Unutmak için verdiğim bunca çabadan
geçtiğim bunca yıldan sonra
tam unutmaya alıştırmışken kendimi
artık unutmak istemediğimi fark ettim.
"Artık unutmak istemiyorum!"
"Artık unutmak istemiyorum!"
Canan Tan’ın dili çok akıcı ve sürükleyici. Kitabı okurken kendinizi olayların akışına kaptırıp gidiyorsunuz. Ancak yazar, mutluluğun dozunu artırdığı anlarda bile arkada hep o melankolik havayı hissettiriyor. Hikaye ilerledikçe, Piraye’nin o güçlü duruşunun nasıl bir hüzne evrildiğini görmek okuyucunun kalbine dokunuyor.