6/10
·64 syf.··
2025 58. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 11:19
Köleler Adası öyle “aklım yandı” kitabı değil daha çok “fikir güzel ama tam oynanmamış” hissi veriyor. Marivaux sahaya çok sağlam bir top atıyor efendiyle kölenin yerini değiştiriyor, gücü elden ele dolaştırıyor ve “bak bakalım adamlık mevkiye mi bağlı?” diye soruyor. Soru net, soru sert ama cevap biraz aceleye gelmiş. Kitap başta güzel açılıyor; kölelerin efendilere hesap sorduğu sahnelerde insan “hah şimdi başlıyor” diyor, şimdi içler dökülecek, şimdi düzen parçalanacak sanıyorsun ama tam gaza gelmişken yazar frene basıyor. İsyan dediğin şey bir anda terapi seansına dönüyor; ada sanki devrim alanı değil de kişisel gelişim kampı. “Hatalarını kabul et, özür dile, tamam barışalım” noktasına bağlanıyor ki insan ister istemez “kanka bu kadar mı?” diyor. En büyük eksiği de burada: kitap fazla yumuşak. Yıllarca ezilmiş köleler gücü ele geçirince inanılmaz hızlı bir olgunluk yaşıyorlar, öfke yok, intikam yok, güç zehirlenmesi yok. Bu kadar kısa sürede bu kadar bilinç biraz masal tadı veriyor. Yazar sanki özellikle risk almamış; yeni zalimler çıkar mı, güç kimin eline geçerse geçsin çürütür mü gibi soruların etrafından dolanmış. Karakterler de derinleşecek gibi olup yüzeyde bırakılıyor; psikoloji var ama yarım, felsefe var ama diş göstermiyor. Her şey ayarında ama ayar fazla kısık. Bu kitap sistemi yıkmıyor, sadece uyarıyor; tokat atmıyor, kaş kaldırıyor. O yüzden 10 üzerinden 6. Fikir sağlam, mesaj önemli ama cesaret eksik. Okunur, düşündürür ama sarsmaz. Bitince de insanın aklında şu kalıyor: “Güç değişiyor ama insan pek değişmiyor” keşke Marivaux bunu söylerken biraz daha kirli, biraz daha gerçekçi olsaydı.p
1000Kitap
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,562 okunma
En muhtasar tefsir
Puan vermedi·1920 syf.··
2025 1. kitabı
Bu incelemeye bazı ansiklopedik bilgiler ile başlamak yerinde olacaktır. Bu eser Celalüddin el-Mahalli (791-864) ve Celalüddin es- Suyuti (849-911) tarafından kaleme alındığı için Celaleyn tefsiri olarak bilinmektedir.  Her ne kadar tefsir olarak adlandırılsa da Batılı bir sınıflama ile tefsirli-meal kategorisine yerleştirebiliriz bu eseri. Oldukça muhtasar olan bu eserde hemen hemen hiç rivayet, dirayet konularına uzun uzun girilmemiş. Arapça dil bilgisine de bazı okunuş farklılıklarından kaynaklı anlam karmaşasını giderecek kadar ufak bir miktarda değinilmiştir sadece.  Müteşabih ayetlerin en meşhurlarından olan mukattaa harflerinin tefsirinde mesela ilk cild boyunca Celalüddin el-Mahalli, Allah (cc) bu ayetle ne murat ettiğini en iyi kendisi bilir diyerek konuya yaklaşımlarını da çok net ortaya koymuştur; herhangi bir açıklamaya girmeden öylece bırakmıştır.  Ayrıca nasih ve mensuh ayetler hakkındaki bilgiler de okuyucunun doğru hüküm üzerinde sabit kalmasını kolaylaştırıyor. Bu inceleme de kendime yarar sağlayacağını ümit ettiğim kişisel notlarımı tutacağım. Lakin olur da, birini müspet anlamda etkilerim de bu eseri okumak ister ise diye düşünerek önemli bir noktayı paylaşmam gerektiğine inanıyorum.Eserin Sağlam Yayınları'ndaki basımında maalesef bazı ayet meallerinin yeri karışmış durumda gözüküyor. Editörlük faaliyeti ile ilgili olduğunu düşündüğüm bu kabahat neticesinde örneğin Bakara suresinin 25-28. ayetleri Ahzab suresinin aynı sıradaki ayetleri ile karışmış gözüküyor ve buna benzer bazı bir kaç hata daha tespit ettim. Dolayısıyla okuyucu bu konuda biraz titiz davranarak bu karışıklığın üstesinden gelebilmektedir; ama dikkatli olunmalıdır. I. cilt kişisel notlarım  *Bakara 57. ayetin tefsirinde kudret helvası ve bıldırcının bir kenara azık olarak
Celaleyn Tefsiri (3 Cilt Takım)Kolektif · Sağlam Yayınevi · 201619 okunma
Reklam
Eleştirel Özet.
Puan vermedi·432 syf.··
2024 67. kitabı
Kitap 10 bölümden oluşuyor. Yazar her bölümde farklı delilleri ele almış. Şimdi tek tek delilleri özet bir şekilde inceleyip değerlendireceğiz. 1- • İlk bölüm daha çok tanrının varlığını ispatlar nitelikte Kur'an'ın içeriği ile Allah'ın Evren üzerinde gördüğümüz sıfatlarının uyumu üzerinden bir din ispatına gidilmiş kati bir delil değil. Daha çok tanrı isbatında kulllanılacak deliller zaten yazarda bunları uzunca tanrı isbatı kitabında anlattığını belirtmiş. 2- • Evrenin bir başlangıcı olmasının o dönemde bilinmediği üzerinden ve Kur'an'da bunun söylenmesi ile o dönemde bilinmeyen bir şeyi söylediği iddia edilmiş ancak evreni Tanrı yaratmıştır demek için zaten bir başı olması gerekir çok da geçerli bir delil değil. •  Enbiya suresi 30. ayet başta yer gök bitişik idi sonradan ayırdık ifadesinden bunun bilimle uyumu üzerinden ve o dönemde bilinmemesi ile bir delille gidilmiş farklı yorumlanmaya açık olduğundan kaliteli bir delil değil. •  Zariyat Suresi 47. ayet evrenin genişlemesi söylenmiş evrenin genişlemesi evrenle ilgili herhangi bir bilgi değildir bazı fizikçilere göre en önemli bilgidir ve o dönemde bilinmesi imkansızdı kaliteli bir delil. •  Fussilet suresi 11. ayet evrenin başta gaz aşamasında olduğu söylenmiş bu bilimsel verilerle uyuşuyor ancak gerideki ayetlerde yerin düzenlenmesinden bahsediyor. Dolayısıyla bu bilimde bahsedilen gaz aşaması değil gibi. •  Kur'an'ın o dönemde olan dünyanın öküzün boynunda olması tepsi şeklinde olması vesair hatalardan uzak olması güzel bir işaret •  Evrenin sonu olmasının o dönemde bilinmesi üzerinden bir delile gidilmeye çalışılmış ancak zaten ahiret olgusuna sahip biri için evrenin sonu olması gerekir çok da geçerli bir delil değil. •   Evrenin hassas ayarının olması hasebiyle diye delile gidilmiş bu tanrının varlığını
Neden Müslümanım?Caner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2020486 okunma
Puan vermedi·1380 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
180 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2023 16:42
İbrahimî dinlerin kitaplarını okumaya ilk Bakara 136. ayeti okuduğumda karar vermiştim. O ayet: “Deyin ki: Biz Allah’a; bize indirilene (Kur’an-ı Kerim’e), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen ile, bütün peygamberlere Rabblerinden kendilerine verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O’na teslim olmuş kimseleriz.” Bu ayet bana : “Neydi onlara indirilen? Ne kadar farklıydı bizim inancımızdan? Ve o kitaplar ne kadar değiştirilmiş tahrif edilmiş olabilir?” sorularını düşündürmüştü. Bu soruları gidermek için ve “Madem ki yaratıcı tektir o halde yarattığı eserlerin de ortak noktaları tekliğine işaretlerle doludur.” düşüncesi ile bu dinlerin kitapları ve İslam dininin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim arasında benzerlikler bulmak için yapttığım 180 günlük bir okuma çalışmasına itti. Çok zekv aldığım bir çalışma olmasının yanında Allah’ın tekliğine olan inancımı sağlamlaştıran bir okuma oldu. Zira gerek Tevrat , gerek İncil gerekse Zebur’da bulduğum benzerlikler zaman içerisinde bazı İbrahimî dinlerin kitaplarına yapılan tahrifatlara rağmen çok fazlaydı. Bu da bana ilahi ana mesajın her dönemde bir ağızdan gönderildiğini, elçisinin ümmi olmasına rağmen Kuran’ın ne kadar isabetli bir kitap olduğunu, ancak ve ancak bir Rab tarafından gönderilebileceğine olan inancımı pekiştirdi. Bulduğum benzerlikler insan ilişkilerinden Rabbin tekliğine, dünya hayatının geçiciliğinden beslenme adabına kadar çok geniş bir konu alanına yayılmakta. Bu geniş konulu benzerlikler sayfalar tutan bir çalışmayla sonuçlansa da 1000Kitap için yazdığım bu inceleme yazısı için birkaç kısa örnek vereceğim: Anne/ Baba Hakkı: Kuran: Biz insana ana-babasına iyi davranmasını emrettik. (Ankebut 8.ayet) Tevrat: Tanrın Rabbin buyruğu
Din
Kutsal KitapKolektif · Yeni Yaşam Yayınları · 2016517 okunma
8/10
·504 syf.··
2023 2. kitabı
Evrim kuramının zaman içerisinde nasıl istismar edilip değiştirilip anlatıldığına şahit olmak ve gerçek evrim kuramını ilk ortaya atmasa da kapsamlı bir şekilde araştıran, anlatan ve kanıtlarıyla gösteren Charles Darwin'in bu kitabını kesinlikle okumalısınız çünkü yazar bu kitapta şu an evrim konusunda olan kafa karışıklıklarını gideriyor. Öncelikle günümüzde "evrim teorisi" denilince ardından iddia edilenler şöyledir; 1- Bir yaratıcı yok evrimsel süreçlerle canlılık oluştu. 2- Dinler evrimle çelişir Bu 2 iddia oldukça popüler iddialardır bu da evrimi kapsayıcı bir şekilde araştırmamaktan kaynaklanmaktadır çünkü bu 2 iddia teorinin başyapıtlarından belki de en önemlisi olan Charles Darwin' e göre yanlıştır, işte tam olarak bu yüzden bu yanlış iddialara bakmadan öncelikle Charles Darwin'in dediklerini dinlemelisiniz. 1- Öncelikle evrim teorisi yaratılışı yani oluşumu değil çeşitliliği açıklamaya çalışır yaratıcıyı da ortadan kaldırmaz Darwin'in bu kitapta sayfa 433'te de dediği gibi "Bu nedenle analojiden çıkarmam gereken sonuç, dünyada bugüne kadar yaşamış tüm organik varlıkların ilk yaşam nefesini yaratıcının bahşettiği tek bir ilkel formdan köken almış olduğudur." Yani Darwin'e göre de zaten yaşamın başlangıcı için yaratıcıya ihtiyaç olduğudur. 2- Evrim dinlerle çelişir iddiasıdır fakat bu da yanlıştır, evet evrim kuramı neredeyse her konuda modern bilimle hiçbir şekilde bağdaşmayan sözler söyleyen dinlerle çelişebilir fakat canlıların birden oluştuğunu söylemeyen dinler özellikle İslâm evrimle çelişemez yalnızca insanın yaratılışı günümüzdeki evrime uymuyor sanılabilir fakat bu konu müteşabih bir konudur bir tarafta istismar edilen yönlendirilmeye çalışılan naturalist bir şekilde aktarılan bir evrim teorisi var bir yandan da 1400 yıldan fazla çoğu Müslüman
1000Kitap
Türlerin KökeniCharles Darwin · Alfa Yayınları · 20203,148 okunma
Hüsrân İle Felâh Arasındaki İnce Çizgi: Hayat Apartmanı
9/10
·330 syf.·
2022 4. kitabı
Bu yazıda, psikiyatrist Mustafa Ulusoy’un Hayat Apartmanı romanını inceleyeceğiz. Romanda baş karakter Mualla Hanım, Kilis’li bir matematik öğretmeni. Roman Mualla Hanım’ın salonda yere düşmesinden sonra başlar. Yerde iken vefatından dolayı derin pişmanlık duyduğu Cemile ile kurduğu diyaloglara şahit oluruz. 26 Kasım 20.55 ile 21.33 arasında Mualla Hanım’ın ölümüne doğru yolculuğa çıkıyoruz. Bazen geçmişe gidip ana karakterle bağlantısı olan kişilerle irtibat kuruyor, bazen de şimdiye gelip Cemile ile Mualla Hanım’ın konuşmalarına şahitlik ediyoruz. Romanda öne çıkan olan kavramlar ‘ölüm ve iyilik’tir. Mualla Hanım’nın hayatı ve ölümü romanda birden çok karakterle bağlantılı. Hayat Apartmanında oturan Mualla Hanım’ın komşularıyla ve hayatında iz bırakmış kişilerle olan ilişkilerini romanda görüyoruz. Mualla Hanım ekseriyetle insanlara yardım etmeye çalışan birisi. Yapılan bu iyiliklerin mükafatsız kalmadığını müşahede ediyoruz. Bu genel bilgilerin ardından Mualla Hanım’ın diğer karakterle olan bağlantısını ve önemli gördüğümüz hususları inceleyebiliriz. Romanın baş karakterlerinden biri olan Cemile, Mualla Hanım’ın öğrencisidir. Üvey babası tarafından taciz edilir ve öğretmeni Mualla Hanım’a mektup yazarak yardım ister. Mualla Hanım ne yapacağını şaşırdığından dolayı herhangi bir eylemde bulunamaz. Cemile üvey babası tarafından taciz edilmeye devam eder ve sonunda intihar eder. Bunu öğrenen Mualla Hanım mektubu kimsenin görmemesi için yırtar. Mualla Hanım’ın ömrünün son demlerinde, salonda yere düştüğünde ona azap vermek, hesap sormak için karşısında korkutucu şekilde Cemile belirir. Aralarında geçen konuşmalarda Cemile, geçmişte Mualla Hanım’ın yaşadığı olaylara dair hesap sorar, ölüme doğru ilerlerken ona sıkıntılı anlar yaşatır. Bazı olaylara dair de
Hayat ApartmanıMustafa Ulusoy · Kapı Yayınları · 20171,119 okunma
Reklam
Reklam