9/10
·340 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:00
Bir Cihan Kafes, İclal Aydın’ın kalemini neden sevdiğimi bana yeniden hatırlatan kitaplardan biri oldu. İclal Aydın’ın hikayelerinde en sevdiğim taraf, büyük olayları bağırarak anlatmaması. Daha çok insanın içine birikenleri, susulanları, kuşaktan kuşağa taşınan kırgınlıkları ve özellikle kadınların hayatında görünmez gibi duran ama aslında her şeyi belirleyen yükleri anlatıyor. Bir Cihan Kafes de tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Kitap Samire, Yaşar ve Lorin üzerinden üç kuşak kadının hikayesini anlatıyor. Farklı zamanlarda, farklı şartlarda yaşayan ama birbirinin kaderine bir yerden bağlanan üç kadın… Okurken en çok bunu düşündüm: Bazen insan sadece kendi hayatını yaşamıyor. Annesinden, anneannesinden, ailesinden, evin içindeki suskunluklardan, geçmişte verilmiş kararlardan da payına bir şeyler düşüyor. Bir Cihan Kafes’te kadınların hayatına çizilen sınırlar, istemedikleri halde kabullenmek zorunda kaldıkları şeyler, sevgisizlik, korku, yalnızlık ve yanlış yerlerde aranan mutluluk çok güçlü anlatılmıştı. İclal Aydın bu duyguları öyle tanıdık bir yerden yazıyor ki bazı satırlarda karakterlere kızarken, bazı satırlarda onları anlamaya başlıyorsunuz. Kitabın adını da çok anlamlı buldum. Çünkü bazen insanın kafesi dışarıdan kilitli gibi görünür ama asıl zor olan, kapı açık olsa bile çıkmaya cesaret edememektir. Samire’nin, Yaşar’ın ve Lorin’in hikayelerinde de bunu hissettim. Her birinin ayrı bir kırgınlığı, ayrı bir arayışı, ayrı bir eksikliği vardı. Kimisi sevgiyi yanlış yerde arıyor, kimisi hayata küsmüş gibi yaşıyor, kimisi de geçmişin gölgesinden çıkmaya çalışıyor. İclal Aydın’ın dili yine çok akıcıydı. Sade ama duygusu olan bir anlatımı var. Cümleleri fazla süslemiyor ama bazen çok basit görünen bir cümle insanın içine oturabiliyor. Ben bu tarafını
Bir Cihan Kafesİclal Aydın · Artemis Yayınları · 20202,589 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 02:52
Gece Açan Çiçekler Tarık Tufan’ın kalemi beni her kitapta biraz daha kendine hayran bırakıyor. Sayfalar arasında kaybolurken saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Kitap bittiğinde ise geriye, uzun süre etkisinden çıkamadığım o tanıdık boşluk hissi kalıyor… Halide… Ah, benim üzümlü kekim… Zorba bir annenin en büyük kızı. Kardeşleri Zeliha, Nihal ve Cihangir’e yalnızca ablalık değil, sevgisiyle annelik etmiş bir kadın. Ama hayat onun için de merhametli davranmıyor. Canfeda Konağı’nda tam on altı yıl boyunca yalnızlığa mahkûm kalıyor. İçindeki kırgınlıklar, yarım kalmışlıklar ve susturulmuş acılarla birlikte sadece bekliyor… Ta ki bir gün bütün kardeşler aynı çatı altında buluşup yıllardır saklanan hikâyelerini ortaya dökene kadar. Dışarıda İstanbul’u kasıp kavuran büyük bir patlama ve kaos hüküm sürerken, konağın duvarları arasında yaşananlar dışarıdaki yangından çok daha yakıcı. Peki bütün bu mutsuzlukların, kırgınlıkların ve yarım kalan hayatların asıl sorumlusu kim? Tam her şeyi anlamaya başladığınızı düşündüğünüz anda hikâye sizi Osmanlı dönemine götürüyor. Derviş Ali ve Handan’ın hikâyesine… Peki bu iki insanın yolları nasıl kesişiyor? Handan Hanım’ın tablosunun Canfeda Konağı’nda asılı olması gerçekten bir tesadüf mü? Katman katman açılan, açıldıkça yeni sırlar ortaya seren; kimi zaman gözlerimi dolduran, kimi zaman da beni hayretler içinde bırakan bir roman oldu. Tarık Tufan kelimeleri öyle ustalıkla kullanıyor ki bazı cümleleri dönüp dönüp yeniden okumak istedim. Altı çizilesi satırları, etkileyici finali ve insanın içine işleyen atmosferiyle çok sevdiğim kitaplardan biri oldu. Eğer hâlâ Tarık Tufan okumadıysanız, mutlaka onun dünyasıyla tanışmanızı öneririm. Altını Çizdiklerim “Aslına bakılırsa kıyamet meleği epey gecikmişti; çünkü insan kendi
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 23:27
Biz insanlar bazı kavramları kutsallaştırmaya meyilliyiz. "Annelik" , "Öğretmenlik" gibi. Sanki bu kavramlar sorgulanamazmış gibi düşünüyoruz. "Arkadaşlık " ve "Dostluk" da bu kategoride. Oysa her şey sorgulanabilir. Çoğu arkadaşlık ilişkisinde beklentiler etkilidir. Bir taraf daha baskın olduğunda diğer taraf bunu sorgulamaz mı? Kıskançlık, hayal kırıklığı, kırgınlık gibi duyguları arkadaşlıklarımızda hep yaşarız. Bunlar dile getirilmez çoğu zaman. Tiffany Smith arkadaşlık kavramını kötü yönleri ile de incelemeyi tercih etmiş. Dürüst bir yaklaşım. Güzel bir okumaydı. Hiçbir şeyi idealize etmemek, kusursuzu aramayıp olduğu gibi kabul etmek özgürleştirici bir yaklaşımdır.
Alıntı
Kötü ArkadaşTiffany Watt Smith · Kolektif Kitap · 202555 okunma
Ben Esme'yim
7/10
·188 syf.··
2026 44. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 16:27
Maggie O'Farrell'in Hamnet isimli kitabını okuyup çok beğendikten sonra bu kitabını da alıp okumak istedim. Kitabın ismi oldukça ilgi çekici gelmişti bana. Okumaya başladığımda kitabın bölümlere ayrılmamış olduğunu fark ettim bu benim birazcık hoşlanmadığım bir durum. Bu sefer yazarın anlatımı bana oldukça karmaşık geldi ama bunun sebebi karakterlerin arasında geçiş yapılmasından kaynaklanıyor. Bir anda geçmiş zamandayız, sonra şimdiki zamana dönüyoruz ve bazı aralarda çarpık bir zihinden gelen kopuk anıları okuyoruz. Tüm bunları okurken biraz karışık geliyor ama ben son sayfalarda çok şaşırdım, heyecanlandım ve her şey yerli yerine oturdu gibi hissettim. Esme Lenox... Ailesi tarafında yok edilen, unutulan, 61 yıl boyunca akıl hastanesine kapatılan bir kadının hikayesi. Öyle ki hastane kapanma aşamasına geldiğinde Esme'nin tek akrabası olarak oraya yazılan Iris'in bile bu kadından haberi yok. Yıllar sonra ortaya çıkan gizemli bir akraba ve düğümlenmiş aile sırları... Esme Lenox çocukluğundan beri ailesi tarafından uyumsuz bulunan, özgür ruhlu ve farklı biri. Küçükken yaşadığı travmalar gerçekten çok kötü ama bu travmalara ailesinin verdiği tepkiler daha da korkunç bence. Kız kardeşi Kitty ile olan ilişkisi, güvendiği tek insandan aldığı darbeler. Gerçekten aklı başında olan bir insanın bile delirmesine sebep olabilecek düzeyde. Esme Lenox sana kalbimi bırakıyorum. Kim seni suçlayabilir ki? Yaşanmamış koca bir hayatın intikamını mı aldın yoksa zihnindeki tüm o sesleri susturmak mı istedin ? Orayı tamamlamak benim hayal gücüme kalıyor artık. Kitabı genel olarak beğendim sonları okurken tüylerim diken diken oldu. Kitap hakkında sevmediğim şeyler Iris'in çarpık, uygunsuz ilişkileri. Üvey kardeşi ve evli bir adamla olan bu ilişkiler beni rahatsız etti ve hikayenin
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,072 okunma
Çok sevdim.
9/10
·256 syf.··
2026 12. kitabı
Bazı romanların bazı karakterleri unutulmaz ya bu romanda hiç bir karakteri unutabileceğimi sanmıyorum. Birbirleri ile bu kadar uğraşıp ama bu kadar seven, aile olmayı başarmış insanlar, komiklikleri, aşırılıkları... Tek bir sayfasından bile sıkılmadım. Mutlaka okuyun.
Ben Ninem, İliko ve İlarionNodar Dumbadze · Dedalus Yayınları · 2019217 okunma
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 375. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:06
Bu aralar radarıma giren kitaplarla şans eseri mi karşılaşıyorum yoksa bir okur olarak seçimlerimi artık daha mı isabetli yapmaya başladım bilmiyorum ancak Karanlık Kız son zamanlarda beni tatmin eden okumalardan biri oldu. Ne kurgusuyla, ne olay örgüsüyle… Asıl etkileyici olan benim için ana karekterin kendi duygu ve düşüncelerini çekincesiz bir dürüstlükle okura açıyor oluşu, üstelik ana tema tartışmaya çok da açık olmayan ve çoğunluk tarafından kutsiyet atfedilmiş annelik olgusu üzerineyken. Annelik her kadının yaşayacağı en tatmin edici duygulardan biri midir her zaman? Bir anne çocuğuna koşulsuz şartsız ve kesintisiz bir biçimde sevgi verme potansiyeli ile dolu olarak mı anneliğe adım atar, çocuğundan soğuyamaz mı, ondan uzaklaşma isteğiyle dolu olarak bulamaz mı kendini bir gün, birini diğerinden daha çok sevdiğini fark edemez mi? İşte bu soruları sorarken buluyor insan kendisini sayfalar arasında dolaşırken. Bir de şunu düşündüm okurken, ben çocuk sahibi olmayan ve öyle bir planı da olmayan biri olarak okudum bu satırları ve açık konuşmak gerekirse uzun zamandır da üstüne kafa yorduğum bir konu, yani aslında beni kitapta daha çok etkileyen şey karekterin dürüstçe kendiyle karşılaşması oldu, ele aldığı konu değil. Peki bir anne bu satırları okusa metnin onun üstündeki etkisi nasıl olurdu, merak etmeden de edemedim bunun cevabını. Elena Ferrante ile tanışmam bu kitapla oldu. Diğer eserlerine zaman ayırır mıyım, yakın zamanda olmasa da, evet. Okuyup araştırma ihtiyacı duyduğum bir konuda bir edebi metin okumak ilk deneyimimdi. Konu sizin de ilginizi çekiyorsa tavsiye ederim. Keyifli okumalarınız olsun.
Karanlık KızElena Ferrante · Everest Yayınları · 20231,395 okunma