmış, oyulmuş yerlerinde ağacın Buruk mayhoş, daha çok da bir zehir tadındaki Bir şeyler olmalıydı. Ve sanki Yıllar var ki saklamışım orda ben Saklamışım anlaşılan Odasında yapayalnız doğuran bir kadının Dışa vurmak istemediği Ya da pek gereksinmediği
Şiir
Şimdi temizliğe başlıyorsun. Elindeki süpürge, bez veya temizlik malzemeleri sadece birer araç değil; onlar, ruhundaki ağırlıkları dışarı atmak için kullandığın birer şifa aracı. Tıpkı bir odayı temizlerken biriken tozları süpürdüğün gibi, zihnindeki eski anıları, seni yoran o geçmiş yüklerini ve hüzünlerini de aynı titizlikle süpürüp kapıdan dışarı uğurlayacaksın. Bak, her hareketin bir temizlik. Sen evi süpürdükçe, zihninin en karanlık köşelerine sinmiş, orada kalmaması gereken o eski keder tozlarını da havalandırıyorsun. Her fırça darbesi, zihnindeki bir düğümü çözüyor. Her sildiğin yüzey, ruhundaki bir lekeyi, bir pişmanlığı veya omuzlarına yük olan bir üzüntüyü alıp götürüyor. Kirli su lavabodan akıp giderken, senin geçmişe dair o ağır, grileşmiş duyguların da o suyla birlikte arınarak akıp gidiyor. Şimdi odanın ortasında durduğunu hayal et. Çevrendeki dağınıklık, aslında zihnindeki o bitmemiş, yarım kalmış, seni aşağı çeken düşüncelerin bir yansıması. O dağınıklığı toplarken, aslında zihnindeki o gereksiz, karmaşık ve ağır düşünce kalıplarını da düzenliyorsun. Bir eşyayı yerine koymak, bir zihin karmaşasını sonlandırmaktır. Bir şeyi parlatmak, kendi içindeki o körelmiş huzuru yeniden ışıklandırmaktır. Sen alanı boşalttıkça, zihnin nefes alıyor. Sen alan açtıkça, kalbine taptaze bir huzur doluyor. Evin her köşesi temizlendikçe, senin içindeki o geçmişin yükü de hafifliyor. O dolabın arkasında unuttuğun tozlar, geçmişte unuttuğun ama seni hala fark etmeden yoran o eski anılar gibi. Onları gün ışığına çıkarıyorsun, temizliyorsun ve serbest bırakıyorsun. Artık o kederlerin, o yüklerin bu evde bir yeri yok. Temizlediğin her yer, yeni bir başlangıcın alanı oluyor. Boşalan her alan, gelecekteki huzurun için kendine yer açıyor. Evin tertemiz olduğunda, sadece duvarların
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Takvimde eskiyen yaşlara...
🎂🌸🎂 Göğün ezan sesiyle yankılandığı bir vakitti Doğdum, ağladım, güldüm, büyüdüm. Bir ezanla başlayan sürgünüm Bir selayla sükuta erecek. Velhasıl ölünün dirildiği mahşer yaşına geldik. Hoş geldin!🎂🌸🎂 Bu yaşa Furuğ Furugzad şiiri yakışır. Yeniden doğan bir kız ve onun tuvale dökülen yankısı. (Modelim sınıf arkadaşım, beraber doğacağız.🌸🎂🌸) YENİDEN DOĞUŞ - İbrahim Golestan'a - Tüm varlığım benim karanlık bir ayettir seni, kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek. Ben bu ayette seni ah çektim, ah ben bu ayette seni ağaca ve suya ve ateşe aşıladım! Yaşam belki uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği, yaşam belki bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı, yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
Doğum Günü
Medrese Günlükleri
Üç ay sürecek yaz tatiline doğru yaklaşırken kalbimizde hem hüzün hem de sevinç var. Birlikte ders gördüğümüz, ibadet ettiğimiz, aynı sofrayı paylaştığımız kardeşlerimizden ayrılacak olmanın hüznünü yaşıyoruz. Özellikle mezun olan kardeşlerimizin gidişi gönlümüzde ayrı bir iz bırakıyor. Ama onların adına da çok mutluyuz. Elhamdülillah, emeklerinin karşılığını alıp bu güzel yoldaki eğitimlerini tamamladılar. Rabbim ilimlerini, amellerini ve hizmetlerini bereketli kılsın. Şu günlerde ibadet kampında geçirdiğimiz vakitlerin kıymetini daha iyi anlıyoruz. Birlikte edilen dualar, kılınan namazlar ve paylaşılan güzel anılar hafızamızda kalacak inşallah. Rabbim bizleri medrese kapılarından, ilim meclislerinden ve salih kardeşlerin sohbetlerinden ayırmasın. Ayrılıklarımızı hayırlı kılsın, yollarımızı yeniden bu güzel mekânlarda buluştursun. Âmin.
Duygu ve Düşünce
Bazen bazı anları unutmak, hatırlamaktan çok daha derin bir iz bırakıyor. İyi ya da kötü, bizi bugüne taşıyan yaşanmışlıkların bir gün anlatılamayacak kadar silinmesi yüreğimi sızlatıyor.
Edebiyat
Silemeyeceğimiz anılar, unutamadığımız duygular, değiştiremeyeceğimiz ya da duymamış gibi davranmamız gereken ifadeler var....