10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
"Ardiyeye kaldırılan sadece eski eşyalar değildi; merhamet, samimiyet ve o en çok ihtiyacımız olan 'insanlık' da tozlu raflarda yerini almıştı." Modern dünyanın gürültüsünde ruhunuzun sesini duymakta zorlanıyor musunuz? Bayram Ali Okumuş, 'Ardiye'de Unutulan İnsanlık' ile bizi tozlu rafların arasına, en saf halimize geri çağırıyor. Merhameti, vefayı ve samimiyeti sakladığımız o 'ardiye'nin kapısını aralamaya cesaretiniz var mı? Eğer varsa bu kitabı mutlaka okuyarak içsel yolcuğa dahil olmalısınız.
Ardiye`de Unutulan İnsanlıkBayram Ali Okumuş · Klaros Yayınları · 202523 okunma
derin
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Bayram Ali Okumuş, bu eserde nesneler üzerinden sarsıcı bir insanlık panoraması sunmuş. Ardiye metaforu, modern insanın 'gereksiz' bulup bir kenara ittiği ama aslında özünü oluşturan değerlerin mezarlığı gibi. Yazarın kullandığı kişileştirme sanatı ve eşyaların diliyle kurduğu o melankolik atmosfer, okuru sürekli bir vicdan muhasebesine zorluyor. Dil oldukça ağdalı ve metaforik; yavaş yavaş, sindirilerek okunması gereken bir metin. Unutulmuşluk duygusunu iliklerinize kadar hissettiriyor.
Ardiye`de Unutulan İnsanlıkBayram Ali Okumuş · Klaros Yayınları · 202523 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·80 syf.··
2026 1. kitabı
#ardiyedeunutulani̇nsanlık Eser doğa, insan ilişkisi ve geçmişin izleri üzerinden derin bir insanlık sorgulaması yapmaktadır. “Ardiyede Unutulan İnsanlık” bölümünde, betonların arasına hapsolmuş modern insanın trajedisi ile köyün sükuneti karşılaştırılırken; çocukluk anıları ve kaybedilen dostlukların yarattığı hüzün ön plana çıkmaktadır. Hikayede insanın kendi eliyle yarattığı yıkımı ve bu yıkımın ardından gelen yalnızlığı ortak bir tema olarak işlemektedir.  Arif Dede, köyünü terk etmeyen son insan olarak doğayla bütünleşmiş, ağaçlarla ve hayvanlarla konuşan bilge bir karakterdir. Hüseyin ise yaşadığı büyük aşk acısı ve sevdiğinin trajik ölümü sonrası sessizliğe bürünmüş, toplum tarafından “meczup” olarak yaftalanmış bir sevda adamıdır. Bu iki karakter, sadakat ve vefa kavramlarının yaşayan ama unutulmuş birer simgesi olarak sunulmaktadır.  Eserde doğa, sadece bir arka plan değil, duygu ve düşünceleri olan canlı bir varlık olarak tasvir edilir. Sedir ağacı ve orman ahalisinin Arif Dede ile kurduğu diyaloglar, insanın doğaya verdiği zararı bir “şikayet” konusu haline getirir. Diğer yandan, ardiye odasındaki eski eşyaların (sandalye, ayıcık, şamdan) kendi aralarındaki tartışmaları, insanların vefasızlığına ve eşyaların bile bir ruhu olduğu düşüncesine vurgu yapar.  Kitap, modernleşmenin getirdiği yabancılaşmaya karşı bir duruş sergiler. Köylerin ıssızlaşması, şehirlerin boğucu dumanı ve bitmek bilmeyen hırslar, insanın özünden uzaklaşmasının nedenleri olarak gösterilir. Hikayenin genelinde hakim olan melankolik hava, okuyucuyu vicdan, merhamet ve gerçek sevgi gibi yitirilmeye yüz tutmuş değerler üzerine yeniden düşünmeye davet etmektedir. #okumaönerisi #tavsiyekitap #okumakgüzeldir
1000Kitap
Ardiye`de Unutulan İnsanlıkBayram Ali Okumuş · Klaros Yayınları · 202523 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 14:16
#okudumbitti YAZAR: BAYRAM ALİ OKUMUŞ YAYIN: KLAROS YAYINLARI Herkese merhabalar bugün sizlere Bayram Ali Okumuş'un kaleminden çıkan ardiye'de unutulan insanlık kitabıyla geldim. kitap, sessizliğiyle konuşan metinlerden adeta. Yazar, ardiye kavramını yalnızca bir mekân olarak değil; unutulmaya bırakılmış duyguların, ertelenmiş hayatların ve kenarda kalmış insanların simgesi olarak kuruyor. Tozlanan eşyalarla birlikte ağırlaşan kalpler, söylenememiş cümleler ve görmezden gelinen yaşamlar satır aralarında usulca yerini alıyor. Anlatı büyük olaylara yaslanmıyor; tam tersine, sıradanlığın içindeki kırılmaları görünür kılıyor. Bir susuş, bir bekleyiş, yarım kalmış bir söz… Her bölüm, gündelik hayatın koşturmacasında fark edilmeden geçilen insan hâllerine odaklanıyor. Yazarın dili sade ama etkili; kelimeler yükselmeden, duygular derinleşiyor. Ardiye, kitap boyunca güçlü bir metafora dönüşüyor. Hepimizin içinde bir yerlerde bulunan, unutmak istediğimiz ama bir türlü vazgeçemediğimiz duyguların saklandığı bir alan… Okurken, bir yandan metnin kahramanlarına eşlik ederken bir yandan da kendi iç ardiyemizin kapısına yaklaşıyoruz. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren bir kitap. Bitirdiğinizde hemen kapanmıyor; insanın içinde dolaşmaya devam ediyor. Yüksek sesle anlatılan bir acı değil, sessizce çöken bir hüzün bırakıyor. Kalbe dokunan, durup düşünmeye çağıran, sade ama güçlü bir okuma. #ALINTILAR Oysa herkes ağlamalıydı; dertlerini içine atmamalı, haykırmalıydı; duvara, insana, ağaca, evrene... " iyiliğin kıymetini bilen, kötülüğe direnen herkes İçin yaşamak değerliydi.
Ardiye`de Unutulan İnsanlıkBayram Ali Okumuş · Klaros Yayınları · 202523 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 114. kitabı
BAYRAM ALİ OKUMUŞ-ARDİYE'DE UNUTULAN İNSANLIK "ArdiYede Unutulan insanlik". ismiyle bile aslında kitabin temel metaforunu çok güçlü bir sekilde kuruyor İnsanlığın bir "ardiye"ye, yani kimsenin uğramadığı, tozlanan. kullanılmayan, hatırlanmayan bir köşeye kaldırılması... Bu atmosfer kitap boyunca hem olay Orgüsünde hem karakterlerin iç dünyasında kendin hissettiriyor. Roman, insanın modern dünyada nasıl yavaş yavaş mekanikleştiğini, hislerini vicdanını ve empatisini kaybedisini çok keskin ama aynı zamanda duygusal bir dille anlatıyor. Olay örgüsünde karakterlerin yaşadığı değişimler aslında doğrudan toplumun geçirdiği dönüşümün bir yansıması. insan ilişkileri sahteleşmiş herkesin içindeki gerçek "insanlık" rafların en arkasına itilmiş ve kimsenin elini uzatıp tozunu almadığı bir hatıraya dönüşmüş gibi. Yazar bunu sadece soyut bir fikir olarak bırakmıyor; karakterlerin gündelik yaşamlarındaki kopukluklarla, birbirlerine dokunamayan ruh hâlleriyle, bazen bir cümleve bile sığan içsel çöküşleriyle örneklendiriyor. Kitaptaki dünya, kaba bir distopyadan çok, bugünün hafifçe karartılmış bir aynası gibi. Bu da romanı okurken okurun sık sık "aslında biz tam olarak böyle yaşamıyor muyuz?" diye düşünmesine yol açıyor. Kitap boyunca en güçlü his, unutuşun yarattığı sızı. İnsanlar hâlâ yașıyor, çalışıyor, konuşuyor ama "insanlık"la aralarına tuhaf bir mesafe girmiş. Bu mesafe romanın içindeki küçük sembolik anlarla cok net hissediliyor: bir bakışın anlamını yitirmesi, bir yardım isteğinin cevapsız kalması, bir çocuğun saf sorusunun yetişkinler tarafından duyulmaması... Bu ayrıntılar kitabı hem daha gerçekci hem de daha hüzünlü kılıyor Bayram Ali Okumuş`un üslubu ise kuru bir eleştiri sunmaktan çok daha içten. Okuruna kızmadan bağırmadan, kimseyi suçlamadan ama çok derinden sarsacak
Ardiye`de Unutulan İnsanlıkBayram Ali Okumuş · Klaros Yayınları · 202523 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2025 50. kitabı
"Ağaç Gölgesi", on üç öyküden oluşan, birbirinden bağımsız ama duyguda aynı derinlikte buluşan bir kitap. Her öykü başka bir kurgu, başka bir iç ses… Yazımı çok doğal, çok “tamamlanmış” hissettiriyor. Okuru sürekli kurgunun içinde tutan, başındaki merakı sonuna kadar taşıyan metinler bunlar. Benim için kitabın kalbi diyebileceğim öykü kitaba da adını vermiş olan, “Ağaç Gölgesi” öyküsüydü. En çok yaralayan, en çok içime oturan o öykü oldu. Ağaçların bir yaşamı kökleştireceğini düşünürdüm hep; yok edebileceğini, bir köyün kaderini karartabileceğini hiç düşünmezdim. Köy, orman, kayıp bir çocuk ve geride kalanların sessizliği… Sanırım uzun süre aklımdan çıkmayacak... Ama kitap tek bir öyküyle değil; her biriyle ayrı ayrı iz bırakıyor. Hüzünlü, tekinsiz, düşündüren ve insanın iç sesine dokunan bir dili var. Severek ve etkilenerek okudum. Tüm kitap dostlarıma gönülden #tavsiye Kitaptaki öyküler: – Anneannemin Kemikleri – Delik – Geride Bir Şey Bırakma – Puset – Ağaç Gölgesi – Sezonluk – Yatağımın Altında – Dışarıda – Tırmanma Duvarı – Ardiye – Taşınma – Parmak Uçlarında – Yanını Boş Bırak Ağaç Gölgesi Cemre Öğün
Edebiyat
Ağaç GölgesiCemre Öğün · Alakarga Sanat Yayınları · 20254 okunma