"Kusura bakmayın ama bu râviler hakkında nasıl kanaate varıyorsunuz, sanki hiçbir delile dayanmayan şahsi kanaatlerinizi sunuyor gibisiniz?” deyince gülümseyip şöyle dedi:
"Evladım büyük münekkitlerden olan hocam İbn Mehdî'nin iki sözünü aktarayım sana. Benim de bulunduğum bir derste benzer bir soruyu 'Adamın biri sarrafa bir dinar götürüp onu bozmasını istese, sarraf da bu dinarın sahte olduğunu söylese, bu adamın kalkıp sarrafın bunu neden sahte kabul ettiğini sorgulama hakkı olur mu? Ben bu iş için yirmi sene çalıştım.' diye cevaplamıştı. Bir başkâ seferinde ise 'Bu birikim hadis meclislerinde çok oturmakla, münazara ve tecrübeyle elde edilir.' demişti.” Cevabın etkisini talebede görünce sözlerine şöyle devam etti: "Benim kanaat serdettiğim râvilere dair görüşlerimi kaydet ve aynı kişileri bu sahada çalışan diğer bilginlere de sor. Aynı veya çok yakın cevapları onlardan da alacağına eminim. Çünkü her birimiz benzer bir metodu işleterek râvi hakkında bir kanaate varırız. Her bir râvinin rivayetlerini elde eder, onları diğer râvilerin rivayetleriyle karşılaştırırız. Eğer râvinin naklettiği haberler diğer kimselerinki ile uyumlu ise râvinin güvenilir olduğunu anlarız; hadisleri diğer râvilerle uyuşmayan bir şekilde aktarırsa onun zayıf biri olduğuna kanaat getiririz.”