İnsanlar ve olaylar, matematiksel bir kesinlikle "%100 haklı" veya "%100 haksız" kategorilerine her zaman yerleştirilemez. Çünkü haklılık; niyet, bilgi düzeyi, iletişim biçimi, olayların kronolojisi, tarafların sorumlulukları, ortaya çıkan sonuçlar ve bağlam gibi birçok değişkenin birlikte değerlendirilmesiyle anlam kazanır. Bu nedenle bir kişinin haklılık oranı, farklı kriterler esas alındığında değişebilir. Adalet, taraf tutmak değil; olayın bütün değişkenlerini görebilmektir. İnsanların çoğu tamamen melek veya tamamen şeytan olmadığı gibi, ihtilafların çoğunda da haklılık ve sorumluluk farklı oranlarda taraflara dağılmıştır. Ancak bu durum, açıkça zarar verici veya ahlaken yanlış davranışları meşrulaştırmaz; yalnızca hüküm verirken daha dikkatli ve kapsamlı olmayı gerektirir.
Sevgisinden emin olmadığınız birisine anlam yüklemenin faydası yoktur. Zira birini şiir gibi sevmek, sizi sadece üzer. İrfan
Reklam
En sevdiğiniz çiçek hangisi
Anket
yapılan güncelleme, annemle benim canımız sıkılınca yerini değiştirdiğimiz ev eşyaları gibi. ev halkı asla memnun değil, insanlar alışmış bir kere kurulu düzene, tabi bizim iç ses 'değişiklik iyidir ve şifalıdır' diye yaşamını sürdüğü için ayda bir illa eşyaların yerini değişiriz. ev halkı memnuniyetsiz bir süre sonra alışıyor pat diye alışılmış yeniliğe bir vurgun daha yeniden değişiklik. zamansal bir döngü. bunun bir dur'u yok. eyvallah tamam. içsel yoğunluğu bu şekil yalnızca kendine dair küçük çaplı ama etkisi büyük heyecanlardan ötürü halka verdiğimiz memnuniyetsiz alışkanlık oluyor. bu heyecanlar yalnızca kişiyi bağlıyor. bahar temizliği yapıyormuşcasına cicili bicili ev yeniliği midir? bu. yılda bir anlarız da, her canınız sıkılınca eşyaların yerini değiştirmek hakikaten can sıkabiliyormuş. ders alıp daha az değişiklik yapacağım ama muhakkak değişiklik olacaktır, bu tür heyecanlar iyi, 'kendine iyi'. ve kimse bir anlam da veremiyor, diyorlar ki koltuk pencerenin yanına geldi mi ışığı kapatmaz mı? kapatır tabi, iki hafta sonra yeniden değişilir, sephalar peki paspasla yarışır gibi neden evin her yerini ziyaret ediyor diyorlar, ev halkı diyor. durum bundan ibaret. anlamsızzz buluyorlar, anlamsız... lafın özü: normalde yapılan küçük değişiklikleri pek görmezdim şu an da pek dünya savaşı etkisi yaratmadı tabi ki. ama fakat alıntı ve iletileri sayfadan şutlayıp tekrardan paylaşımları getirmenin ne heyecanı vardı, kim bakar onlara aşıklardan hariç. yorum kısmını hâlâ anlamadım. diğerlerini demiyorum bir aşağı bir yukarı geliyorlar. o kadarı hakkınızdır, elbet... eski hâli iyidir demeyeceğim çünkü her yenilik eskimeye mahkumdur:) teşekkürlerimi arz ederim. memnuniyetsiz. 1000Kitap
1000Kitap
Herkes seni sen zanneder. Senin sen olmadığını bile bilmeden, Sen bile.. Seni ben geçerken, Derim ki, Saati sorduklarında; Onu ”O” geçiyordur. Kimse anlam veremez. Tamir ettirmedin gitti derler şu saati. Ettirmek istiyor musun demezler. Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Zamanı durdururum yüreğimde, Sensiz geçtiği için, Akrep yelkovana küskündür. Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür. Bil ki akrep yelkovanı geçerse, Atan bu yüreğim durur. Bırak bozuk kalsın, hiç değilse; Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Sevgilimin bana gönderdiği şiirler part7474 Turgut Uyar
Ç (alıntı)
Benim için bir ilişkinin bitmesi kolay değildir. Çünkü ben, sevginin olduğu yerde çözümün de olduğuna inanırım. Tartışılır, kırılır, yorulunur ama gerçekten seven insan kolay vazgeçmez. Ben de hatalar yaparım. Bazen fazla severim, bazen kıskançlığımın esiri olurum. Doğru olduğum kadar yanlışlarım da vardır. Ama ne olursa olsun, sevdiğim insandan bir anda uzaklaşamam. “Bitti” demek, benim için gerçekten bitirmek anlamına gelmez. Çünkü duygularımı bir günde silmeyi hiç öğrenemedim. Belki de bu yüzden en çok, benim haftalarca hatta aylarca taşıdığım duyguları bir başkasının birkaç gün içinde geride bırakabilmesine kırılıyorum. İnsan, sevdiği kişinin yokluğuna değil; onun bu kadar çabuk alışabilmesine üzülüyor. Ve sen, birkaç fotoğrafın ve birkaç paylaşımın ardına sakladığın tavrınla bana şunu öğrettin: Bazı insanlar giderken vedaya bile ihtiyaç duymazmış. Bunun için teşekkür ederim sevgili. Çünkü bazen bir insanı tanımak için yanında kalmasına değil, gittikten sonraki hâline bakmak gerekiyormuş.
1000Kitap
Reklam
Reklam