Prangalardan Kurtulup Tevhidin Özgürlüğüne Kanat Açmak
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; "İnsanlar 'iman ettik' demekle, imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebut, 2) Bugün, modern cahiliyenin karanlığında pusula arayan her Müslim gencin kütüphanesinde bulunması, daha da önemlisi zihnine ve kalbine nakşetmesi gereken bir eseri, Akide Dersleri’ni incelemesini yazacağım. Bu kitap, sadece teorik bir bilgi yığını değil; isminden de anlaşılacağı üzere, adım adım örülen bir şahsiyet inşasıdır. Kitabın en belirgin özelliği, akideyi kelamcıların felsefi çıkmazlarından veya mezhepçilik taassubundan uzak, doğrudan "Kur’an ve Sünnet" pınarına dayanarak anlatmasıdır. Müellif, meseleleri Selef-i Salihin’in (sahabe, tabiin ve tebe-i tabiin) anladığı durulukta ele alıyor. Karmaşık mantık oyunlarına girmeden; "Allah ne buyurdu?", "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) nasıl uyguladı?" sorularının net cevaplarını veriyor. Kitabın Kalbi: Tevhid ve Tağut Birçok "akide" kitabı sadece Allah’ın varlığı ve sıfatlarından bahsederken, bu eser Tevhidin can damarı olan "La İlahe İllallah"ın şartlarını ve onu bozan unsurları (Nevakidu’l İslam) cesaretle işliyor. Tevhidin sadece bir "ispat" değil, aynı zamanda bir "red" (nefy) olduğunu hatırlatıyor: Yani Tağut reddedilmeden, sahte ilahlar ve beşeri ideolojiler (demokrasi, laiklik, beşeri kanunlar vb.) ile araya mesafe konulmadan gerçek imanın gerçekleşmeyeceğini sarsıcı bir dille anlatıyor. İçerikte Öne Çıkanlar: -Rububiyyet, Uluhiyyet ve Esma-Sıfat Tevhidi: Allah’ı her alanda birlemek. -Velâ ve Berâ: Kimin dost, kimin düşman edinileceğinin akidevi temelleri. -İbadet Kavramı: İbadetin sadece namaz ve oruçtan ibaret olmadığı, hüküm koyma ve itaat etme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu gerçeği. -Güncel Şirkler: Modern
Din
Akide DersleriHalis Bayancuk (Ebu Hanzala) · Tevhid Basım Yayın · 202517 okunma
6/10
·64 syf.··
2025 58. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 11:19
Köleler Adası öyle “aklım yandı” kitabı değil daha çok “fikir güzel ama tam oynanmamış” hissi veriyor. Marivaux sahaya çok sağlam bir top atıyor efendiyle kölenin yerini değiştiriyor, gücü elden ele dolaştırıyor ve “bak bakalım adamlık mevkiye mi bağlı?” diye soruyor. Soru net, soru sert ama cevap biraz aceleye gelmiş. Kitap başta güzel açılıyor; kölelerin efendilere hesap sorduğu sahnelerde insan “hah şimdi başlıyor” diyor, şimdi içler dökülecek, şimdi düzen parçalanacak sanıyorsun ama tam gaza gelmişken yazar frene basıyor. İsyan dediğin şey bir anda terapi seansına dönüyor; ada sanki devrim alanı değil de kişisel gelişim kampı. “Hatalarını kabul et, özür dile, tamam barışalım” noktasına bağlanıyor ki insan ister istemez “kanka bu kadar mı?” diyor. En büyük eksiği de burada: kitap fazla yumuşak. Yıllarca ezilmiş köleler gücü ele geçirince inanılmaz hızlı bir olgunluk yaşıyorlar, öfke yok, intikam yok, güç zehirlenmesi yok. Bu kadar kısa sürede bu kadar bilinç biraz masal tadı veriyor. Yazar sanki özellikle risk almamış; yeni zalimler çıkar mı, güç kimin eline geçerse geçsin çürütür mü gibi soruların etrafından dolanmış. Karakterler de derinleşecek gibi olup yüzeyde bırakılıyor; psikoloji var ama yarım, felsefe var ama diş göstermiyor. Her şey ayarında ama ayar fazla kısık. Bu kitap sistemi yıkmıyor, sadece uyarıyor; tokat atmıyor, kaş kaldırıyor. O yüzden 10 üzerinden 6. Fikir sağlam, mesaj önemli ama cesaret eksik. Okunur, düşündürür ama sarsmaz. Bitince de insanın aklında şu kalıyor: “Güç değişiyor ama insan pek değişmiyor” keşke Marivaux bunu söylerken biraz daha kirli, biraz daha gerçekçi olsaydı.p
1000Kitap
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,560 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
En muhtasar tefsir
Puan vermedi·1920 syf.··
2025 1. kitabı
Bu incelemeye bazı ansiklopedik bilgiler ile başlamak yerinde olacaktır. Bu eser Celalüddin el-Mahalli (791-864) ve Celalüddin es- Suyuti (849-911) tarafından kaleme alındığı için Celaleyn tefsiri olarak bilinmektedir.  Her ne kadar tefsir olarak adlandırılsa da Batılı bir sınıflama ile tefsirli-meal kategorisine yerleştirebiliriz bu eseri. Oldukça muhtasar olan bu eserde hemen hemen hiç rivayet, dirayet konularına uzun uzun girilmemiş. Arapça dil bilgisine de bazı okunuş farklılıklarından kaynaklı anlam karmaşasını giderecek kadar ufak bir miktarda değinilmiştir sadece.  Müteşabih ayetlerin en meşhurlarından olan mukattaa harflerinin tefsirinde mesela ilk cild boyunca Celalüddin el-Mahalli, Allah (cc) bu ayetle ne murat ettiğini en iyi kendisi bilir diyerek konuya yaklaşımlarını da çok net ortaya koymuştur; herhangi bir açıklamaya girmeden öylece bırakmıştır.  Ayrıca nasih ve mensuh ayetler hakkındaki bilgiler de okuyucunun doğru hüküm üzerinde sabit kalmasını kolaylaştırıyor. Bu inceleme de kendime yarar sağlayacağını ümit ettiğim kişisel notlarımı tutacağım. Lakin olur da, birini müspet anlamda etkilerim de bu eseri okumak ister ise diye düşünerek önemli bir noktayı paylaşmam gerektiğine inanıyorum.Eserin Sağlam Yayınları'ndaki basımında maalesef bazı ayet meallerinin yeri karışmış durumda gözüküyor. Editörlük faaliyeti ile ilgili olduğunu düşündüğüm bu kabahat neticesinde örneğin Bakara suresinin 25-28. ayetleri Ahzab suresinin aynı sıradaki ayetleri ile karışmış gözüküyor ve buna benzer bazı bir kaç hata daha tespit ettim. Dolayısıyla okuyucu bu konuda biraz titiz davranarak bu karışıklığın üstesinden gelebilmektedir; ama dikkatli olunmalıdır. I. cilt kişisel notlarım  *Bakara 57. ayetin tefsirinde kudret helvası ve bıldırcının bir kenara azık olarak
Celaleyn Tefsiri (3 Cilt Takım)Kolektif · Sağlam Yayınevi · 201619 okunma
Eleştirel Özet.
Puan vermedi·432 syf.··
2024 67. kitabı
Kitap 10 bölümden oluşuyor. Yazar her bölümde farklı delilleri ele almış. Şimdi tek tek delilleri özet bir şekilde inceleyip değerlendireceğiz. 1- • İlk bölüm daha çok tanrının varlığını ispatlar nitelikte Kur'an'ın içeriği ile Allah'ın Evren üzerinde gördüğümüz sıfatlarının uyumu üzerinden bir din ispatına gidilmiş kati bir delil değil. Daha çok tanrı isbatında kulllanılacak deliller zaten yazarda bunları uzunca tanrı isbatı kitabında anlattığını belirtmiş. 2- • Evrenin bir başlangıcı olmasının o dönemde bilinmediği üzerinden ve Kur'an'da bunun söylenmesi ile o dönemde bilinmeyen bir şeyi söylediği iddia edilmiş ancak evreni Tanrı yaratmıştır demek için zaten bir başı olması gerekir çok da geçerli bir delil değil. •  Enbiya suresi 30. ayet başta yer gök bitişik idi sonradan ayırdık ifadesinden bunun bilimle uyumu üzerinden ve o dönemde bilinmemesi ile bir delille gidilmiş farklı yorumlanmaya açık olduğundan kaliteli bir delil değil. •  Zariyat Suresi 47. ayet evrenin genişlemesi söylenmiş evrenin genişlemesi evrenle ilgili herhangi bir bilgi değildir bazı fizikçilere göre en önemli bilgidir ve o dönemde bilinmesi imkansızdı kaliteli bir delil. •  Fussilet suresi 11. ayet evrenin başta gaz aşamasında olduğu söylenmiş bu bilimsel verilerle uyuşuyor ancak gerideki ayetlerde yerin düzenlenmesinden bahsediyor. Dolayısıyla bu bilimde bahsedilen gaz aşaması değil gibi. •  Kur'an'ın o dönemde olan dünyanın öküzün boynunda olması tepsi şeklinde olması vesair hatalardan uzak olması güzel bir işaret •  Evrenin sonu olmasının o dönemde bilinmesi üzerinden bir delile gidilmeye çalışılmış ancak zaten ahiret olgusuna sahip biri için evrenin sonu olması gerekir çok da geçerli bir delil değil. •   Evrenin hassas ayarının olması hasebiyle diye delile gidilmiş bu tanrının varlığını
Neden Müslümanım?Caner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2020486 okunma
Puan vermedi·528 syf.·
2023 135. kitabı
Öyle ya, mensubu olduğum dinin mukaddes kitabını yorumlamak hele de bu eserin müellifinin Allah (cc) olduğunu bilmek bile ürpertiyor insanı. Ara ara, Kur’an meali okurdum. Ama bir meali baştan sona ilk defa okudum. Kur’an tektir ama sanki bizlerin onu yorumlaması, ondan istifade etmesi, onu anlaması çok farklı. Çünkü ben bu meali mesela on sene önce okusam çok daha farklı gözle bakabilirdim. Oysa ki içinde bulunduğum ruh hali bende en fazla adalet, hesap günü ve hak konusunda merak uyandırdı. Nitekim, yapmış olduğum alıntılara baktığımda hemen hepsinin adalet ve haksızlıkla ilgili olduğunu görüyorum. Çünkü ben son birkaç yıldır dünyadaki en önemli konunun "adalet" olduğuna inanıyorum. İmandan hatta ibadetten bile önemli zira adil olmayanın pek çok şeyinin tartışılması gerektiği kanısındayım. Ruh halim pek iyi değil. Yıllardır inandığım, değer verdiğim, uğruna ömrümü tükettiğim pek çok şeyin fos çıktığına şahit oluyorum. Hatta bazen şöyle diyorum; Müslümanların şerrinden Allah’a sığınırım. Elbette dinim olan İslam’la hiçbir meselem yok ama Müslümanların bir kısmı ile ciddi bir meselem var. Dinin siyasallaştırılması, insanların dini duygularının istismar edilmesi, ideolojiler, cemaatler, tarikatlar, muhafazakarlar, sahte kahramanlar, riyakarlar, hayaller, tarih algısı ve daha bir çok şey… Hepsinin koca bir balona döndüğü fikrindeyim. Dine en büyük zararı, dinin mensuplarının verdiğine şahidim. İnsanların dinden soğuması konusunda, onları doğru bulup bulmamak bir yana, onları anlayabildiğimi düşünüyorum. Ben ki Umre'ye gitmiş ama inanılmaz, bir şey sırf bu Umre ziyaretinin de etkisiyle tarifsiz sıkıntılar yaşamış bir adamım. Peki, Kur’an bu konularda neler söylüyordu? Sorun, İslam’da mı insanda mıydı? Bu gözle de okudum meali. Elbette bilmediğim birçok şeyi öğrendim. Bu
Kuran-ı Kerim Türkçe MealiElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Altın Post Yayıncılık · 20126,8bin okunma
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
"Akıldan Kalbe Esintiler" Üzerine Değinmeler “Akıldan Kalbe Esintiler” Muhammed Işık’ın, Ocak 2022’de KDY Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu kitabı. On beş fikir yazısının yer aldığı kitap, doksan sayfa hacmindedir. Bu on beş yazı da birbiriyle bağlantılı ve birbirinin tamamlayanı şeklindedir. Sohbet havasında yazılmış, daha çok İslam inancı ve Müslüman hassasiyetinde konuların irdelendiği; akıcı ve kolay anlaşılır bir şekilde ele alınmış yazılar. Yalın bir üslupla ele alınan bu konular da “Peygamber Efendimiz ve Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere yazarın ifadesiyle, Nebi Musa, Nebi Nuh, Nebi İbrahim, Nebi Yusuf, Nebi Lut, Nebi İsa, Nebi Eyüp” bunlarla beraber, Hz. Ebu Bekir, Ebu Talip, Mevlana, Hz. İbrahim’in Eşi Sare, Tur Dağı hatta ve hatta Firavun ve Ebu Cehil gibi isimlerin anlatımlarda geçtiğini görmekteyiz. Peygamberler ve bazı menkıbeler üzerinden anlatımlar daha da çeşitlendirilmiş bu şekilde. Yine yazarın ifadesiyle Nebi Yusuf’un kuyuya atılması, Nebi İbrahim’in ateşe atılması gibi çok bilindik bazı vakalar da anlatımlarda konu edinmektedir. Bütün bu anlatımların Müslümanca bir bakışla çerçevelendiğini söylemiştik. Bu konuyu biraz daha açacak olursak. İzninizle yazarın temel verdiği bazı yazı bölümlerini buraya taşımak istiyorum. “Resuller ve Nebiler, insanlara aynı yolu anlatırken, insanoğlu her defasında o yoldan kendi nefsine hizmet eden tali yollar yapmıştır” (sayfa 17), “İslam’ı doğru anlamak ve hayata uygulamak, hayat faaliyetleri kadar önemlidir” (sayfa 21), “Düşüncenin önüne konulan her engel, din karşıtı bir beyandır. Düşünceyi engelleyen her olgu, çevre cehaletin temelidir…” (sayfa 58), “Dini kanaat önderleri nefislerini değil müminleri düşünseydi, toplumlar dini, ahlakî ve sosyal açıdan dibi görmezlerdi. Onlar bir bakıma Ebu Leheb
Akıldan Kalbe EsintilerMuhammed Işık · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202210 okunma