Arif Mete

Sınırlarımızı bile bizi medeniyetlerinden saymayanların keyiflerine bırakıyorduk. Ordumuz için tek bir sözümüz yoktu. Kendi kendimizden kurtulmak istiyorduk.
Sayfa 171·Kitabı okuyor
Reklam
Bu nakışlı çorap bir türkü gibidir. Bir türkü sıcaklığında örülmüştür. Sarısı, kırmızısı, yeşili, mavisi, turuncusu, türlü rengi karışıp uyuşmuş, bir sıcaklık, bir yumuşaklık meydana getirmiştir. Aşk gibi, şefkat gibi bir şey olmuştur.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka, öyle, ikindin, akşamleyin başkadır.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Kapıya oturmuş kurar araba Bugün efkarlıyım gönlüm haraba Kitaplar getir de yeminler edem Senden gayrisine demem merhaba
Sayfa 34 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
40 yıl kuru temizleme yaptık. 40 yıl yanıldık. Ülkenin yarısı 10 liralık gömlek ararken diğer yarısının gömleğini 10 liraya temizledik. Asıl sazan bizdik...
Sayfa 103 - Doğan egmont yayıncılık·Kitabı okuyor
Reklam