Miray Boztemir

Miray Boztemir
@aprilrain
English Teacher
Çanakkale 18 Mart Uni. English Language and Literature & Anadolu Uni. International Relations
Adana
Adana, 6 Nisan
849 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Sonra ülkelerin, insanların parçalanması o denli sıradanlaştı ki, aklımızı koruyabilmek için başkalarının acılarına yabancılaşmak zorunda kaldık. Bu olurken her birimizin hayatı da parçalanıyordu; ama bu par­çalanma adı "yapısökümü" konarak şirinleştirilmişti.
Sayfa 103
Reklam
Bize hep "eskiden bu kadar marka, çeşit yoktu; herkes aynı kıya­fetleri giyerdi, ha bir de tüp gaz kuyruğunda beklerdik" hikayesi anlatıldı. Bugün her marka var da hayatlarımız özgünleşti ve öz­gürleşti mi? Zaten bir yanda bu kadar çeşitlilik, seçme özgürlüğü lafları duyup, diğer yandan da bu kadar benzer hayatlar ve sorunlar yaşıyor olmamız tuhaf değil mi?
Sayfa 102
Bize yüksekçe bir ücret verdiler, ama el çabukluğuyla pahalı şey­ler satın almaya mecbur ettiler, bunu da esasen bizi zamana sıkıştırarak yaptılar. Yemekhanelerimiz kapandı ve elimize bir ticket koçanı tutuşturuldu, bu arada plazanın etrafında yemek fiyatları iki katına çıktı. Öğle tatillerimiz bir buçuk saatten bire, sonra 45 dakikaya indi. Zaten tüm gün bilgisayar başında oturduğumuz­ dan, her öğlen hamburgere dürüme abanıp obez olmamak için hem daha sağlıklı hem de hızlı yenebilecek şeyler bulmak zorun­ da kaldık; suşiyle, avokadolu salatayla ve daha nice para tuzakla­rıyla böyle tanıştık. Çeşit çeşit afyon, düzeni katlanılabilir, dolayısıyla sürdürülebilir kılıyor.
Sayfa 101
Toplumsal mücadelede örgütlü örgütsüzü her zaman yener. Ör­gütlü hareket edebilsek, sahip olduğumuz niteliklerle dinci gerici­likten çok daha büyük bir güç haline gelir, ona boyun eğen yoksul sınıfdaşlarımızı da kurtarırız. Ama bireyselliği örgütlülüğe tercih ettiğimiz müddetçe kendimizi ağlak "kalabalık içinde yalnızlık" muhabbetleriyle avutmaya devam edeceğiz ve elimizde kalan son özgürlük kırıntılarını da kaybedeceğiz.
Sayfa 93
Çeşidi ne olursa olsun baskı karşısında örgütlü biçimde direne­meyen çürür, çünkü bireysel direniş en iyi ihtimalle bir "hayatta kalma stratejisi" dir. Askerde arazi olmak gibidir, aynı baskıyı ya­şayan diğerlerinin zararına yapılır. Bu yolu seçen insan belki bir "beyaz yalaka" olmaz, ama sonunda her örgütlü mücadele çabası­na bir kulp takıp hiçbirine destek vermeyen, yalnız ve sevimsiz bir insan olur. Patron sadece kolayca tasma taktığı köpeklerden değil, böyle ıssız, insansız narsistlerden de faydalanır. Sonuçta kendi­ni fazlaca beğenen insan hep takdir görmeye açtır ve böyle birini eşek gibi çalıştırmak için maaş zammı vaat etmenize dahi gerek yoktur; bir süre korku ve kuşkularla terbiye edip ardından birkaç koşullu övgü cümlesi sarf etmeniz yeterlidir. Ofisteki anarşizan, aykırı tipin genelde en çok çalışan olması da, müdürle kavga etti­ ğimizde arka çıkmaması da bundandır.
Sayfa 86
Reklam