Puan vermedi·84 syf.··
2026 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 00:00
Kitabın adı:Puslu Hüzün Yazarın adı: Nadir Gezer Sayfa sayısı:84 Evet geldik mini minnacık bir kitap yorumuna. Yazarımızı Arifiye köy Enstitüleri kitabını okurken keşfettim.Arifiye Köy Enstitüsü'nde okuduktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü'nde okumuş. Bursa doğumlu yazarımız öykülerinde Bursa yöresi ve Bursa halkını işlemiş kahramanları deri işletmelerinde çalışan işçiler. Kitabımızın konusu eski Bursa'da şimdiki Merinos denen semtindeki deri işletmelerinde geçiyor. Kitabımıza adını veren öyküde işçi işveren çekişmesi var hele bir patron var ki 2 yılda bir hacca gidiyor ama işçi zam istediği zaman hemen işçiyi işten çıkarıyor. Kitap kahramanı olarak okuduğum tanıdığım yazarımızın kalemini sevdim diğer kitaplarını da okuyacağım.
Puslu HüzünNadir Gezer · Yaba Yayınları · 19892 okunma
Arifiye
10/10
·344 syf.··
2025 3. kitabı
Arifiye , Arifiye! Selam durdular bu güzel memlekete! elbet günün birinde bir arifiye daha doğacak bu ülkede, zamanında yokluklar zincirinde kavrulurken doğdu ise, muasır Türkiye'nin rehavet ahvalinde ise, var olacak elbet günün birinde!
Dipten Gelen Ses: Arifiye Köy EnstitüsüSüleyman Edip Balkır · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·776 syf.··
2025 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 10:59
Gerçek aydın insanlarımızın neler başarabileceğini, özellikle İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel önderliğinde başlatılan köy enstitülerin ülkeyi aydınlığa kavuşturmak için verilen çabaları geniş şekilde anlatan kitaptır. Kitap, köy enstitülerin nasıl zorluklarla kurulduğunu, neler yapıldığını,, hangi başarılara imza attığını, kimlerin tarafından bitirildiğini anlatmıştır. 1946 yılından sonraki süreçlerde enstitülerin sürekli inceleme ve denetleme yerleri olup bu ülke milletinin gelişmesini istemeyen kesimlerle 1954 yılında Dp döneminde kapatılmıştır. İkinci dünya savaşından sonra ABD’den destek gören ülkemiz, planlar doğrultusunda hükümetteki kişilerle birlikte bu ülke insanları karanlığa doğru götürmüşlerdir. Amerikalı eğitim filozofu John Dewey tarafından söylenen; “Benim düşlediğim okullar, Türkiye’de Köy Enstitüleri olarak kurulmuştur. Tüm dünyanın bu okulları görüp eğitim sistemini Türklerin kurduğu bu okulları göz önünde bulundurarak yeniden yapılandırması isabet olacaktır.” söylemiş olup bizim milletimizin daha çok sahiplenmesi gerekirken tam tersine enstitüleri bitirmişlerdir.
Uygarlığın Tuğlası Arifiye Köy EnstitüsüKarabey Aydoğan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2024 100. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2024 11:55
Kitabın adı:Arifiye Köy Enstitüleri Annemle Damla Söyleşiler Yazarın adı:Binnur Yeşilyaprak Sayfa sayısı:186 Anadolu 'dan bir Çalıkuşu öyküsü Annem Kadriye Hanımın yaşadıkları. Köyünden ilkokul sonrası eğitimine devam etmek için yatılı öğrenci olarak gönderilen ilk kız öğrenci Kadriye Hanım bir model bir Cumhuriyet kadını 1945 -1949 yılları arasında Arifiye Köyü enstitüsü'nde eğitim görmüş orada tanıştığı Kazım bey ile mezuniyetinden bir yıl sonra evlenmiş 33 Yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olmuş. Annem ve babamın 3 çocuğu var ben ortancıyım annemle Bu söyleşileri yaparken Köy Enstitüleri Özgün deneyimini bugünkü öğretmen yetiştirme sistemi ile karşılaştırmak ve değerlendirebilmek için geniş bir bakış açısı kazandığımı İtiraf etmeliyim çok güzel bir kitap okudum . Anne anlatmış kızı yazmış gerçekten bir Çalıkuşu öyküsü tavsiye ederim
Arifiye Köy Enstitülü Annemle Damla SöyleşilerBinnur Yeşilyaprak · Pegem A · 201452 okunma
öldükten sonra elbet millet gömüldüğüm çukurun üzerine bir taş daha diker
Puan vermedi·176 syf.··
2024 219. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 11:36
burada şu ana dek yazmış olduğum incelemeler arasındaki bu en uzun incelememi okuyan herkese şimdiden teşekkürler (ben olsam uzun demez okurdum. kendim yazdım diye demiyorum. valla. bak yemin ettim. lol.) okumuş olduğum bu kitap floridadaki ringling kolejinde mimarlık, sanat ve tasarım dersleri veren christopher s. wilson tarafından 'gelecekteki anıtkabirin ötesini tahmin edebilmek için geçmişteki anıtkabirin aydınlatılması' amacıyla/düşüncesiyle yazılmış. yazar bu amacını/düşüncesini kitabın hemen başında; ''bu kitap Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) hakkında değildir - en azından doğrudan. Kitap Atatürk' ün Osmanlı kenti Selanik'te (günümüzde Yunanistan'a ait) doğumundan bahsetmediği gibi, gümrük memuru bir babanın oğlu olarak geçirdiği çocukluğu hakkında da değildir. Bu kitap Atatürk'ün Osmanlı İmparatorluğu ordusunda kariyerinin daha başlarında gösterdiği başarıya odak­lanmadığı gibi, imparatorluğun Birinci Dünya Savaşı'nın ardından işgal edilmesi karşısında duyduğu hoşnutsuzluğu da anlatmıyor. Kitabın konusu ne Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı (1919-23) sırasında ve sonrasındaki liderliği, ne de onun Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı (1923-38) olarak gerçekleştirdiği laikleşme ve Batılılaşma yönündeki reformlarıdır. Son olarak, her ne kadar hikayemiz için girizgah işlevi görseler de, bu kitap Atatürk' ün son günleri ve ölümü hakkında da değildir.'' diyerek dile getirip kitabın içeriği, sınırı konusunda okuyucuya gerekli uyarıyı/açıklamayı yaparak başlar. Atatürk'ün mezar mimarisi üzerinden ulusal kimliğin inşasının ve oluşturulan/oluşturulmaya çalışılan bu inşanın sürdürülmesi konusunu yazar kitapta 7 ana 20 ara başlığa ayırarak okuyucuya anlatmaya çalışır. ben de hem kitabı daha doğru
Türk Tarihi
Anıtkabir'in Ötesi Atatürk'ün Mezar Mimarisi Ulusal Benliğin İnşası ve SürdürülmesiChristopher S. Wilson · Koç Üniversitesi Yayınları · 04 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2024 06:27
Siz de benim gibi ağaçlara o kadar çeşidine rağmen ağaç diyorsanız, manzaralar sadece bakıp geçmeli ya da son moda instagram icin fotoğraf çekip devam etmeli yerler ise bu kitabı okuduğunuzda epey utaniyorsunuz. Kitabın sadece utanma değil, bu konuda beni epey heyecanlandirdigini da söylemeliyim. Her yiğidin harcı değil hem utandırıp hem heyecanlandirmak. Mesela bilhassa Geyve yi çok merak ettim. Hiç duymamıştım oraları ya da Airfry kelimesine benzettigim Arifiye'yi. Keşke bizim buralara da gelse de onun dilinden bir de buraları dinlesem dedim. Kitabın ikinci bölümü daha da zevkli hale geldi. Eski istanbul yani kagithane ve bagcilarda koyunların otladigi Istanbul'u çocukluğunda yaşamış biri, yazar. Nasıl şaşırdım Nasıl garibime gitti.. Bilmiyormuşum meğerse. Tesbih/huzur taneleri, pullar ve dolma kalemler ve unutmaya yüz tutmuş nice değeri sığdırmış bu kısacık kitaba ordan da gönlümüze. Ne büyük maharet. Kaleminize pardon dolma kalemlerinize sağlık @ibrahimtenekeci
Geldik Sayılırİbrahim Tenekeci · Profil Kitap · 20201,212 okunma