Kendi olmayı önemsemeyen insan, dünyadaki yerini alma onuruna da kavuşamaz. İnsanın kendi olmayı önemsemesi ancak kendisi hakkında bir bilgi, bir bilinç, hem içkin hem aşkın bir kavrayış elde etmesiyle mümkün olur.
İnsan kendi doğrularını dış dünyanın somutluğu içinde bulursa şiire yüz vermez.
Kendisini bir başkasına yansıtarak görmek istiyorsa, kendini bir başkasına söyleyerek işitmek, başkasına öğreterek kendine öğretmek istiyorsa şiire başvurur.
Ne var ki şiirle elde edilen doyum aynı zamanda bir açlığın başlangıcıdır çünkü her şiir insanın bütünle arasında bulunan mesafe hakkında sahip olduğu bilinçlilik durumudur, her şiir insanın bütüne olan hasretini kamçılar.
Bundan 30, 40 sene sonra dünya aleminde vukua gelecek terakkiyat-ı fenniyeyi göremeyeceğime yanıyorum. Zaman öyle gidiyor ki bundan belki 30 sene sonra olacak şeyler beşeriyeti hayrette bırakacak. 25 yaşında olsam, dev adımlarıyla ilerleyen bu terakkiyatı belki göreceğim diye memnun olurdum.
Nazım Hikmet'in pederi Hikmet Bey