Amerikada liselerde klasik olarak okutulan bir kitap. Bizler içinse sanırım daha çok Leonardo DiCaprio’nun oynadığı bir filmin kitabı..
Kitap basit, büyüleyici ve esprili - daha derin hikayenin ilginç bir tezatlığı-. Belli bir kesimin zenginlik ve aşk uğruna yaşadıkları maddi kaybın yanında kalplerinde açılan boşluğu hissedebiliyorsunuz. Amerikan rüyasının klasikleşen bir eseri diyebilirim.
Güzel, trajik ve romantik bir hikaye bağlamında beni yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı hakkında düşündüren bir roman oldu. Herkes sevmez, filmi kafi gelebilir..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...şimdiye dek duyduğum bütün filozoflar erkek. Ve erkekler de kendi dünyalarında yaşıyor anlaşılan. Beni gerçek dünya daha çok ilgilendiriyor. Çiçekler, hayvanlar, doğup büyüyen çocuklar. Senin filozofların durmadan insandan söz ediyor, boyuna insanın doğası hakkında deneme yazıyorlar. Ama bu insan hep orta yaşlarında bir erkek gibi görünüyor bana. Oysa yaşam hamilelik ve doğumla başlar. Sanırım şimdiye kadar çok az çocuk bezi ve çocuk ağlamasıyla karşılaştık felsefede. Sevgi ve arkadaşlık da azdı doğrusu."