"Sonbaharda ölmek iyi şey," dedi. "İlkbaharda ölüp de yağmurları görmemek, ürünlerin nasıl baş vereceğini bilememek güzel değil. Ama sonbaharda, nasılsa her şey bitmiş oluyor."
Uzaklaşmak kolay değil, Bay Allen. İnsanın bazen hatırlamak, bazen unutmak isteyeceği bir konu herhalde. Ama uzaklaşmak zor, çünkü o zaman insan tümüyle bittiğini anlar... sonsuza kadar.
Oldukça uzun yaşadılar. Bir ay arayla öldüklerinde Pat otuz yaşındaydı. İkisi de mutsuz, içleri acı dolu, hayatlarından hoşnut olmayan insanlar olmuşlardı, ama yine de ufacık hayat kıvılcımına inatla sarılmış, ancak uzun mücadelelerden sonra ölmüşlerdi.
Pat zamanla, hiçbir genç varlığın zerre kadar değeri olmadığına inanır oldu. Gençlik sarsaklıktı, kusursuz yaşlılığa hazırlık sayılabilecek saçma sapan bir dönemdi. Gençler, yaşlılarlara karşı görevlerinden başka hiçbir şey düşünmemelilerdi. Yaşlılara saygı göstermeli, onlara vardıkları düzeyin hakkını vermeliydiler. Ama buna karşılık yaşlılar gençlere karşı hiçbir nezaket borcu altında değildi!..
Annesi ne kadar istemişti sevilmeyi. İstemişti ama, sevgiyi nasıl çekebileceğini bilememişti. Israrları çocukları tedirgin etmiş, ondan iyice uzaklaştırmıştı.