Hiç yapılmamış o konuşmaların, hiç verilmemiş o cevapların ağırlığı... Kendi içinde kurduğun o devasa sahnede tek seyirci yine sensin. İçindeki fırtınalardan geriye sadece sessiz bir duman kalıyor. Duyuyorum.
Kitabın beni en çok etkileyen ve belki de en karanlık bulduğum yönü, "yaşlanmama ve kusursuz kalma" arzusu. Bugünün dünyasına baksana; sosyal medya filtreleri, estetik müdahaleler, herkesin en kusursuz, en genç halini sergileme yarışı... Aslında hepimiz kendi dijital portrelerimizi yaratıp, yaşlanmayı ve çirkinleşmeyi o portrelere hapsetmeye çalışmıyor muyuz? Wilde, 19. yüzyıldan bugünün insan trajedisini görmüş resmen. Dorian’ın o tablonun örtüsünü her açtığında duyduğu o dehşet ve merak karışımı his, modern insanın aynaya her baktığında hissettiği şeyle aynı..