Bir gün hepimiz "ölüm" denilen gerçeği yaşayacağız
"Her nefs ölümü tadacaktır..."
Ötelediğimiz
İtelediğimiz
Yokmuş gbi davradığımız ölüm gerçeğimiz
Ve
...mış gibiden ibaret gerçekliklerimiz
Ölüm gerçeğinin süzgecinden geçmemiş hiçbir gerçeklik îman ehli bireyin yaşamında yer almamalı
Ölüm gerçeği ile buluşmuş bilinç gerçekliğinden "yalan" ı temizler Allahın izni ile
Yalan ki küfre kapıdır...
Ölüm gerçeği ile yüzleşmiş
Ölüm gerçeğine *gerçekliğinde yer vermiş* bir irade
"Ölüm" ve "Hay" oluşun Allahın rızasına ulaşmak için bir fırsat olduğunu bilir
Rabbul alemin olan Allahın "rubûbiyet" ine girişte bir kapı olduğunu bilir
"Dünya hayatı" kavramı bize tüm yaşamımızı karşılayan bir ifade gibi yansıtılsa da meal ve tefsirlerde
İşin esasında "dünya" kavramı Vahyin Kuranında "dünüv / alçaklık" anlamındadır...
Vahyin kavramsallığında "madde boyutlu" yaşam alçaklık olarak görülmüştür
"Darul ahirah" kavramı
Ahiret dünyası, ahiret, ahiret yurdu gibi ifadelerle bize "ölümden sonrası" olarak yine meal ve tefsirlerde din alimi denilen kişilerin telkinlerinde verilir
Oysa Vahyin Kuranında ifade "darul ahirah/ahiret" olarak geçer ve Vahyin Kuranı Ankebut 64 ayette "darul ahirah" ı gerçek dirilik/hayvan olma hali olarak bize verir
Meal ve tefsirler üzerinden hem darul ahirah/ahiret ifadesi ölümden sonraya itilerek katledilmiş hem de "hayavan oluş" ifadesi kedi köpeğe verilen bir isim olarak ya da hakaret ifadesi olarak kullandırılarak yine katledilmiştir
وَمَا هَـٰذِهِ ٱلۡحَیَوٰةُ ٱلدُّنۡیَاۤ إِلَّا لَهۡوࣱ وَلَعِبࣱۚ