Ram Ses

Ram Ses
@arkaikruh
Dimidium facti, qui coepit, habet: sapere aude, incipe. Çocuk kitapları üzerine yoğunlaşan bir öğretmen...‍‍
Arılar yağmuru getirecek...mi?
Puan vermedi·376 syf.··
2021 22. kitabı
Bir çocuk kitabı olarak addedilse de her yaş grubundan insanın okuyabileceği ve sevebileceği bir kurgusu olduğuna inanıyorum. Carol ve dedesinin ilişkisini oldukça sevdim. Demans hastalığı, yaşlıların durumu, aile değerleri, kökenlerine bağlılık ve saygı gibi temaları işlemesi güzeldi. Ortaokul öğrencileri başta olmak üzere herkes okuyabilir.
Edebiyat
Arıların ZamanıLindsay Eagar · Beyaz Balina Yayınları · 2019125 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yeterince zaman var ise neden bu telaş? Yok ise neden bu telaş?
10/10
·208 syf.··
2020 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2020 23:57
Gerçek hayatta bilincinde olmadan eksikliğini hissettiğiniz, rüyada bile peşinden koştuğunuz, size en mutlu hâlinizi sunacak olan hayalinizi bulsanız ve o hayali kendi ellerinizle bıraksanız ne hissedersiniz? Bilinçli bir hayal kurma sonucu elde edilen bir şey değil aslında bu bahsettiğim, keza Shangri-La da öyle bir yer değil. Dünyada birçok mitte yer alan, sonsuz huzur kaynağının simgesi kayıp yerlerden birisi Shangri-La. Kimileri Shambhala demiş, kimileri Agartha, kimileri Avalon, kimileri Valhalla, kimileri ise İrem... Her millet kendi inancına uygun bir ütopya yaratmış. Hilton da kendi ütopyasına Shangri-La demiş. Shambhala ise asıl ilhamı veren yer diyebiliriz, Tibet'te yüksek dağların doruklarında bereketli bir vadi. Hem de her yönden bereketli... Conway -baş kahramanımız- karakteri kendime çok yakın hissettiğim sorgulamalarla ve farkında bile olmadığı arayışlarla dolu bir karakterdi. Beni kitaba bağlayan da o oldu. Üzerine çok şey yazmak istediğim bir kitap ama spoiler vermeden yazamam ne yazık ki. Tek şikayetim kitabın daha uzun olmaması, Shangri-la'dan daha fazla bahsedilmemiş olmaması ama sanırım bu da "ılımlılık" gereği yapılmış bir seçim. Kitapta herkes kendisinden bir şey bulabilir, farklı özellikte karakterler olması size bu olanağı sunuyor. Yazarın dili de gayet sade, akıcı ve anlaşılır. Şimdiden keyifli okumalar.
Edebiyat
Yitik UfuklarJames Hilton · Can Yayınları · 2010502 okunma
Samt u râşe..
Puan vermedi·112 syf.··
2020 25. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2020 05:51
·
Peyami Safa'nın eserleri, hayatı gibi çeşitli geçişlerden ve katmanlardan oluşuyor bana göre. Nazım Hikmet'in eser hakkında "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, on bin, yüz bin, bir milyon satardı. Eğer ızdırabı, azabı ve neşeyi coşkun bir ciddiyetle duyan öz ve halis halk kitleleri okuma ve yazma bilselerdi." demesi de oldukça önemlidir. Çünkü kitabı okurken bilinçli bir coşkunluk sezmiştim; karakter oldukça derin duygulanımlar yaşıyor, farklı duygular arasında gidip geliyor ama aynı zamanda her şeyin de farkında ki çılgınca bir coşkuya kapılan insan genellikle bilincini koruyamaz. Ama bu karakterin ikisini aynı anda ihtiva etmesi -ağlama krizine girdiği an dışında- beni çok etkiledi. Kitabı yaklaşık iki buçuk saatte bitirdim. Hasta psikolojisini o kadar güzel işlemiş ki size asla ağır gelmiyor kitap. Okumanızı tavsiye ederim. Şunu da eklemek isterim ki kendi hayatından izler taşıyan bu kitapta (benzer hastalığı geçirmiş, Fransızca bilen bir beyefendi olması vs.) Fransızcayı savunan Paşa ve Doktor Ragıp'a karşı Türkçeyi savunması çok hoşuma gitti. Ayrıca Goethe, Shakespeare ve Tevfik Fikret gibi yazarlardan bahsetmesi ve eserlerinden alıntılar yapması çok güzeldi. Bu eserde farklı boyutlarda birçok konu psikoloji etrafında birleşmiş ve tam okunası bir eser meydana getirmiş.
Edebiyat
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
"Sevdiğin bir yaşam..."
10/10
·462 syf.··
2020 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2020 02:38
Arka planında bir tarihî olayın, 1789 Devrimi'nin bunalımlı havasını, sosyal ortamını ve insanların durumlarını oldukça başarılı şekilde betimlemiş mükemmel bir roman. Okuduğunuz hiçbir şey sebepsiz değil, romandaki her öge bir yer ile bağlantılı. "Bir romanda duvarda bir tüfek varsa ve yazar bunu tasvir etmişse o tüfek kitabın bir yerinde patlar." diyen bir hocamın bu sözü aklıma geldi okurken. Herkese karşı kayıtsız duran ama aslında fazla umursadığı ve duygusal olduğunu saklama ihtiyacı hissettiği için bir şekilde kendini uzaklaştıran, zaman zaman yaşadığı dürüst duygu patlamalarıyla kendini belli eden kitaptaki o fedakârlık abidesi o karakteri daha kitaba girdiği ilk anda çok sevmiştim. İnsana sebepsiz bir tanınmışlık, aitlik ve anlaşılma duygusu veriyor -en azından onun gibi olanlara. O ilk duruşma sahnesinden beri favori karakterimdi kendisi. Ön plandaki hikâye bu şekilde akarken arkadaki Devrim'in sesi hiç de arkada kalmıyor yazarın betimlediği sahneler sayesinde. Mizahi ögelerle süslü cümle kullanımları ise yazarın zekâsını sergilediği, üslubunu konuşturduğu mükemmel anlatımlar olmuş. Çok kolay okunan ve çok akıcı ilerleyen bir eser. Bu eseri övmek için o kadar yön ve sebep var ki... Tabii ki herkes sevmeyebilir ama çoğunluğun seveceğini düşündüğüm bir kitap, tavsiye ederim.
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,4bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2020 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 05:56
Kitabı sevdim mi? Sevdim. Güzel bir soru sorulmuş ve bu soru üzerine bir kitap yazılmış. Ayrıca olay akışı da gayet güzel. İnsanların "hükmedemediği" sayılı şeylerden biri olan Ölüm'ün bir var bir yok olmasının insanlar üzerindeki etkisi gayet güzel ele alınmış. Herkes ölümden korksa da kimileri bundan olabildiğince kaçınsa da kimileri ölümü kollarını açarak minnetle karşılar. Bu ikilemleri hissedebiliyorsunuz kitapta. Ütopya-distopya karışımı okumayı sevenler için ilgi çekici olacaktır.
Edebiyat
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma