Armağan

Armağan
@armagangok
Yazılım Geliştirici
Bursa
6 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Deneyimlemek
“Bak gıcıklık etmeye başladın şimdi.” “Gıcıklık etmiyorum Sofie. Bir filozofun soru sorması hiçbir zaman yanış değildir. Şu anda Hume felsefesinin belki de en önemli noktası üzerine konuşmaktayız. Cevap ver şimdi. Taşın her seferinde yere düşeceğinden nasıl böyle emin olabiliyorsun?” “O kadar çok gördüm ki, eminim bundan.” “Hume olsa, bir taşın yere düştüğünü çok sık deneyimlediğini söylerdi. Ama her zaman düşeceğini deneyimlemiş değilsin. Normal olarak taşın yerçekimi nedeniyle yere düştüğü söylenir. Ama böyle bir yasayı kimse görmemiştir. Sadece bir şeylerin yere düştüğünü görürüz.” "Bu da aynı şey değil mi?” “Tam değil. Sen dedin ki, tasin düşeceğine inanıyorsun, çünkü bunu çok sık gördün. Hume da işte tam bu noktayla ilgileniyor. Taki durumun peşpeşe gelmesine o kadar alışmışsın ki, taşı ne zaman bıraksan hep aynı şeyin olacağını bekliyorsun. ‘Değişmez doğa yasaları’ hakkındaki fikrimiz de bu şekilde oluşuyor zaten.” taşın düsmeyecegi?" “Peki Hume'a göre gerçekten düşünülebilir bir şey mi taşın düşmeyeceği?” “Taşın her defasinda yere düşeceğine o da senin kadar inanıyordu kuşkusuz. Ama bunun neden böyle oldufuna dair bir deneyimimiz olmadığına da işaret etmişti.”
Sayfa 312·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Özgürlük
"Yine de son bir soruyu yanıtlaman gerekiyor: Büyük bir bahçede yetişen birbirinin aynı iki ağaç var. Biri çok güneş alan, besleyici toprağın ve suyun bol olduğu bir yerde. Diğeri ise gölgede ve toprak kötü. Hangisi daha çok meyve verir?" "Tabii ki yetişme koşulları daha iyi olan." "Spinoza'ya göre bu ağaç özgürdür işte. İçerdiği olanakları geliştirmek için tam bir özgürlüğe sahiptir. Ama eğer bir elma ağacıysa, bu elma yerine armut ya da erik verme olanığına da sahip değildir. Biz insanların durumu da aynen böyledir. Örneğin politik koşullar iyi yetişmemizi ve kişi olarak gelişmemizi engelleyebilir. Bir dış zorlama bizi durdurabilir." "Bizde yatan olanakları özgürce geliştirebiliyorsak, ancak o zaman özgür insanlar olarak yaşıyoruz demektir. Ama yine de içimizde verili olanlar ve dış koşullar tarafından yönlendiriliriz, tıpkı Ren Vadisindeki Taş Çağı çocuğu, Afrika'daki aslan veya bahçedeki elma ağacı gibi."
Sayfa 288·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Sofie’nin Dünyası
“Bu söylediğin önemli. Aynı şeyi dile getiren bir öykü anlatayım şimdi sana. Bir Rus kozmonotla bir Rus beyin cerrahı din hakkında tartışıyormuş. Beyin cerrahı Hristiyanmış, kozmonot ise dinsiz. 'Ben uzaya cok gittim,' demiş kozmonot kibirlice, 'ama ne Tanrıya rastladım ne de meleklere.' Beyin cerrahı yanıtlamış: 'Ben de pek çok zeki insanın beynini ameliyat ettim, ama hiçbir yerde tek bir düşünceye rastlamadım.’” "Tabii düşüncelerin olmadığını göstermez bu.”
Sayfa 263·Kitabı okudu
Felsefe
Mistik bir yaşantı ahlak açısından da önem taşıyabilir. Hindistan'ın eski devlet başkanlarından Radhakrishnan bir keresinde şöyle demişti: "Başkasını da kendin gibi sevmelisin, çünkü sen o başkasısın. Başkasının senden başka biri olduğuna inanman bir yanılsama sadece."
Sayfa 158·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce