Apo

Apo

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
2019 38. kitabı
Zygmunt Bauman
8.8/10 · 261 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Romanın bir bütün olarak topluma, en azından toplumun roman okuyan kesimine yararı nedir? Diyalog. Ortak bir tartışma konusu. (...) Romanlar zemin yoklamak için ideal konulardır." (s.65) "Dolayısıyla, romanları iyi ya da kötü yazılmış olanlar, popüler olanlarla popüler olmayanlar diye sınıflandırmanın yani sıra, diyaloğa dahil olanlarla olmayanlar diye sınıflandırmak da mümkündür, belki daha da yararlıdır. (...) Ama bir romanın içeriği ya da kalitesi ne olursa olsun, genel bir diyaloğun tutturulabilmesi için insanların, en azından yeterince insanın romanı okumuş olsa gerekir." (s 67)
Edebiyat
"Bir üniversite kampüsünde dolaşın" diye ateş püskürür Geoff Dyer, Bir Hışımla'da, "neredeyse elle tutulur bir ölüm kokusu alırsınız, çünkü yüzlerce akademisyen dokundukları her şeyi öldürmekle meşguldür." Özgün edebiyatın hayatla dolup taştığını, oysa edebiyat eleştirisinin, geçimlerini üzerinden sağladıkları yaratığı boğan, dünyadan kopuk kölelerin işi olduğunu söyleyen Dyer haklı mı?" (s.108) "Entelektüel kontrol ve tırmanan sıkıcılık, aşikâr olandan ziyade ezoterik olana, içerikten ziyade tekniğe odaklanmayla el eledir." (s.110) "Dyer akademisyenlere veryansın ederken fevkalade canlı ve angajedir: "Birbirlerine sokulup halka olmuş otuzbirciler grubu, birbirlerini boşaltırken başkaları görmesin diye dünyaya sırtlarını dönmüşler." (s.111)
Edebiyat
Tim Parks ve Avrupalı/Amerikalı Olmayan Okur
9/10
·224 syf.··
2019 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2019 23:28
Bu kitabın önemini, sanıyorum, küresel roman üzerine söyledikleri oluşturuyor -zaten kitabın alt başlığı da bunu ele veriyor. Parks şöyle yazıyor: "Günümüzde okuma koşulları elli yıl, hatta otuz yıl öncekinden farklı; asıl sorulması gereken soru, çağdaş kurmacanın bu değişikliklere nasıl uyarlanacağıdır; çünkü eninde sonunda uyarlanacaktır. Hiçbir sanat dalı tüketildiği koşullardan bağımsız var olamaz. Kastettiğim, içinde yaşadığımız sürekli dikkat dağılması hali ve bunun hatırı sayılır boyutlarda bir kurmaca eserle başa çıkabilmek -yani esere dalıp günler, haftalar, aylar boyunca çeşitli kereler tekrar tekrar dönmek, her defasında öykünün ya da öykülerin akışını, iç referans kalıplarını, eserin başka romanlar, hatta genelde dünya çerçevesi içindeki konumunu hatırlamak- için gerekli özel enerjileri nasıl etkilediği (s.29)." Fakat Parks'a, bir üçüncü dünya okuru olarak katılmadığım noktalar da var elbette Mesela, Öykülere İhtiyacımız Var Mı? bölümünde söyledikleri... Burada liberal bir Avrupalı edebiyat eleştirmeni pozu takınan Parks, öykülerin "bizim" (buradaki "biz" üzerine de düşünmeli biraz: Bu biz kimdir? Kuşkusuz, bir Çinli, bir Vietnamlı, bir Şilili, bir Kürt hatta bir Rus dahi değildir. Kimdir peki? Açıkça bir Amsterdamlı, bir Londralı veya bir New Yorkludur bu biz; yani deneyimin yoksulluğunu çektiği Avrupa -Terry Eagleton böyle söylüyordu Edebiyat Olayı kitabında- ve kuşkusuz kültürel hegemonyaya sahip Amerika olsa gerek) hayatımıza olan etkilerini sorunsallaştırıyor. Doğrusu şunu sormak gerek: Bu coğrafyada öykülere ihtiyacımızın olmadığını neden öne sürelim? Kuşkusuz, Öykülere ihtiyacım(ız) var "burada". Belleksiz bir toplumda yaşanamayacağını, edebiyatın bellek ile iştigal halinde olması buna karar vermemde etkili olmakta. Muhtemelen Parks şu küçük
1000Kitap
Ben Buradan OkuyorumTim Parks · Metis Yayıncılık · 2016279 okunma