Puan vermedi·152 syf.··
2026 7. kitabı
çok iddialı ama doğru: murakami en sevdiğim yazarlar arasında baya iyi bir sıralamada. her kitabı gibi, buna da bayıldım elbette(hala favorim sınırın güneyinde güneşin batısında olsa da....) her murakami kitabı gibi beni alıp yaşamın farklı yorumlandığı yerlere götürdü. bunu nasıl yapıyor bilmiyorum, aklımda çok cılız bir şekilde kalan bilgiye göre, sanırım kitaplarını önce ingilizce yazıp sonra japoncaya çeviriyormuş, özütleri iyi bir şekilde kusursuz bir yalınlığın içine saklamak için? süreç ne olursa olsun, başarıyor. murakami gerçekten bir şenlik ateşinde öylece otururken "ben bomboşum" diye ağlayan bir kadını bu kadar gerçek ve yalın yapabilecek sayılı yazarlardan. sahneye bir anlam vermeden, yavaş yavaş içinizde hislerin döşendiğini hissediyorsunuz onu okurken. bazı yerlerde düşünüyorum da, bence murakami de ne yazdığını bilmiyor bazen, ya da ne demek istediğini bilmiyor ve içimize böylesine işleyen şey de bu belki. neyse efenim, bu adam hayatı alıp küçültüyor, neredeyse gülünç olacak kadar basit bir şeye çeviriyor onu, yanlış ve eksik yollara sokuyor; sonra yılları kucaklıyor, bir labirentin içinde oradan oraya döndürüyor. ama yine de onu okurken ne yaşamın nefret edilebilir bir şey olduğunu düşünüyorsunuz, ne de zamanın akışından korkuyorsunuz- bir şekilde hem yılları hem zamanı koruyor, neredeyse sihirli ve bütünüyle insancıl olacak şekilde. murakami yanıltmaz bacim, ben buna da bayıldım
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans EderHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2026159 okunma
Çöküşün eşiğinde...
7/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:43
Stefan Zweig yazmış olduğu eserin gerçek bir tarihi figür üzerinden yazılmış olması hikayeye farklı bir anlam kalmaktadır. Soylu ve etkin olan bir kadının ülkesine yaptıkları yüzünden sürgüne gönderilmesi ile başlayan hikaye kadının içsel psikolojisi ve sürgünün soğuk yanlızlığı ile devam eder.Baş karakter olan Madame de Prie sürgünde yavaş yavaş bir çöküş aşamasına geçerken ki duygularını okuruz.   1. gün her şey eğlenceli ve eski günler gibi geçerken 2. ve 3.  ağır bir çöküşün başlangıcına gelir. Yanlızlığın vermiş olduğu korku geceleri onun için bir tabut hissi ile geçer. Üstündeki sesler ve eğlenceler devam ederken onun sesi soğuk ve yalnızlık içinde yok olup gider. Eski hayatını her köşede arayan karakter kendini avutmak için parisin yansımaları ile yaşamaya çalışır ancak bu çabalar anlık zevkler verir, zamanla etkisini yitiren bu çabalar ile karakter tamamen çöküşün sonuna gelir. Stefan Zweig tarafından yazılan bu eser gerçek ile kurgunun bana göre yapılmış en güzel eserlerindendir. Ana hatlar gerçek hikayeden olsada karakterin içsel psikolojisi ve hareketleri Stefan Zweig'ın eseridir. Çarpıcı bir son ile tamamlanan  eser tam anlamıyla Bir Çöküşün Öyküsü'dür...
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
Reklam
Bahçemizi yetiştirmeliyiz
10/10
·144 syf.··
2026 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 20:26
Voltaire'nin Candide yahut İyimserlik eseri Alman filozof Leibniz'in iyimserlik felsefesine karşı yazılmış bir hicivdir. Romanın başında Candide'nin öğretmeni olan Pangloss, bu felsefeyi temsil eder. Pangloss, başından ne kadar felaketler ,savaşlar, hastalıklar, tecavüzler , depremler ve engizisyon geçerse geçsin herşeyin bir sebeple olduğunu ve iyiye hizmet ettiğini savunur. O bu savını teolojik bir felsefe dayandırıyordu. Bu felsefeye göre Tanrı mümkün dünyaların en iyisini yaratmıştı ve olacak olan her şey de o zaman iyidir. Pangloss bu düşüncesini Candide ve diğer öğrencilerine de benimsetir.Voltaire karakterlerini dünyanın dört bir yanına savurup onlara her türlü acıyı çektirerek bu felsefeyi gülünç bir duruma düşürür. Voltaire göre dünyadaki kötülüğü iyidir diye bu felsefe adı altında göstermek acı çekenlere karşı büyük bir duyarsızlıktır. Voltaire bu teolojik felsefenin yanlışlığını göstermek için dönemin kurumlarını, kilise ve dini kitap boyunca ironik bir dille eleştirir. Sınıf ayırımının ve savaşların anlamsızlığını roman boyunca vurgular. Hatta bu anlamsızlığı vurgulamak için Candide'yi her şeyin altın olduğu savaşın, suçun ve çatışmanın bulunmadığı El Dorado ülkesine götürür. Ancak Candide burada kalmaz. Voltaire burada da bize mesajını verir. Kusursuz bir ütopya ancak bir hayal ürünüdür, insanlar yine kendi gerçeklerinin ve arzularının peşinden gider. Voltaire göre Leibniz'in iyimserliği insanı tembelliğe itiyor. Eğer içinde yaşadığımız dünya zaten mümkün olanların en iyiyse, o zaman adaletsizliği düzeltmeye , hastalıkları iyileştirmeye ya da haksızlıklara karşı savaşmaya gerek yoktur; çünkü her şey zaten olması gerektiği gibidir. Eğer her şey mümkün olan dünyaların en iyiyse o zaman kötülüğü değiştirmeye çalışmak Tanrı'nın planına karşı gelmek
Candide Yahut İyimserlikVoltaire · Say Yayınları · 20197bin okunma
8/10
·420 syf.·
2026 106. kitabı
İlk kitabından sonra yazar gerçekten kendini aşmış hem yazım anlamında hem de karakterler anlamında inanılmaz iyi bir kaleme sahip olmuş. Karakterin isimleri zaten başlı başına alıp götürüyor Romeo ve juliet’e okumak inanılmaz keyifliydi. Yer yer Juliet için gerçekten çok üzüldüm kalbim kırıldı ama Romeo öyle güzel sevdi ve öyle güzel sahiplendik ki baştan sona kadar her şeyiyle çok iyiydi. Romeo’nun açıkçası böyle bir karakter olacağını çok düşünmemiştim evet ilk kitapta bazı şeyler ele veriyordu güzel bir hikaye çıkacağı belliydi ama bu kadar güzel çıkacağını düşünmemiştim ve Romeo’nun bu kadar keyifli ve eğlenceli bir karakter olması gerçekten kitaba daha fazla anlam ve keyif katmış. Sadece yazarın gerçekten final verememe gibi bir problemi var çok uzun bir final yazıyor. Diğer karakterlerin olaylarını gerçekten merak ediyorum ve umarım bir an önce devamını okurum.
Edebiyat
His JulietEmilia Rossi · Emilia Emerson Co. · 202518 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2026 1. kitabı
Çok hevesle aldığım bir kitaptı ama içindeki kullanılan anlatım dili biraz abartılı ve aynı zamanda bazı hikayeler çok havada kalmış gibi,okurken cidden bazılarını hiç anlayamadım bi anlam çıkaramadım. Bazı hikayeleri ise çok güzeldi.Eğer tasavvuf,Allah varlığı-sevgisi üzerine okumayı sevenler varsa bi bakabilir ama çok daha iyi kitaplar vardır bu konularla ilgili bence.
1000Kitap
İlâhinameFerîdüddin Attâr · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019373 okunma
10/10
·724 syf.··
2026 11. kitabı
Tutunamamak.” Yani toplumun kurallarına, insanların beklentilerine, sıradan yaşama uyum sağlayamamak. Selim Işık bunun en güçlü temsilidir. Temalar: Yabancılaşma: Selim, dünyaya ait hissedemeyen bir karakterdir. Kimlik arayışı: Turgut’un yolculuğu, “Ben kimim?” sorusuna dönüşür. Toplum eleştirisi: Sistem, insanlar ve sahte ilişkiler sert şekilde eleştirilir. Yalnızlık: Kitabın her satırında hissedilir. Neden bu kadar güçlü bir kitap? Dili çok katmanlıdır; ironi, mizah ve acı iç içedir. Her okunuşta başka bir anlam çıkar. Karakterler gerçek gibi gelir; özellikle Selim Işık birçok okurun içinde bir yere dokunur. Modern insanın iç çatışmasını çok iyi anlatır. Zorlayıcı tarafları: ✘ Uzun ve yoğun bir romandır. ✘ Bilinç akışı tekniği yüzünden bazen yorabilir. ✘ Hızlı okunacak bir kitap değildir; sindirmek gerekir. Kitabın özeti gibi tek bir cümle kurmak gerekirse: “Tutunamayanlar, hayata uyum sağlayamayanların sessiz çığlığıdır.” Bu kitap genelde insanı şu soruyla baş başa bırakır: “Sorun gerçekten bende mi, yoksa ait olmaya çalıştığım yerde mi?” Ve belki de bu yüzden bu kadar unutulmazdır.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Reklam
Reklam