İçimde çaresiz bir arzunun acısı var. Ayşe benim İzmir yolunda bacaklarımı bıraktığımı bilmedi. Hâlâ da eğer cephede top patlarsa ve kollarım, kafamla sağ kalırsam sürünüp gideceğimi bilmiyor.
Hastanenin kapısından ameliyat ve pansuman salonuna kadar sedyeden geçilmiyor. Bahçe bile sedyeyle dolu. Birçoğu ayakta, kolları, bacakları sarılı, toparlayarak geliyorlar. Bu zabitlerin hiçbiri şikayet etmiyor. Cesur ve vakur yüzleri çamur, kan ve barut içinde; hepsi sigara içiyor.