İnsanlar efendi olmanın esir olmak kadar kötü ve utanç verici olduğunu anlayana kadar hayat kötülükler ve acılar içinde sürüp gidecek Fırtınanın Habercisi
Cennet
@Cennetatly
·
Evet, hayat kötü ve merhametsizdir.Hayat, esirlerin özgürlük, efendilerin ise iktidar için giriştikleri kavgadır. Efendiler ve esirler oldukça hayat iyi ve güzel olamaz.

Okuduktan sonra bünyedeki eksikliği gidermek için " Alamut Kalesi" üzerine yazılmış eserleri araştırma isteği.. 😀 Eşimin arkadaşlarının önerisi ile başladığımız bir romandı. Halime'yi, Fatma'yı, Meryem'i, Apama'yı, Sara'yı, Züleyha'yı, Hasan Sabbah'ı, Süleyman'ı, Yusuf'u, İbni Tahir'i, Cafer'i, Naim'i... vb. birçok karakteri evimizdeki sohbetlerimize dahil etmek benim için güzeldi.. Dört gözle eşimin yorumunu bekliyorum. 😃😀
Viladimir Bartol'un "Fedailerin Kalesi Alamut" romanını az önce bitirdim. Bir yanım bitmesin diye okumamam gerektiğini söylüyordu ama bırakamadım elimden. Hüzünlüyüm şimdi. Ne çok alışmıştım Seyduna'ya Apama'ya, Meryem' e İbni Tahir'e... Birden yanlız kaldım sanki.
Michael Biggins'in roman hakkındaki bir sözü ile bitireyim. "Bartol'un 'Alamut' taki en büyük başarısı, hikaye anlatıcısı olarak ortadan kaybolmayı başarıp, hikayeyi karakterlerinin sürdürmesine olanak vermesinde gizlidir."
Apama yanlarına geldi.
“Kızlar nasıl?” diye sordu Hasan.
“Çok konuşuyor, çok çalışıyor, çok gülüyor çok da ağlıyorlar. Ama pek fazla düşünmüyorlar.”
“En iyisi. Aksi takdirde hapishanede olduklarının farkına varırlardı. Bunun da onlara bir faydası olmazdı. Siz kadınlar haremlere, hapishanelere alışıksınız. İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp, onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey zamanın ve mekanın tutsağı haline getirir.”
Fedailerin Kalesi AlamutFedailerin Kalesi Alamut