Şahsiyetin Muhafazası
İnsanın bu fani dünya gurbetinde kendi hakiki kimliğini bulması, evvela ne olmadığını bilmesiyle, yani bir nefy ameliyesiyle başlar. Kelime-i Tevhid’in ilk kelimesi olan La, kalbin etrafını saran sahte ilahları, modern vitrinleri, kurgulanmış narsist imajları ve nefsin bütün batıl iddialarını temizleyen muazzam bir süpürgedir. İnsan, mükemmellik ve ayıpsızlık baskısı altındaki sahte maskelerini ancak bu değilleme fiiliyle La ile kırabilir. Lakin bu nefyediş, nebevi bir mihenkle ve bir teslimiyetle İllallah ufkuna sabitlenmediği takdirde, ruhu inşa etmek yerine onu dipsiz bir hiçliğin ortasında bırakır. Şayet bu değilleme nebevi hitaptan kopar ve kalbi bir liyakatsizlikle buluşursa, insan ortada kalır. Ne o olabilen ne bu kalabilen, yaşadıklarını tefsir ve anlamlandırmayı reddeden şaşkın nefis, orta yol zannettiği kimliksizlik rampasından aşağı fütursuzca yuvarlanır. Bu araf, tam anlamıyla uçuruma uçarak gitmek gibidir. Absürd kişilerin absürd cümlelerine, hal ve tavırlarına, okuduğunuz çok satan yazarların saksağan laflarına La süpürgesiyle her şeyi süpürüp yerine İllallah'ın mutlak ve nurlu ikamesini koyamayan modern aklın kaçınılmaz hazin sonudur. Onlar sahte olanı reddetmiş, fakat yerine hakiki olanı koyamadıkları için ben o değilim ama bu da değilim şaşkınlığı içinde, kendi inşa ettikleri anlamsızlık dehlizlerinde kaybolmuşlardır. Alternatifi çok olanın ve zihninde sahte mükemmellik şablonları arayanın, nihayetinde hayattan ve hakikatten alacağı lezzet eksik kalacaktır. Bir mümin ferasetiyle şöyle bakar, bu küre-i arzda, bu çölleşmiş asırda hepimiz birer sürgün, cennet ufkuna doğru yürüyen birer yolcuyuz. Kendimizi mutlak manada fildişi kulelerinde müstesna görerek kibre kapılmak, fıtratın zaaflarından azade olduğumuzu iddia etmek nefsin en sinsi oyunudur. Hakiki
Duygu ve Düşünce
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📗#Kâfirler: “Biz ne bu Kur’an’a inanırız, ne de bundan önceki kitaplara” diyorlar. Sen o zâlimleri bir de hesap için getirilip Rablerinin huzurunda durdurulduklarında bir görsen! Birbirlerine laf yetiştirmeye çalışacaklar: Dünyada zayıf düşürülüp ezilenler büyüklük taslayan liderlerine seslenerek: “Eğer siz olmasaydınız biz elbette iman ederdik” diyecekler. 31 Büyüklük taslayanlar ise, zayıf düşürülüp ezilenlere: “Size doğru yolu gösteren kitap ve peygamber geldikten sonra, siz iman edecektiniz de, biz mi sizi ondan zorla alıkoyduk. Hayır, asıl siz günaha dalmış inkarcı suçlulardınız” diye karşılık verecekler. 32 Bu kez, zayıf düşürülüp ezilenler büyüklük taslayanlara: “Hiç de öyle değil! Gece gündüz işiniz gücünüz hilekârlıktı. Allah’ı inkâr etmemiz ve O’na ortaklar koşmamız için bize baskı üstüne baskı yapıyordunuz” diyecekler. Kendilerini bekleyen azabı gördüklerinde ise artık tartışmayı bırakacaklar, içlerine çöken pişmanlık acısı bir kor gibi yüreklerini yakıp kavuracak! Biz de o kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçirip, hepsini aşağılık bir halde cehenneme sürükleyeceğiz. Onlar, başka değil, sadece yaptıkları günahların cezasını çekecekler! 33 #Tefsir: 📖 📖 Dünyada nüfûz, güç, kuvvet sahibi olup kendileri inanmadıkları gibi, zayıf buldukları bir kısım insanları da Allah yolundan saptıran kibirli nasipsizler vardır. Kur’ân-ı Kerîm, saptıranlardan “müstekbir”, onlara uyup sapanlardan ise “müstaz’af” olarak bahseder. Ne kitap ve peygambere ne de âhirete inanan bu zâlimlerin, mahşerdeki kavgalarından, birbirlerine laf yetiştirmeye çalışmalarından acıklı bir manzara arz edilir. Özeti şudur: Hiçbiri suçu sahiplenmek istemez, hep birbirlerini suçlarlar, o korkunç cehennem azabı karşısında bir suçlu bulup onu kurban vererek kendilerini
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
📌 *Avret Yerleri ve Mahremiyet* 👉 *İslâm dini,* insanın şeref ve haysiyetini korumak için *avret ve mahremiyet* hususuna büyük önem vermiştir. Avret yerlerini örtmek, sadece bir edep meselesi değil, Allah Teâlâ’nın emridir. 👉 *Kur’ân-ı Kerîm’de* şöyle buyrulur: _“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek elbise indirdik...”_ (A‘râf, 7/26) ❗ Mümin erkek ve kadın, Allah Teâlâ’nın *belirlediği ölçüler* içerisinde giyinmeli, avret yerlerini örtmeli ve başkalarının avretine bakmaktan sakınmalıdır. 👉 *Avret* , kişinin kendi cinsine ve karşı cinse göre farklılık gösterir. 🔹 *1.) Erkeklerin Erkeklere Karşı Avreti* 👉 Erkeğin erkeğe karşı avreti, göbek deliğinin altından başlayıp diz kapağının altına kadar olan bölgedir. Göbek deliği avret değil, diz kapağı avrettir. Bir erkeğin *avret yerlerini açması* haram olduğu gibi, başka bir erkeğin de bu bölgelere bakması haramdır. ❗ Top oynarken, yüzerken, hamamda bulunurken, gezerken veya başka herhangi bir durumda avret yerlerinin açık olması caiz değildir. 🔸 *2.) Erkeklerin Kadınlara Karşı Avreti* 👉 Erkeğin kadınlara karşı avreti de, erkeğin erkeğe karşı avreti gibidir. Buna göre bir kadın, şehvet bulunmadığı takdirde erkeğin göbek ile diz kapağı arasındaki bölge dışında kalan yerlerine bakabilir. *Ancak şehvet* bulunursa veya şehvetten korkulursa bakması caiz olmaz. 🔹 *3.) Kadınların Erkeklere Karşı Avreti* 👉 Kadının yabancı *(namahrem)* erkeklere karşı avreti, yüzü ve elleri hariç bütün bedenidir. Genç kadının, şehvet fitnesi sebebiyle yüzünü örtmesi vaciptir. ❗Kadının kayınbiraderi, amca oğulları, dayı, hala ve teyze *oğulları* gibi kişiler de namahremdir. Özellikle bunlara karşı mahremiyet ölçülerine ve tesettürene dikkat etmesi gerekir.
Din İslam
﷽ “Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” (A’râf Sûresi, 199)
Adını unuttuğu zamanlarda
kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor tıkanır, ölür metropollerde.
Hayata Dair
Öyle..
Seni anlatırken kullandığım kelimeleri bile kıskanıyorum bazen. Dudaklarımdan dökülen her harf, sana olan özlemimi biraz daha sivriltiyor. Kimse seni benim anlattığım gibi tanımasın, kimse o duruşundaki gizemi benim kadar bilmesin istiyorum. Hem bütün dünya ne kadar muazzam olduğunu anlasın, hem de kimse sana bakmasın... Öyle bir araf, öyle bir yangın.
Duygu ve Düşünce