Evlenmeden Önce
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 09:23
Bir insanın hayatında birçok dönüm noktası olabilir ve bunlar her insan için ayrışabilir-değişebilir ancak evlilik tüm insanların ortak dönüm noktasıdır. Peki evlilik neden bu kadar önemlidir? Neden tüm insanların ortak dönüm noktasıdır? Hayatımızın geri kalanını büyük ölçüde şekillendirecek bizi cennet bahçelerine ya da cehennem çukurlarına götürecek bu kararı verirken nelere dikkat etmeliyiz? Bu ve bunun gibi birçok kritik soruyu Doğan Cüceloğlu, Evlenmeden Önce kitabında ele alıyor. Bunu yaparken okurlarından gelen mektuplara sıkça yer vererek yaşanmış hikayelerden ibret ve örnek almamızı sağlıyor. Evlilik sadece yaşım geçiyor evlenmeliyim diye alınacak bir karar değildir. Sizi tamamlayacak olan doğru insanla bir araya gelmek ve birbirine yemin etmektir. Buna göre de bizi tamamlayacak olan insanı bulabilmek için önce kendimizi tanımalıyız. Nasıl bir kültür de büyüdük? Yaşadığımız ve yaşatmak istediğimiz değerler neler? Hayattan ve evlilikten beklentilerimiz gibi gibi konuları önce kendimize sormalıyız. Daha sonrasında karşımızdaki insanı tanımalıyız, tanımak için çaba sarf etmeliyiz. Aileler, sosyokültürel yapı, beklentiler, kaygılar, empati yeteneği gibi birçok faktörü ele almalıyız. Bütün bunlar bir arada uyum içinde çalışmalı aynı bir orkestra gibi. Kitap bize her faktör için gerçek hayattan örnek mektuplar göstererek her birinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Evlilikte temel aktörler ne kadar erkek ve kadın olsa da ailelerin ve diğer faktörlerin kaçınılmaz olarak etkisini gözler önüne seriyor. Mutlu olmak herkes ister ve mutluluk için fedakarlık, çaba ve empati en kritik değerler olarak öne çıkıyor. Yazardan okuduğum ilk kitaptı fakat kitabın dili o kadar sade ve arkadaşça ki hiç yabancılık çekmedim, yazarı daha önceden okumuş gibi hissettim. Evlilik
Evlenmeden ÖnceDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20217,5bin okunma
MEDARI MAİŞET MOTORU-ODİSİYA
Puan vermedi
Sait Faik Abasıyanık'ın öykücülüğünü üç döneme ayırıyoruz.1930'lu ve 40'lı yıllardaki gözlemci ve gerçekçi ilk dönemini, ikinci dönemi olan 1950'lerde bireyci, sürrealist ve doğa odaklı olgunluk dönemini yaşayan Sait Faik Abasıyanık, üçüncü dönem öyküleri olan Alemdağı'nda Var Bir Yılan adlı öyküsünde de görüldüğü gibi daha soyut konuları işlemiştir. Onun öykülerinde dikkat çeken homoerotizm, en çok da son dönem öykülerinde fark edilmektedir. O güne kadar açıkça anlatamadıklarını hiçbir şeye aldırmadan görülmemiş bir gözü peklikle yazmaya başlar. Öyküleri her ne kadar otobiyografik özellikler taşısa da okur olarak anlatılanları gerçek kimlikleriyle örtüştürme alışkanlığımızdan vazgeçerek, kitaplarda yazar-anlatıcı unsuru gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Medarı Maişet Motoru adlı öyküde sayfa 49'da yer alan şu satırlara bakalım: "Eğiliyorum. Bu açık dudaklar, yarı açık gözleriyle uyumuş arkadaşımı öpüyordum.. Belki ömrümde ilk ve son defa bir insanı, bilinmedik bir yerimde yıkanmış arzularımla bir daha, bir daha öpüyorum." Anlatıcının çocukluğunu anlatırken arkadaşlarından bahsettiği bu satırlarda, Odisiya'ya duyduğu arkadaşça sevgi ergenlik dönemi duygusallığından ibaret görünse de homoerotizm içermektedir.
Edebiyat
Medarı Maişet MotoruSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,710 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
5/10
·192 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
5/10 Bugün, okurken beni çok tuhaf bir ikilemin ortasında bırakan bir kitapla geldim: Nilüfer Kuyaş’tan Sarah ve Şemsi. 1888 yılının İstanbul ve Paris hatlarında geçen; Doğu ile Batı'nın, medrese ile modern tıbbın ortasında sıkışmış Şemsi ile dönemin efsanevi divası Sarah Bernhardt’ın hikayesi bu. Gelelim kitap hakkındaki hissettiklerim ve düşündüklerime. Kitapta sevdiğim çok güzel detaylar vardı. Yazarın o dönemi tasvir edişi, mekan betimlemeleri o kadar başarılıydı ki okurken kendimi gerçekten o yılların atmosferinde, tam olarak oradaymışım gibi hissettim. Şemsi’nin iki dünya arasındaki o sıkışmışlığı ve en çok da Sarah ile aralarındaki o tutkulu aşkın zamanla çok olgun, naif bir arkadaşlık ilişkisine dönüşmesini okumak hoşuma gitmedi diyemem. Üstelik kitabın sonu da gerçekten çok tatlı ve buruk bir güzellikte bitti. Peki o zaman neden 5 puan? İşte romanın en ilginç yanı burasıydı. Zihnimde hikayeyi merak ettiğim, karakterleri sevdiğim halde, gün içinde 4-5 bölüm okuduktan sonra kitabı bir daha elime almak istemediğim zamanlar oldu. Kitapta beni durduran, okuma isteğimi frenleyen eksik bir şeyler vardı ama adını koymak zordu. Sanırım o muazzam dönem betimlemeleri ve aşkın o sakin, arkadaşça yapısı, romanın ihtiyacı olan o sürükleyici ritmi ve dramatik heyecanı biraz gölgelemiş. Yazar hikayeyi o kadar saygılı ve sakin bir mesafeden anlatmış ki sayfaları bir solukta devirme dürtüsü ne yazık ki eksik kalmış. Kısacası; atmosferiyle büyüleyen, sonuyla gülümseten ama kurgusal ritmiyle beni tam anlamıyla içine çekmeyi başaramayan, "aklımın kaldığı ama elimin gitmediği" ortada bir okuma deneyimi oldu. Her zaman söylediğim gibi kitapla ve sevgiyle kalın :)
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024528 okunma
Kutsal İsyan Üzerine
Puan vermedi·608 syf.··
2026 9. kitabı
8 ciltlik destansı ederim ikinci cildi Mustafa Kemal in Şişli gunkerini ve Anadolu'ya geçiş hazırlıklarını ele alır.Aynı zamanda ulusal Kurtuluş savaşımızın unutulmuş, veya tarihin tozlu raflarında saklı kalmış, Hasan Tahsin (gerçek adı Osman Nevres), Topal Osman , Çerkez Ethem , Yörük Ali Efe,Demirci Mehmet Efe, Topal Osman, gibi kahramanlarının, kısa biyografileri ve destansı mucaleleri konu edilir. Ve Mustafa Kemal in Fikriye hanımla olan arkadasca diyaloğu.Ve Kuvayı milliyenin kuruluş aşaması, Türk halkonin bu haksız ve soysuz işgale vermiş olduğu şanlı tepki,göstermiş olduğu Kutsal isyan.. Kitabın anlatımına gelince, olayları destansı bir şekilde ele almış yazar.Toplumcu gerçekçi bir çizgidedir.Halkın çektiği yoksulluk, ve vatanseverlik duyguları güçlü bir anlatımla vurgulanmıştır.Sürükleyici anlatımı ve güçlü kurgusu sayesinde okuması kolaydır.Kronolojik bağlantılar tarihi sürece uygun geçişlerle okura sunulmustur. Üçüncü ciltle görüşmek dileğiyle.
Kutsal İsyan - 2Hasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 1990118 okunma
Off campus
Puan vermedi·448 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
İlk defa dizisi kitabından iyi olan bir kitap okudum. Bridgerton'ın tam tersi olmuş onda kitaplar çok iyiydi dizisi berbattı bunda kitabı beğenmedim dizisi çok iyiydi umarım 2. Sezonuda güzel olur. Bridgerton'ı belki Amazon çekseydi oda bunun gibi güzel olabilirdi... Keşke Amazon çekseymiş dedirtti. Dizinin sonundaki Hannah nın söylediği the girl that i am çok iyiydi. Genel olarak hannahnin dizide söylediği şarkılarda güzeldi. Garreta pina colada sonrası kareokede kur yaparak şarkı söylemesi falan. Spoiler Kitapta olup dizide olmayan garretgilde dizi izlerken saat gece 3 olunca hannahnin garretlarda kaldığı bölüm vardı patlamış mısır birbirlerine içlerini dökmeleri arkadaşça vs. keşke diziye koysalarmış oldum koymamalari kötüydü güzel sahneydi. Dizide logani öpüyor kitapta deani orda bi kafam karıştı dizide niye öyle yaptılar anlamadım. Ayrıca kitapta allie ve deanden hiç bahsetmemisler 2. Kitap heralde onları anlatıyor onuda okumayı düşünüyorum eğer öyleyse 2. Sezon ne anlaticak bunlar Hannah illa garretı palas pandiras geçiştirmiş oldular ozaman. Kitabın sonlarına doğru resmen Türk dizisi klişesi yaşattı phillin hannahaya uzak dur oğlumdan yoksa çulsuz koyarım onu, fakir kalır hokey oynayamaz demesi dedimki bir an yazar herhalde bizim pembe dizilerden çok izledi neyse bu da bridgerton kadar olmasada 2 günde bitirdim. Kitap okumaya dönmek için okunabilir ama dizisi daha iyi.
1000Kitap
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınevi · 20163,240 okunma
8/10
·448 syf.··
2025 150. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 13:19
Every Hart, New York'ta ünlü restoranlardan biri olan Inferno'yu yönetmektedir. Buz Kraliçesi lakabı ile ünlenmiş bir şeftir. Sadece kariyer odaklı bir hayat kurmuştur. Ve henüz karşısına onun buzlarını eritebilecek birisi çıkmamıştır. Ta ki arkadaşının ısrarı ile gittiği bir partide göz göze geldiği adamla tanışana kadar... Kane Rhodes, dünyaca ünlü bir motokros şampiyonudur. Aynı zamanda farlı ekstrem sporlada ilgilenmektedir. Ve gittiği partide karşılaştığı bir kadın ilk kez onun kim olduğunu bilmemektedir. Every, Kane'in kim olduğunu öğrendikten ve Kane, Every'e koşulsuzca çekilmeye başladıktan sonra ikili o geceyi beraber geçirmiştir. Hatta tutku dolu bir aşkın içinde kendilerini bulmuşlardır. Ancak Every'nin geçmişinden gelen biri ile kurdukları düzen rayından çıkacak, Kane'nin yakınındaki bir kişi ise onların bambaşka bir hayat yaşamasına neden olacaktır. Ve ikili Jupiter Kasabası'nda aylar sonra yüzleşecektir. Sayfaların hızlıca aktığı ve peşi sıra olayların gerçekleştiği bir kitaptı.Avery, güçlü, kendi ayakları üzerinde duran ama geçmişinde acılar ve zorluklar barındıran bir kadındı.Ve bu kadar güçlü olmasındaki nedende geçmişiydi.Kane, ise sıcak kanlı ve arkadaşça tavırlarının olmasının yanı sıra geçmişi travmalarla dolu bir karakterdi.Ve abisi Knox kitapta hem favori karakterim hem de hikayesini okumak istediğim bir karakter oldu.Avery ve Kane'nin ilişkisi her ne kadar tutkulu bir şekilde başlamış olsa da ilerleyen zamanlarda aşk ve bağlılık daha ön plana geldi.Ve kitapta fazlaca kısımların olduğunu belirteyim. Kitabın yarısından sonra olayar daha yavaş bir hale geldi ve Jupiter Kasabası'ndaki kişilerle tanışmak çok güzeldi. Onlarında ayrı ayrı hikayelerini merak ediyorum.Brax'ten kitabın başından sonuna kadar nefret ettim.Neyseki Knox benim yapmak
Yaktığımız ŞeylerAnne Malcom · Koronis Yayınları · 202573 okunma