Hazel abartılı bir tavırla içini çekti. "Ama unvarı olan bir aptal. Beni buna benzer bir elbiseyle görse gerçekten evlenme teklif eder mi sence?"
"Neden etmesin ki?" dedim, suratındaki ciddi ifade karşısında kahkahamı tutmaya çalışarak. "Tabii ki erkekler sadece dantelli elbiseler giyen kızlara evlenme teklif etmeyi düşünürler. Neden zekânın yerine güzelliği seçebilecekken hem zekâ hem de güzellik beklesinler, değil mi?"
Hazel kaşlarını çattı. "Bir kız neden herhangi bir şeyi güzelliğin üzerinde tutsun ki? Bir kadın, her bakımdan kocasına itaat etmelidir. Düşünme işini de kocasına bırakmalıdır." (kitabın içine girip şu Hazele tokat atasım var)
"O halde o aptal çocuğa bu kızı göstermemiz lazım. Eminim çözmekten büyük keyif alacağı bir denklem olursun. Neyin var, neyin yok; ortaya ser, kuzen. Sonuçta beynimiz bir korse için icat edilmiş değil. Bırak, erkekler dünyayı yönettiklerini düşünsünler. Sonuçta tahtta oturan bir kraliçe. Bunu sakın unutma.”
Partilerin seçimlerde aptal avcılığına çıkmaları, onları kandırmak için başvurdukları demagojinin demokrasi yerine geçmesiyle neticelenir. Gazetelerde sık sık gördüğümüz “demokrasi demagoji haline geldi” sloganı bir kelime oyunundan ibaret sayılamaz, demokrasinin halkı bir rakam halinde görmesinin zarurî neticesidir. On cahili dokuz âlime tercih eden bir sistemde bilginin demagojiye mağlûp olmasına şaşar mısınız?