9/10
·752 syf.··
2026 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 17:25
Biraz değişiklik, biraz kafayı dağıtmalık kitap arayışım da karşıma çıkan kitaptı => Düş Peşime ;) Bazı bölümleri okumadım zira hoşlanmıyorum :( Lakin Wattpad yazarlarında bu bölümler olmazsa olmuyor sanırım... Teşekkürler Kıymetli Sage Taylors ,her şeye rağmen amacımı karşılayan bir kitaptı ;)
Düş PeşimeSage Taylors · Lolla Yayınları · 202449 okunma
Mükemmeliyetçi olanlara.
Puan vermedi·184 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 08:40
Uzun zamandır mükemmeliyetçi olduğumun farkındaydım ve buna dair kabullenme ya da çözüm arayışım yoktu. Mükemmeliyetçi olanların özellikle okuması gerektiği, duygularına isim koyamayan ya da duygularını tanımlayamayanların ya da bazen nasıl davranması gerektiğini bilemeyenlerin de okumasını önerdiğim bir kitap. Yazar ise Amerika’nın bir üniversitesinde öğretim üyesi olan ve uzun yıllar psikoloji hatta utanç üzerine araştırma yapmış olan bir araştırmacı.Benim için kendi araştırmalarından ve hayatından örnekler vererek anlatması büyük önem taşımakta.Artık benim için bir başucu kitabı.
Mükemmel Olmamanın HediyeleriBrene Brown · Butik Yayınları · 2011616 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tutunamayanlar ansiklopedisine tutunmaya çalışan birinden.
Puan vermedi·724 syf.··
2026 5. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 10:23
'Bazen en içten duygularını seni tanıyanlara değil tanımayanlara emanet etmek daha güvenilir gelir.' Size emanet. TUTUNMAYA ÇALIŞIRKEN Bazı insanlar hayata geç kalmaz; sadece erken yorulur. Benimki de öyle bir yorgunluk. Ne tam bir vazgeçiş, ne de gerçek bir direnç… Arada kalmış, adı konulamayan bir duruş. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ında anlatılan o kırılgan, ironik, içten içe çürüyen ruh hâline benzeyen bir yerden bakıyorum artık dünyaya. Bir zamanlar her şeyin mümkün olduğuna inanıyordum. İnsan isterse değişir, çabalarsa olur sanıyordum. Şimdi ise çabanın kendisi bile ağır geliyor. Sanki her adımda biraz daha eksiliyorum. Tıpkı Selim gibi, içimde sürekli konuşan ama hiçbir yere varmayan bir ses var. Sürekli sorgulayan, küçümseyen, erteleyen… Ve sonunda beni benden vazgeçiren. Ben bir “tutunamayan” değilim belki. Çünkü tutunmak için hâlâ bir şeyler arıyorum içimde. Ama yoruldum. Tutunmaya çalışmaktan, anlamaya çalışmaktan, kendimi bir yere ait hissettirmeye çalışmaktan yoruldum. Şimdi daha çok bırakmanın eşiğindeyim. Ne düşmek istiyorum ne de yükselmek… Sadece durmak. Belki de asıl trajedi burada başlıyor: İnsan tamamen vazgeçemediğinde. İçinde hâlâ bir umut kırıntısı taşıyıp, onu yaşatacak gücü bulamadığında. Ne Selim kadar cesur bir yok oluşum var ne de Turgut kadar inatçı bir arayışım. Ben arada kalmış biriyim. Kendi hikâyesinin kenarına çekilmiş, izleyen ama müdahale etmeyen. Ve galiba en çok bu acıtıyor. Çünkü insan bazen düşmez. Bazen sadece yavaşça çözülür.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
Sınırsızlık
Puan vermedi·400 syf.··
2026 8. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 22:47
Kitap klasik kişisel gelişim kitaplarının oldukça üstünde bir verim sağlamayı vaad ediyor. Ben kendi adıma faydalı bulduğumu söyleyebilirim. Kitabın özetini çıkardım. İçinde geri dönüp ihtiyaç duyacağımı hissettiğim tüm bilgileri bir deftere yazdım . Bir odaklanma niyeti ile okumaya başladığım kitaba evet kesinlikle odaklandım . Çünkü dağınık okumalarıma bir düzen arayışım vardı ve bu düzen için en ideal kitabın insana öğrenmeyi öğreten bir kitap olması da oldukça önemliydi. 5 dk 10 kelime ezber yöntemi, daha iyi bir sunum için sunum sırasını akılda tutucu yöntemler vs içinde faydalı bilgiler çok fazla . Kesinlikle tavsiye ederim tekrarlı kişisel gelişim kitaplarından çok farklı . Keyifli okumalar
SınırsızJim Kwik · Parola Yayınları · 2021471 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 27. kitabı
Bu kitabı okumama vesile olan kişi aynı zamanda hayatta bazı olay ve durumlara farklı bakış açısıyla bakmamı, hiçte farkında olmadan sağlayan kişidir. Genç delikanlının, hayata artık eskisi gibi bakamayışı, iç âleminde farklı düşüncelerin, farklı isteklerin kapısının aralanmış olması bütün hayat serüveninin seyrini değiştiriyor. Kendi anlam arayışı mı yoksa yalnızca bir macera mı? Bence bu her okur için değişecek bir temel taş. Bana kalırsa başka bir hayatın var olduğunu bilmenin ve buna ulaşmanın hazzıyla yola koyulup, kendi anlam arayışını hem yolculukta, hemde aşkta bulan bir delikanlının hikayesi bu. İlk kitap yorumum bu olmalı diye düşündüm, zira benim de arayışım bu genç delikanlı gibi yol da şekilleniyor..
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
6/10
·542 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 22:00
Nasıl Seri Katil Oldular? kitabını okurken bende oluşan duygu merak değildi. Katil olan o insanları anlamaya çalışmaktı; belki de yer yer onlara hak vermekti. Çünkü kimse bütünüyle beyaz değildi. Hepimizin siyaha çekildiği ya da çekilme ihtimalinin olduğu anlar vardı. Aslında biz gri alanda kalanlardık… Hani şu herkesin bildiği ama kimsenin üstlenmek istemediği alan. Jack Rosewood' u okurken kitabı takip edenlerden çok, onunla kavga edenlerden oldum. Zaten bu kitap seri katilleri anlatmıyor; adaletin ve onun terazisinin nasıl eksildiğini anlatıyor. Terazi o kadar bozulmuş ki bazen suç ağır geliyor, bazen de suçlu. Sayfalar ilerledikçe cevaplardan çok, içimi kemiren bir huzursuzlukla baş başa kaldım. Kitabı kapattığımda adalet arayışım zaten yoktu; çünkü benim meselem adalet değil, adil bir yaşamın gerçekten mümkün olup olmadığıydı. Adalet benim için içi boşalmış bir kavrama dönüşmüştü; hani çok kullanılıp anlamı aşınan kelimeler vardır ya… İşte onlardan biri. Bazı suçlarda insanı yoran şey cezanın varlığı değil, adalet duygusunun yokluğu oluyor. Cezayı koymuşuz, duyguyu unutmuşuz. Dosya kapanıyor ama vicdan açık kalıyor. Adaletin gölgesinde kalan insanlar neyi savunur? Adaleti mi, yoksa adil bir yaşam hakkını mı? Suçların esiri olan insanları yargılamak, adaletin terazisini daha da mı bozuyor? Muhtemelen bu yüzden her şey gölgede kalıyor. Geç gelen adaletin ise sistemde bir yeri var ama kimse tam adresini bilmiyor. Bir insanı öldürmek dakikalar alırken, katilin hikayesi için saatler, yıllar harcayan bir sistemi anlamaya çalıştım. Kitap bunu sorgulamak yerine sanki “alışın artık” der gibi normalleştiriyor. Bir insana verilen en büyük ceza gerçekten ölüm müydü, yoksa yıllarca anlatılan bir hayat hikayesi mi? Suçluyu kim ilan eder? İnsan mı, yasa mı, toplum mu, yoksa sistem mi? Bu
Nasıl Seri Katil Oldular?Jack Rosewood · Yakamoz Yayınevi · 2024389 okunma