Kendime çok değer veriyorum, bunu yaptığım sürece etrafıma da değer verebileceğimi biliyorum. Etrafımdaki her şey ben olduğum için var ve kendimi ne oranda geliştirirsem etrafımı da o oranda anlar ve yararlı olabilirim.
Günün yirmi dört saati içinde, kendimizle baş başa kaldığımız, kalbimizin sesini dinlediğimiz anlar ne kadar azaldı. Dünya bizi kendi hengamesine çekiyor ve biz bu değirmende öğütülüyoruz.
Benden oldum olası nefret etmiştir diyeceğim ama bir dönem, kısa bir süreliğine, birbirimizi anlar gibi olmuş, hatta birbirimizden hoşlanmıştık da. Hançerimi gırtlağına dayamamla başlayan olasılık dışı ittifakın sonucunda güvenini kazanmıştım, bu da onu avucumun içine almama yetmişti.
O güvene ihanet ettim.
Kazanmasıyla kaybetmesi bir oldu. İşte tam bu sırada bir çekim vardı ama başa döndükkkk (Jude ve Cardan)
Her insanın bir anı olur; bir şeylerin kafasına dank ettiği, bazen üzüldüğü bazen ise artık üzülmeyi bırakıp önüne bakması gerektiğini söyleyen o anlar.
Benim için bir şeylerden vazgeçmenin zamanı gelmişti. Acı, hüzün , üst üste gelen aksiliklerin hepsi, beni Allah ' a yakınlaştıran nimetlermiş. Dünya geçiciymiş dertler de öyle. İnsanın 5 sene sonra bile aklına gelmeyecek insanlar için kendini heba etmesi doğru değilmiş. Hayatımıza gelen herkes aslında bize bir şeyler öğretmek istiyormuş bunu anlamak için acıdan sıyrılıp düşünmek, Kendi muhasebemizi yapmamız gerekiyormuş.
Seni istemeyen, yoran kırdığı halde özür dileten kimseyi kaybettiğin için üzülme.