...kalbi ruhunun bilinçsiz arzuları ya da sabırsız çalkantıları arasında geçen uzun, uykusuz gecelerin yorucu, boğucu, başa çıkılamaz sessizligi sonucunda artık parçalanmış ya da dağılmış mıydı...
Ama bu hayal uzun sürmedi. Bu heyecanın ardından düşünceler, hayal kırıklığı ve zapt edilemez bir öfke geldi; giysilerini bile çıkarmadan yorgana sarıldı ve kendini sert yatağına attı...