“Zavallı Türk kadını için ev içinde bedenini hareket ettirmeye iki büyük vesile vardır. Ya ortalık süpürmek adına hasır süpürgeyi alıp iki kat olarak evin bütün mikroplu tozlarını yutmak... Yahut çamaşır adına legen basında akşama kadar bütün ailenin kirlilerinin sıcak su içinde saldıgı zehirli buharları teneffüs etmek... iste bizim en büyük egzersizimiz, sporumuz bundan ibarettir.”
Yüksek Lisansımı Onur Belgesiyle tamamlamış bulunmaktayım. Diplomamı ve Onur Belgemi Şehitlerimiz ve Mustafa Kemal Atatürk’e armağan ediyorum.
İstediğiniz kadar Atatürkü yok sayın, karalayın,lekeleyin, kaldırın biz Türk Gençleri olarak her başarımızı Mustafa Kemal Atatürk ve Şehitlerimize armağan etmeye devam edeceğiz.
EVVELCE GİDENLERİN ASİL RUHLARI ŞAD OLSUN,NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
(Diploma geç basıldığından bu zamanda kutlayabildim)
Bu iki insanın bedenleri gibi ruhları da birbirleriyle bağdaşamamıştı. Aralarında duyguları canlandıran o sürekli bağlantı hiç kurulamamıştı. Birbirlerine ne duydukları acıları anlatmışlardı, ne de zevkleri.