“İnsanlaşma; adaletsizlik, sömürü, baskı ve ezenlerin şiddetiyle engellenir; ezilenlerin
özgürlük ve adalet özlemiyle kaybettikleri insanlığı yeniden kazanma mücadelesiyle
olumlanır."
“Erken çocukluktan fakülte mezuniyetine kadar süren, astarı yüzünden çok pahalıya mal olan, ütopyacılardan devşirilme süreç.. Aileleri, okulları, karakterleri dağıtır bu dönem. On milyonlarca çocuğa yetersizlik hissini musallat eder. Ulusun hayatındaki bütün canlılık özünü soğuran bir negatif enerji kara deliğidir. Gençlerin gündelik hayattan kaybolmasının çok tehlikeli ve tehlikesi gittikçe artacak sonuçları vardır. Bizi çok şeyden yoksun bırakan okul öğretiminin gerektirdiği bütün o bürünmeler ve bağ kopmaları yüzünden, pek düzenli şirketsel hayatlarımızın talep ettiği duvardan duvara konforlarımızın içinde, özgürlükçü hareket gücümüzü, birlik ve bütünlüğümüzü, omuz omuza verme duygumuzu kaybettik.”
Sıradan insanların pekala yapabilecekleri şeyleri halletmek için uzmanların gerektiğine inanmak tuzağına nasıl oldu da düştük?
Eğer okul görmemiş köylüler bir çelik fabrikasını söküp sonra da yeniden kurma işini profesyonellerden üç kat daha hızlı yapabiliyorlarsa sizin ve benim doğru diye kabul etmeye şartlandiğımız şeylerin hepsini bir kez daha gözden geçirmeye ihtiyacımız var demektir.
Açık kaynak tarzında, öğretmek bir meslek değil, bir işlevdir. Sunacağı herhangi bir şeyi olan her kişi öğretme işini yapabilir. Kimin öğretmen olup olmadığına hükumet değil öğrencinin kendisi karar verir. Açık kaynakta hocalık yapmak için bir lisansa Socrates'ten daha fazla ihtiyaç duymazsınız. İşte tam burada açık kaynağın temel kabullerinin ne kadar farklı olduğunu hissedebilirsiniz. Sizden bir şey öğrenmeme kararını verdiği için hiçbir öğrenci başarısızlığa uğramaz.
Asıl amaç mümkün olduğunca fazla sayıda bireyi, tehdit oluşturmayacak bir düzeyde tutmak, standartlaşmış bir vatandaşlık öğretisini yaymak, başkaldırı ve özgünlüğü öldürmektir.Dünyanın her yerinde sistemin okullarindaki eğitimin amacı budur.