Ve kadın sık sık unutuyordu.
Kendi bedeninin kumların evi olduğunu.
Hep ufalanarak geldiğini ve ufalanmaya devam ettiğini.
Sürekli parmaklarının arasından dökülmekte olduğunu.
Çünkü sen,bir gün kesinlikle beni terkedeceksin.
En zayıf olduğumda ve yardıma ihtiyacım olduğunda,
Geri dönülmez bir soğuklukla arkanı döneceksin.
Bunu adım gibi biliyorum.
Çünkü artık bunu bilmediğim zamanlara dönmek imkânsız.
Artık ben sana beyaz şeyleri vereceğim.
Kirletilse de, beyaz şeyleri,
Yalnızca beyaz şeyleri uzatacağım sana.
Artık daha fazla kendime sormayacağım.
Bu hayatı sana uzatsam olur mu, bilmem.
"Her ne olursa olsun, birkaç kez tekrar edilince anlamsızlaşır. ilkin gelişiyormuş gibi görünür; biraz zaman geçtikten sonra da ya değişir ya da rengi solmuş gibi gelir. En sonunda anlamı yok olur gider."