Puan vermedi·288 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 09:05
Merhabaa! Çok sevdiğim bir yazarın yine elinizden bırakamayacağınız kadar sürükleyici bir kitabıyla geldim: Kusursuz Çocuk. Cass ailesi dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bir hayata sahiptir. Anne, baba, oğulları Liam ve kızları Hannah ile mutlu bir aile tablosu çizerler. Ancak Liam’ın geçmişte okullarında yaşadığı olaylar ve ailesinin bile tam olarak çözemediği karanlık yönü, herkesi zaman zaman endişelendirmektedir. Bir gün Liam, Olivia adında bir kızla dışarı çıkar. Ertesi sabah Olivia ortadan kaybolunca tüm şüpheler Liam’ın üzerine yönelir ve olaylar hızla bambaşka bir hâl alır. Yazar, her zamanki gibi ters köşeleriyle okuru şaşırtmayı başarıyor. Ben sonunu kısmen tahmin etmiş olsam da kitabı elimden bırakamadım. Sayfalar su gibi akıp gitti. Gerilim ve psikolojik gizem türünü seviyorsanız, Kusursuz Çocuk kesinlikle şans vermeniz gereken kitaplardan biri.
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026806 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 86. kitabı
BİZİM ZAMANIMIZ . Uzun zamandır merak ediyordum Sinem Sal'ın kalemini. #bizimzamanımız ile merhaba dedim. Beni yaşanmışlıklarıma götürüp hüzünlendiren, iyikilerimi anımsatıp gülümseten bir okumaydı. Birlikte yaşayan bir anne kız onlar. Biri eşini kaybetmiş, diğeri boşanmış. Mihrap ve annesi. Babasından yadigar tuhafiye dükkanları ile hayata tutunan ana-kızın, bizi eski mahalle sıcaklığına götüren yaşamına konuk oluyoruz. Önce televizyon kuşağına uzanıyoruz ve antenli tv lerde arkası yarın olarak beklenen unutulmaz diziler sıralanıyor bir bir. Meyve kesip çayımızı koyup ekran önüne oturduğumuz saatler... Kömürlükleri, posta kutuları olan, salonu misafir gelince kullanılan sobalı evlerde büyüdük çoğumuz.Hele ki ruh çağırmayan kimse yoktur, o yıllarda büyümüşler arasında. Portakallı Tang'ı ise unutmak mümkün mü? Mihrap için nostalji olmaktan çok öte, hayatının gerçeği bir yerdi dükkan. Ve Dalyan'ın öyle demesine içten içe bozulmuştu bence. Ne mi diyor? Kitapta tabiki . Şahinden Arpi'ye, Sevgi'den Jüli'ye sıcacık bir mahalleye burası. Ayten Abla'nın eşi ise bir tek onu değil, herkesi aldatmışken!, Füsun ise sallanıyor muydu, yoksa yaşlanıyor muydu? Unutulmaz yarışma Çarkıfelek programını hatırlarken de, Mihrap'ın annesinin tek aşkı Adnan Gürses konuk olunca, eyvah eyvah olanlar oluyor . Milenyum'a, yeni bir bin yıla girişi de kutluyoruz birlikte. Hepimizin neler neler umduğu, girdiğimiz saniyeden itibaren de herşeyin aynı devam ettiğini fark ettiğimiz zamanlar. Yazarın kendine has mizahı ile 1990 sonlarına giderken; kadınlık, aile bağları, yoksulluk, yalnızlık ve hayata tutunma mücadelesi üzerine keyifli bir okuma oldu benim için. Hayatın yükünü taşıyan kadınlar üzerinden aşkın hayal kırıklıklarını okuyarak eski komşularını hatırlamak isteyenlere buram buram
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,855 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Projemiz Hayat Derneği
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:58
Mükemmel olmak isteyen anne- babalara her şeye farklı bir açıdan bakmalarını öğütleyen bu kitap , çocukla doğum anından itibaren başlayan iletişim sürecini adım adım takip edecek, vaka analizleriyle ebeveynlerin nerede hata yaptığını görebiliriz.
Duygu ve Düşünce
Geleceğe Dokunan AnnelerProjemiz Hayat Derneği · Epsilon Yayınevi · 202039 okunma
Altı Harfli Bir Tatlı / Şermin Yaşar
Puan vermedi·248 syf.··
2026 35. kitabı
Şermin Yaşar’ın kalemini uzun zamandır merak ediyordum ve bu romanla tanışmış oldum. İlk dikkatimi çeken şey, yazarın yalın ve gösterişsiz anlatımıydı. Öyle bir dili var ki okurken kendinizi bir köy bahçesinde, karakterlerin karşısına oturmuş da hikâyelerini bizzat onlardan dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, karakterlerin siyah ya da beyaz olarak çizilmemiş olmasıydı. Şermin Yaşar, kahramanlarını aklamaya çalışmıyor; onları tüm kusurları, eksiklikleri ve kırgınlıklarıyla okurun karşısına çıkarıyor. Bu yüzden bazı anlarda karakterlere üzülürken, bazı anlarda onlara kızıyor; hatta yer yer yaşadıklarıyla yüzleşmelerinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorsunuz. Bu grilik hissi, romanı benim gözümde daha gerçek ve etkileyici kıldı. Selime Teyze ise okurken en çok zorlandığım karakter oldu. Kocasını kaybettikten sonra kendi yasına öylesine gömülmüş ki çocuklarının yalnızlığını, ihtiyaçlarını ve kırgınlıklarını göremez hâle gelmiş. Roman boyunca Selime’den çok onun çocuklarına üzüldüm. Özellikle Yıldız’ın hikâyesi yüreğime dokundu. Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra, annesini de manevi olarak yitirmiş bir çocuğun yalnızlığı çok gerçek ve çok acıydı. Tüm zorluklara rağmen okuyup doktor olması ise onun adına sevindiğim nadir anlardan biri oldu. Bir diğer yaralı hikâye ise Meltem’inkiydi. Daha bebekken annesi tarafından terk edilen, hayatı boyunca anne-baba eksikliğiyle büyüyen Meltem’in sevgi arayışı içimi burktu. Evliliğinde de aradığı sıcaklığı bulamaması, ait olma ihtiyacını sürekli içinde taşıması karakterini benim için daha da dokunaklı hâle getirdi. Romanın sonunda, babaannesinin tarif defterinden çıkan ve dedesinin bulmacadaki “altı harfli bir tatlı” sorusuna verdiği “Meltem” cevabı ise kitabın en güzel anlarından
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:32
Alex Schulman Bence fazla travmatik bir kitaptı. Akışı ve hikayesi güzel. Okurken sıkılmadım. Merak ve sorular silsilesi son sayfaya kadar devam ediyor. Hüzünlüydü. Normalde daha çabuk biterdi ama küçük bebeğim olduğundan dolayı boş vakit bulabilme şansım kısıtlıydı. Normalde max 2 günde sindirerek rahatça okunur. Anne olgusu benim için çok yüksek bir yerde. Annesine aşırı bağlı biri olarak, bu satırları okurken zorlandım. Sanki ben yaşıyormuşum gibi çok zor, çok korkunç bence. Otokontrolünü sağlayamayan insanların çocuk yetiştirme konusunda destek alabilmeleri şart!! Yoksa sorunlu bireyler yetişip bu bozuk psikolojik durumu nesillerce devam ediyor. Ne gerek var ki? Öz eleştiri yap ve kendini bil! Ona göre davran ve ona göre yetiştir. Son olarak; kitabı beğendim,tavsiye ederim.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,115 okunma
İnsan bu Dünyada kendine bir yer bulabilir mi?
9/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf romanı, bana göre yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kendini ait hissedemeyen bir insanın yaşam mücadelesidir. Yusuf’u okurken onun asıl savaşının çevresindeki insanlarla değil, içine doğduğu ve bir türlü uyum sağlayamadığı düzenle olduğunu düşündüm. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Yusuf, daha çocukken hayatın sert yüzüyle tanışır. Bu yüzden çevresindeki insanların çoğundan farklıdır. Haksızlıklara boyun eğmemesi, çıkar ilişkilerine uzak durması ve duygularını kolay kolay göstermemesi onu güçlü gösterse de aslında derin bir yalnızlığın içine sürükler. Romanda beni en çok etkileyen nokta, iyi bir insan olmanın her zaman mutlu olmaya yetmemesiydi. Yusuf dürüst kalmaya çalıştıkça çevresindeki yozlaşmış düzenle daha fazla çatışır. Bu durum, insanın bazen yanlış bir dünyada doğru kalmaya çalışmasının ne kadar ağır bir bedeli olabileceğini düşündürüyor. Muazzez ile yaşanan aşk ise yalnızca iki insanın sevgisi değildir. Aynı zamanda Yusuf’un tutunmaya çalıştığı son umut gibidir. Ancak roman ilerledikçe insan, bazı kayıpların yalnızca insanların değil, şartların ve düzenin de eseri olduğunu görüyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan gerçekten ait olmadığı bir dünyada mutlu olabilir mi? Sabahattin Ali bu soruya kesin bir cevap vermiyor; fakat Yusuf’un hikâyesi üzerinden okuyucuyu uzun süre düşündürmeyi başarıyor. Bu yönüyle Kuyucaklı Yusuf, insanın yalnızlığını, adalet arayışını ve hayata tutunma çabasını derin bir şekilde anlatan unutulmaz bir roman.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma