Yalnızlığın, hayatı terk etmenin ihtiraslardan uzaklaşmanın, sessizliğe karışmanın, karların altında ıssızlaşmanın, bir boşlukla çevrelenip o boşluğun parçası olmanın sakin ama yakıcı bir şehveti var, insanın ruhuna işleyen.
Julia isimli küçük karakterimiz içinde oluşan boşluktan şikayetçidir. Boşluğu doldurmak için türlü türlü yol arar. Peki bir şey bulabilir mi insan? Yoksa sadece kendi içine baksa yeterli midir?
Hayat aslında rastlantılarla doludur. Aynı zaman da kayıplarla da doludur. Önemli olup olmadığı bize bağlıdır. Aslında boşluk hayatta kalabilme ve iyileşebilme sürecimizdir. Hepimizin içindeki boşluklara selam olsun.