Ali Doganata

İslamda madde ve maneviyat 1
Aliya İzzetbegoviç - Doğu ile Batı arasında İslam... (Kitabından alıntıdır) Ve nihayet İslâm’ın en yüce trajik figürü olan şehit... Şehit Allah’ın yolunda savaşçı”, evliya ve mücahittir. Ruh ve kan birliği, yani aslen değişik iki düzene ait olan iki prensip burada birarada ve ortadadır. İki yönlülüğe dayanan talebini, Kuran, ona yeni yeni şekiller vermek sûretiyle, tekrarlamaya devam ediyor. Şimdi ise tefekküre müşahedenin katılmasını istiyor. Biri din, öbürü ilim veya daha doğrusu, ilmin başlangıcı veya va’dedilmesi. Kur an, hazır ilmî hakikatler ihtiva etmiyor, etmesi gerekli de değildir. Bunun yerine esaslı ilmî bir tavır ve dış dünyayla bir münasebet kuruluyor ki, bu bir din için alışılmamış bir şeydir. Tabiattaki pek çok gerçeğe işaret eden Kuran, insandan onlarla ilgili cevap istiyor. İlimle (“okumak”la Kuran) ilgili talep şimdi Allah’a karşı olmayıp, bilakis, Allah’ın adınadır (“Rabbının adıyla oku...” Kuran, 96/1). İnsan burada yaratıcı tabiatı değil, Allah’ın bir şaheseri olan tabiatı müşahede eder ve araştırır. Onun için bu müşahede objektif, bigâne, “istekten mahrum’’ değildir; ilmî merak ve dinî hayranlığın bir karışımıdır. Kuranın sık sık kullandığı tabiat tasvirleri bu temayülü en iyi bir şekilde gösteriyor. (Kur’an, 50/6-11, 16/65-69, 6/95-99, 26/7, 21/33, 2/164, 22/45-46, 30/9, 88/17-20, 56/63, 68, 71). Tamamen tabiata yönelmiş bu ayetlerde dünyanın kabulü, tabiatla herhangi bir çatışmamn bulunmayışı açıkça hissedilmektedir. //(
Reklam
Tedavi edilen umutsuz hastalık
Motivasyonun gücü kitabından TEDAVİ EDİLEN POTT HASTALIĞI Pott hastalığı ya da omurga tüberkülozu eski zamanlarda çocuklar için korkunç bir dertti. Bu hastalığı kapanlardan biri de Frederick Elias Andrews isimli, Indianalı bir çocuktu. Hastalık onu yürüyemeyen, elleriyle dizlerinin üstünde hareket etmek zorunda kalan, bedeni eğri büğrü olan, engelli bir çocuk haline getirmişti. Doktoru onu iyileştirmenin mümkün olmadığını söyledi ama Andrews bunu kabul etmedi ve kendi duasını oluşturdu. Kendi olumlamasını geliştirerek bunu her gün defalarca tekrar etti ve ihtiyaç duyduğu özellikleri zihnine kazıdı: Eksiksiz, kusursuz, güçlü, kuvvetli, sevgi dolu, uyumlu ve mutluyum. Geceleri söylediği son şey, sabahları söylediği ilk şey bu dua oldu. Başkaları için de dua etti, onlara sevgi ve sağlık düşüncelerini yolladı. Zihninin bu tavrı ve bu dua şekli, ona katlanarak geri döndü. İnancının ve sebat etmesinin ödülü çok büyük oldu. Korku, öfke, kıskançlık ya da haset gibi düşünceler dikkatini ele geçirmeye başladığı anda vakit geçirmeden zihninde bunlara karşı gelen olumlamasını söylemeye başlıyordu. Sonuç olarak bilinçaltı, ona alışageldik düşüncelerine göre bir yanıt verdi. Güçlü, dimdik durabilen, sağlıklı gelişen genç bir adam oldu..
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Alıntı