cey

tekrar okumayı düşündüğüm bir kitap
10/10
·110 syf.··
2025 3. kitabı
İnanılmaz varoluşsal kaygıları olan bir kitap. Karakterin duygusuzluğundan hepimiz farkındayız aslında ama aynı zamanda kitaptaki en duygusal karakter oydu aslında. Ölümü kabullenmek isteyişi aynı zamanda yaşama isteği ama bunu reddetmesi, bunların hepsi kendi varoluşuyla ilgili düşünceleri kafamı aşırı karıştırdı. Kitabın sonunun belirtilmemesi: demek istediğim, idamdan kurtulup kurtulmamasının açıklanmaması ama bir nevi ya öyle ya böyle idam ettireliceğinin dolaylı yoldan söylenmesi başta hoşuma gitmedi çünkü bilmek istiyordum ancak karakterin son sayfalardaki kabullenişi bizi bu sona yönlendiriyor. Kafamı karıştıranda bu çünkü hem kaçma planları yapıyor yada kurtuluşunun olasılıklarını düşünüyordu. Rahibe bugünün ilerki hayatında andığı bir gün olmasını istediğini söylüyordu fakat ilerledikçe ne yaşarsa yaşasın ister annesi ölsün ister evlensin her şeyin eşit olduğunu yaşamasının hiç bir şey ifade etmemesini söylemesi, bu dünyayla bir olduğunu, yaşamasının önemsiz olduğunu söylüyordu. Kafamda düşünüyorum bu acaba kendisine ölümü kabullendirme şekli miydi? Çünkü kendisi eğer her şeyin önemsiz olduğunu düşünürse kendini ölüme karşı sakin ve kayıtsız bırakabilir ve rahat ölebileceğini sanıyordu galiba. Küçük detaylarla yaşamı farkediyor ve üzülüyordu, annesinin ölüme yaklaştığı zamanlarda yeni bir aşk bulmasını haklı buluyordu, yaşadığımız sürece ölümü düşünmenin anlamsız olduğunu belirtiyor bir de. Bütün hayatı boyunca mutlu olduğunu hala da mutlu olduğunu hissediyor, bu mutluluğun sebebi başına gelecek her şeye hazırlıklı ve kayıtsız olmak mıydı acaba? Kitabın diğer detayları hakkında da kurbanın hayatının karakterimiz tarafından değersiz sayılması, dava süresince savcının olaydan daha çok katilin annesinin cenazesine karşı kayıtsız olmasının üzerinde durması gibi
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Reklam
3/10
·48 syf.··
2022 3. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 09:49
İnce, atıştırmalık bir kitap gibi gözüküyor diye başladım. Ayrıca Schopenhauer’un kadınlar üzerine görüşlerini bilerek belirli bir olumsuz beklentim vardı. Yazarın aşk ile düşüncelerin yarısı doğa, hayvansal dürtüler vs ile alakalı. İnsanın akılla da eşini seçebileceği ancak aşk olmayacağını, aşk evliliklerinin mutsuzluk doğuracağını, evliliğin tek amacının yeni nesiller meydana getirmek olduğunu anlatmış. Şahsen ben aşk davranışının bu kadar basit bir şey olduğunu düşünmüyorum.
Felsefe
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Temel Eser Yayınları · 201816,8bin okunma
9/10
·304 syf.··
2022 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 23:17
Aşk ve Gurur’un olay örgüsünden çıkmamış, bana göre gayet yerinde ve güzel bir uyarlama. Özellikle Elizabeth’e verilen katil, savaşçı rollerine bayıldım çünkü karakterine efsane bir şekilde uymuş. Kitabın orijinalinde Lizzy’nin kişilik olarak yeterince güçlü ve gözü pek biri olmasına rağmen belirli bir uzmanlık alanı veya yeteneğinin olmamasına üzülürdüm. (Tabi dönemin şartlarını da ele almak lazım) Ancak bu kitapta tam da imrenilecek bir kadın baş kahramandı. Çok ilginçtir, aslında hoşlanmam ama kitapta şiddet içeriğinin fazla olması okumayı çok zevkli kıldı. Dövüş sahnelerinin detayları epey heyecanlandırdı ve insanların dövüş eğitimlerine göre donanımlı olup olmamalarının karar verilmesi güzeldi. Son olarak da Lydia ile dalga geçmeleri komiğime gitti, asıl kitapta verilmek istenilen mesaj bu uyarlamada direkt verilmiş. Kısacası akıcı ve eğlenceli bir kitaptı, Aşk ve Gurur’u sevmiş ve azıcık fantastik kitap severlerine tavsiye ederim. “Bennet kardeşlerden -Majestelerinin hizmetkarlarından, Hertfordshire’ın koruyucularından, Shaolin’in sırlarının taşıyıcılarından ve ölümün gelinlerinden- üçü artık evliydiler; bütün savaşçıları yenebilecek tek güç, onlara kılıçlarını bıraktırmıştı.” Jane Austen
Edebiyat
Aşk ve Gurur ve ZombilerJane Austen · Domingo Yayınevi · 2009583 okunma
10/10
·168 syf.··
2021 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2021 13:32
Efsane bir kitap. Puşkin’in anlatımı harika ötesi, hiçbir abartı yada gereksiz betimlemelere yer verilmemiş. Her bölüm ve anlatılan her olay yavaş yavaş birleşiyor. Çok güzel akıyor, sürekli farklı duygular yaşıyorsunuz. Kesinlikle okunmalı.
Edebiyat
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Amfora Yayınları · 200636,8bin okunma
9/10
·480 syf.··
2021 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 20:10
Jane Austen’nın okuduğum 4.kitabı ve açıkca söyleyebilirim ki bana göre en detaylı işlenmiş kitabı. Kitapta karakterler ve yakın çevreleri öylesine ayrıntısına kadar incelenmiş ki bi raddeden sonra onları kendi arkadaşınız, komşunuz ve teyzeniz olarak görüyorsunuz ve davranışlarını tahmin etmeye başlıyorsunuz. O seviyeye geldiğimden sonra kitap bana sıkıcı gelmeye başlamıştı o yüzden bir hayli yavaş okudum ancak ben kitabın sonunu öngördüğümü sanmıştım, yanılmışım. Bazı olaylar sizin gözünüzün önünde ama aynı zamanda arka planda çok ilginç bir şekilde gerçekleşiyor şaşırıyorsunuz. Beklemediğim çok olay yaşandı ve karakterleri tanırken gözümden bir sürü şey kaçırdığımı farkettim. Jane Austen’nın kitabı çok gereksiz uzattığını düşünüp keşke başlasamaydım demiştim ama sonunu okuduktan sonra yazarın, kitabın sonunu aşırı aceleye getirdiğini düşündüm, son olayların bana göre ortalarda yaşananlardan daha uzun anlatılması daha güzel olurdu ama biliyorum Jane’nin yazım tarzı böyle. Özetle, çok beğendim.
1000k
EmmaJane Austen · Can Yayınları · 201814,1bin okunma
Reklam