Kredi daralmasının etkisi sadece ekonomik değildi. Yazar Jeanette Winterson, The [Londra] Times gazetesindeki yazısında, “sözde uygar Batı'nın, bu en materyalist haliyle, üzerine düşeni yapmakta başarısız olduğunu... Korkunç bir karmaşa içinde olduğumuzu” öne sürdü ve “çıkış yolunun” da sanattan geçtiği sonucuna vardı. Aynı gazetede daha sonra yayımlanan bir makalesinde ise "değerleri olmayan, hiçbir şeye inanmayan bir toplum yarattık" diye yazmıştı. Yine The Times'ta yer alan ve krizin diğer veçhelerini vurgulayan bir habere göre, Faithbook'ta -Facebook'ta çok dinli yeni bir sayfa, yapılan bir anket, katılımcıların yüzde 71'inin bugün “spiritüel bir gerileme" içinde olduğumuzu düşündüğünü ve bunu maddî gerilemeden daha endişe verici bulduğunu gösterdi. (Başka bir anket, kredi daralmasının başlamasından bu yana ibadet edenlerin sayısında yüzde 27'lik bir artış olduğunu göstermiştir, ki bu da dinî davranışların varoluşsal güvensizlikle ilgili olduğunun başka bir delilidir.) 2008 yılının kasım ayında Britanya'da uzaylılara ve hayaletlere inananların sayısının Tanrı'ya inananlardan daha fazla olduğu bildirilmiştir: Ankete katılan üç bin kişiden (bu küçük bir örneklem değildir) yüzde 58'i doğaüstü varlıklara inanırken, Tanrı'ya inananların oranı yüzde 54'tür. Faithbook'un üyeleri “iman sahibi olmanın, hiç iman sahibi olmamaktan daha iyi olduğu” görüşündedir.