7/10
·736 syf.··
2026 38. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:59
Şükür! Uzun süredir okumakta bu kadar zorlandığım bir kitap olmamıştı. Bitirmeye inat ettim, bitirdiğime pişman mıyım? Hayır, değilim. Ama okumayı düşünenlere tavsiye eder miyim? Hayır, etmem. Kitabın içeriğinin %70'i ilgimi çeken konular değildi (ortaçağ tarihi, hristiyan tarikatları, fransiskenler vs.) ama yine de yer yer okurken keyif aldığım anlar da olmadı değil. Sonundan daha çok aradaki süreç tatmin etti. Edebiyat öğrencileri ya da herhangi bir şekilde bu kitaptan sorumlu olanlara kolaylıklar dilerim.
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 12:58
Yanlış Giden Bir Şeyler Var – Mesud Topal Yanlış Giden Bir Şeyler Var, adından da anlaşılacağı gibi insanı kendi hayatına dönüp bakmaya davet eden bir kitap. Okurken sık sık durup düşündüğüm, bazı satırların üzerinde uzun uzun kaldığım bir eser oldu. Yazar, modern insanın yalnızlığını, kırgınlıklarını, içsel çatışmalarını ve hayatın içinde fark edilmeden büyüyen sorunları sade ama etkili bir dille ele alıyor. En çok hoşuma giden şey, kitabın didaktik bir üsluba kaçmadan düşündürmeyi başarmasıydı. Bazen tek bir cümle bile uzun uzun sorgulamama neden oldu. İnsan ilişkileri, aile bağları, hayal kırıklıkları ve kendimizi ihmal ettiğimiz anlar üzerine yaptığı tespitler oldukça gerçekçiydi. Anlatımı akıcı olduğu için sayfalar hızla ilerliyor ancak verdiği mesajlar kitap bittikten sonra da zihinde kalmaya devam ediyor. Kendimi zaman zaman satırlarda buldum ve yazarın değindiği pek çok duyguya yakın hissettim. Bu yüzden benim için sadece okunup rafa kaldırılacak bir kitap olmadı. Hayatın temposu içinde biraz durup kendine ve çevresine farklı bir gözle bakmak isteyenler için güzel bir tercih olduğunu düşünüyorum. Hem düşündüren hem de duygusal anlamda iz bırakan, altı çizilecek cümlelerle dolu etkileyici bir okuma deneyimiydi.
Yanlış Giden Bir Şeyler VarMesud Topal · Destek Yayınları · 2018747 okunma
Reklam
Puan vermedi·172 syf.··
2026 13. kitabı
Uşaqlığımızın ən böyük xəyallarından biri oxuduğumuz hekayənin, izlədiyimiz cizgi filminin içinə girmək idi, elə deyil? Və ya həyətdə oynadığımız zamanlar, qaydaları özümüzün qoyduğu, reallığın itdiyi o anlar... ​Sürrealizmin və absurdun dünyasına xoş gəldiniz. ​Bu kitabda gerçəklik və xəyal aləmi bir-biri ilə harmonik bir ahəng təşkil edir. Ən maraqlısı isə budur ki, bunu yaşayanlar hər gün, hər an görə biləcəyimiz sıradan insanlardır. ​Kimisi Neo kimi Leo olur, bəzisi lənətlənir, amma bundan istifadə edir; kimisi isə intiharın üç fərqli versiyasını təqdim edir... Kitab da dediyi kimi : "Onsuz da gerçək çox sürreal deyilmiş kimi" ​Bu arada, kitabdakı sosial və dini metaforalar çox güclü, həm də olduqca gözəldir.
Divardakı YarıqRamiz Qaralov · Teas Press · 20254 okunma
Dokunmadan dokundu
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabın adı Dokunmadan. Ama bana öyle bir dokundu ki... Hiçbir şeye dokunmadan, bulaşmadan geçirilen hayatlar en çok bize dokunurmuş zamanla. İçimizdeki boşluk dokunmadığmız şeylerle dolar da zamanla taşarmış meğer. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama kesinlikle sonuncusu olmayacak. Son zamanlarda okuduğum ve en çok etkilendiğim kitaplardan oldu. Adalet, Hülya ve Sadi Seber.... Bir yere varmak umuduyla çıkılan ama Adalet'in geçmişini ve iç dünyasını sorguladığı kendine yaptığı bir yolculuk. Zamanla gazete küpürlerinden kesilen haberlerin gerçeğe ya da rüyaya dönüştüğü o anlar... Hepimizin izlediği ama bize dokunmadığı sürece kabullendiği paramparça hayatlar... Öyle ya da böyle her okuyucuya bir şekilde dokunabilecek bir kitap Dokunmadan... Herkesin kendi yaşamından, düşüncelerinden kırıntılar bulabileceği bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,4bin okunma
10/10
·528 syf.··
2026 61. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:57
Kitap Yorumu : Kusursuz Saplantı / Vilesheed Özet; Kutay Saygın… İstanbul’un en çok konuşulan ama asla yakalanamayan seri katili.Arkasında ne bir iz ne bir tanık ne de çözülebilecek bir ipucu bırakıyor. Polislerin “Hayalet Katil” olarak andığı Kutay, işinde kusursuzdur. Dışarıdan bakıldığında ise karizmatik, gizemli ve etkileyici bir adamdan fazlası değildir.Ama onun dünyasında herkesin yeri değişebilirken tek bir kişinin yeri asla değişmez. Mina. Ailesini trajik bir kazada kaybettikten sonra İstanbul’a taşınan Mina, hayatını tamamen baleye adamış genç bir kadındır. Sahnedeki başarısı ona hayranlık kadar kıskançlık da getirir.Fakat tüm bunların arasında kimsenin fark etmediği biri vardır. Sürekli onu izleyen… İsimsiz hesaplardan mesajlar atan… Varlığını hissettirmekten hiç vazgeçmeyen biri. Başlangıçta rahatsız edici görünen bu ilgi zamanla ikisini birbirine yaklaştırır. Kutay için bu hislerin sadece geçici bir heves olduğunu düşünmek kolaydır. Ama gerçek çok farklıdır. Bu, ilk görüşte başlayan ve zamanla saplantıya dönüşen bir açlıktır. Kutay hayatındaki her şeyi kusursuz planlayabilir. Fakat aşk, en kusursuz insanları bile hata yapmaya zorlar. Ve Kutay’ın hesaplayamadığı tek şey, Mina’nın sevgisinin ne kadar ölümcül olabileceğidir… Yorum; Tüm samimiyetimle söylüyorum… Ben bu kitabın sonunu ASLA böyle beklemiyordum. Gerçekten. Hiç. Bir an bile. Kitap boyunca onların birbirlerine olan açlığını, bağlılığını ve gelecek hayallerini okurken aklımda bambaşka bir final vardı.Özellikle Kutay’ın sürekli aile kurmaktan, gelecekten ve birlikte yaşayacakları hayattan bahsetmesi yüzünden ben çoktan başka senaryolar yazmaya başlamıştım.Sonra…PATTTT. Bir anda bütün hayallerim duvara çarptı. Kutay aşkından kör olup hata yapıyor. Mina ise hepimizin beklediğinden daha gözü
Kusursuz SaplantıVilesheed · Patara Kitap · 20264 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitabı bitirdim ve ilk düşündüğüm şey şu oldu: "Şermin Yaşar gerçekten insanın kalbine dokunmayı biliyor." Altı Harfli Bir Tatlı öyle hızlı akan, sürekli olayların yaşandığı bir kitap değil. Daha çok birinin karşısına oturup geçmişini dinliyormuşsun gibi. Sayfaları çevirdikçe bazen gülümsedim, bazen de durup düşündüm. En sevdiğim tarafı da buydu aslında; karakterler o kadar gerçek geldi ki sanki bir yerlerden tanıyormuşum gibi hissettim. Kitap boyunca aileyi, geçmişi, özlemi ve insanın kökleriyle olan bağını hissettim. Bazı kitaplar bittiğinde sadece kapağını kapatırsın. Bazıları ise bitse de aklında kalır. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı. Bu arada Şermin Yaşar okuyanlar burada mı? En sevdiğiniz kitabı hangisi oldu? Ben yeni önerilere açığım. İnsanın içi dışı bir mi ki evler öyle olsun. Olmadı.Olmamasına şaşırmadım da üzülmedim de.Ama uyandım. Beni,benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kimsenin asla anlayamayacağına uyandım. Dağ ardında olsunda taş altında olmasın. Herkesin derdi ötekine masal gelir. Kimsesizin halinden kimsesiz anlar. Kimsesizlik başka yalnızlık başka. Olan biten her şey bizi bugüne hazırlamak içindi,talihsizlikler de öyle. Herkes dertte değil,herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alinacak sınav geçilecek. Teneffüs ancak o zaman.
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
Reklam
Reklam