Kim başlasın?
“Eline almışken başla bari.” dedim. Ceyhun kahkaha attı. Süha gülüşünün sebebini sormak amaçlı gözünü kırptı. Ceyhun gülmekten yaşaran gözünü sildi.
“Ay eski sevgilime söylediğim son laf buydu da ona güldüm.”
Duşakabinin içinde dışarıya açılan bir pencere vardı. Duş alırken dışarıyı izlemek gibisi yoktur. Yağmurlu bir şehrin ortasında çırılçıplak dua etmek gibidir. Tüm sıkıntıların, o anda buharlaşıp bedeninden çıktığını görebilirsin. Güneşin görevini şehrin ışıkları üstlenmişti. Pencereden içeriye giren serin havayla, üstüme dökülen sıcak su savaşıyordu
Yetmiş yıllık ömrün, en az altmış senesini emekli olmak için çalışarak, emekli olduktan sonra da en fazla on senesini okey oynayıp ölümü bekleyerek geçirmektense, on sekiz yıllık bir ömrün tamamını mağarada resim çizerek, hayvan avlayıp karnımı doyurarak ve seks yaparak geçirmeyi tercih ederdim.
İnsanların birbirine küfür olarak kullandığı “hayvan” kelimesine uygun canlıların birçoğu ansiklopedik birer bilgiden başka bir şey değildir artık. Mükemmeliyetçi insanın, mükemmelleştirmeye çalıştığı dünyasında, mükemmel bir başarısızlık olmuştur sonuç. Bence insan, Homoerectus olduğu zamanlarda ateşi bulmakla yetinmeliydi. Yüzlük banknotlara, nükleer silahlara ve sabah programlarına gerek yoktu.