Akışkan Hayat
Akışa bunca düşkün bir hekimin ve anlamaya delice iştahlı bir yazarın “hayat” kelimesinin kökündeki “akışkan” anlamına âşık olmasını anlayışla karşılamalısın. Evet, hayat akıştır; “hayy” ve “müheyya” gibi Türkçeleşmiş kelimeler de akışkanlığı fısıldar. Каtılığın olduğu yerde ölüm vardır, akışın olduğu yerde yaşam vardır. Katılaştıran insanlarla katılaştırılan taşların baş başa kaldığı yer cehennemdir [Bakara, 24]. Görünenlerin altında nehirlerin çağıldadığı, her şeyin “hayevan” olup [Ankebut, 64] akıştığı mahal ise cennettir.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
(Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri)bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Âhiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi! (Ankebut Suresi 64.Âyet)
Ankebut Suresi 64.ayet
وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌؕ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۘ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; âhiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi!
Ankebut Suresi
اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ Yoksa insanlar, “iman ettik” dedikten sonra, imtihana tabi tutulmadan bırakılacaklarını mı sandılar? Ankebût 2 وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ Andolsun ki onlardan öncekileri imtihan ettik. Elbette Allah, doğru olanları da yalancıları da bilir. (Ve imtihanlarla insanların da bilmesini sağlar.) 3 مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ Kim Allah’la karşılaşmayı (ve O’ndan mükâfat almayı) umuyorsa hiç şüphesiz Allah’ın belirlediği süre gelmektedir. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semi’, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir. 5 وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ Kim cihad ederse kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz ki Allah, âlemlere (ve onların kulluğuna) muhtaç değildir.<p> <sup> <i>Bu surede “cihad” kavramı iki defa geçmektedir. İlki bu ayette, ikincisi 69. ayettedir. Sure Mekki bir suredir. Bu surede kastedilen cihad, Kur’ân’ın genelinde var olan kıtal (savaş) anlamında değil; imtihanlara karşı sabır, Allah’ın (cc) emrettikleri ve yasakladıkları noktasında nefsi terbiye anlamlarındadır. (Bk. 25/Furkân, 52)</i></sup></p> 6 وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ İman edip salih amel işleyenlerin ise elbette, kusurlarını örtecek ve onları işledikleri amellerin en güzeliyle mükâfatlandıracağız. 7 وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناًۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ
Ankebût Sûresi / 21:29:64
“Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan ibarettir. Doğrusu ahiret hayatı ise, işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi.”
Sayfa 403·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam