Kitap 3 kısa öyküden oluşuyor. İlk öykü Mürebbiye oldukça kısa, az ve öz bir hikaye. Alt metni güzel olsa da son derece basit yazılmış. Herkesin aklına gelebilecek çok basit bir kurgusu var ama sonunda ne olacak diye merak ettim. İki küçük kızın duygularını korkularını çok güzel hissettirdi.
İkinci hikaye en beğendiğim hikaye oldu. Şöhretten fakirliğe geçen bir adamı konu alıyor. Sonunda çok duygulandım. Gerçekten güzel işlenmişti.
Son hikaye fazlaca betimleme içeriyor. Betimleme okuyamayan biriyseniz satırları atlaya atlaya okursunuz.
Stephen zweig’in kitapları arkada çalan uygun enstrümental müziklerle inanılmaz bir haz veriyor. Kısacık olsalar da bambaşka hissediyorsunuz. Bu kitap da benim için öyle oldu. Sturz’un mutluluğunu , çocukların heyecanını, doğa betimlemelerini keyifle okudum.
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
Okurken hiç sıkmadı. 60 sayfa olduğu için hemen bitti. Konusu çok şaşırtıcı ya da sürükleyici olmasa da güzeldi. Çerez olarak okunabilir. Beğendiğim hikayeler arasında yerini aldı. Tavsiye ederim
Konusu cidden ilginç olan, sürükleyici bir kitaptı. Zaten kitap hakkında oldukça olumlu yorum yapıldığı için daha çok -kendimce- olumsuz yönlerinden bahsetmek istiyorum.
Kitabın arka tarafında yazılı konusunu okuduğunuzda kahramanımızın kokusunun olmadığını fark ettiğini ve kendine bir koku bulmak için her şeyi yapabilecek kadar gözü kara olduğunu görüyoruz. Gelgelelim kahramanın kendi kokusunun olmadığını keşfetmesine gelene kadar 150 sayfa falan var. O kadar çok olay değişiyor ki, ne zaman kokusuz olduğunu keşfedecek diye düşünmekten çoğu yeri atlamak istedim. Kitabın 264 sayfa olduğu düşünülürse, ana olayın bu kadar geç başladığı bir kitabın tanıtımına şak diye katilin kokusuz olduğunu fark edince cinayet işleyeceğinin yazılması yanlış olmuş. Oraya gelene kadarki olaylar da atraksiyonsuz düz kitaptı.
İkinci olarak eğer kokulara, parfüm içeriklerine pek haiz biri değilseniz kitabın yaklaşık 10’da birini atlayabilirsiniz çünkü her şeyin kokusu o kadar betimlenmiş ki ilk 5 kelimeyi okuyup atladığım paragraf çok oldu. Spoilerı okumayacaklar için söyleyeyim, hayal kırıklığı yaratabilir.
-AŞIRI SPOILER-
Sonu çok aceleye gelmiş gibi hissettirdi. Bütün bir kitap boyunca uğraşıp, uğruna o kadar kız öldürdüğü parfümü bi kerecik kullanması ve ölmesi... cidden o kadar çaba bunun için miydi Grenoille? Ya da Baldini’nin odasındaki iğnenin kokusunun bile betimlenip bu parfümün betimlenmemesi falan ne bileyim hayal kırıklığına uğradım. Yakışmadı Süskınd
Daha önce çok duyduğum ama bir türlü fırsat bulup tam olarak vakıf olamadığım bir karakterdi Gulyabani. Keşke daha önce okusaymışım dedirtti. Kitap o kadar akıcı ki okumaya geç saatlerde başlamasam 1 günde biterdi. Okurken hiç sıkılmadım. Olaylar o kadar yalın o kadar pürüzsüz anlatılmış ki sanki çok sevdiğim 400 sayfalık bir kitaptan tüm gereksiz betimlemeler, laf kalabalığı yapan cümleler çıkarılıp 200 sayfaya indirgenmiş gibi. Kitapta geçen doğaüstü varlıkların türk geleneklerine ait olması hikayeye daha da bağlıyor. Sanırım kitabın sonunu tahmin etmek zor değildi ama dediğim gibi benim daha öncesinde hiçbir fikrim olmadığı için ben şaşırdım. Kitap bittiğinde yüzümde kocaman bir gülümseme kaldı. İki günde bir solukta biten harika bir klasikti..
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Mavi Çatı Yayınları · 201917,9bin okunma
Stephen King’in korku romanları dışında da ne kadar başarılı olduğunu gösteren bir kitap oldu. Normalde kitapların başında olaylar gelişene kadar sıkılır, gelişme kısmından itibaren heyecanlanmaya başlarım ama 22/11/63 kitabın başından itibaren beni yakaladı. Kitap ilerlerken geçen küçük küçük olaylar bile inanılmaz merak uyandırıyor ve ne çıkacağını merak ediyorsunuz. Dil akıcı, betimlemeler insanı boğacak derecede sayfalarca yapılmamış gayet kararında. Kitap okurken pek heyecanlanan biri değilim ama öyle yerler var ki sanki film izliyormuşum gibi bir sonraki sayfayı kalbim çarparak merakla bekledim. Hele böyle kitapları gerilim Soundtrackleri eşliğinde okuyorsanız adeta bir gerilim filmi havası yaşatıyor. Sonu inanılmazdı şaşırtıcıydı. Bir çırpıda okundu. Kesinlikle kütüphanenizde yer vermelisiniz