e

Reklam
8/10
·216 syf.·
2023 2. kitabı
"Kadınlar Ülkesi," Charlotte Perkins Gilman tarafından yazılmış etkileyici bir kitap. Bu roman, hayali bir ülke olan Herland'a yapılan bir yolculuğu anlatıyor. Bu ülke, sadece kadınların yaşadığı ve toplumun tüm işlevlerini üstlendiği bir yer. Bence yazar, burada kadınların potansiyelini ve gücünü vurgulayarak, toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamış. Herland'daki kadınların dayanışması ve özgürlüğü, beni derinden etkiledi. Roman, kadın-erkek ilişkilerini ve toplumsal yapıyı sorgularken, kadınların ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor. Erkeklerin bu ülkeye gelmeleriyle ortaya çıkan çatışma da ilginç bir boyut ekliyor. Gilman, "Kadınlar Ülkesi" ile sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal değişimi düşünmeye sevk ediyor. Kitap, kadınların güçlenmesi ve eşitliğin önemine vurgu yapıyor. Bu yüzden, bu kitabı cinsiyet rolleri ve toplumsal değişim konularına ilgi duyan herkese öneririm.
İnceleme
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
Lakin, dedi, sizi böyle sevememek kadar azap olur mu? Bilseniz bir haftadan beri ne kadar ıstırap çektim. Bir daha seninle böyle yapayalnız kalamayacağım, bir daha sizi böyle dizlerinizin dibinde dinleyemeyeceğim zannediyordum. Nasıl mümkün olur, Bihter? Sizi sevmemeye mahkûm olduktan sonra ben nasıl yaşarım? Fakat sizi böyle sevmek, ayaklarınızın altında bahtiyarlıktan ölerek, ölmekten bahtiyar olarak sevmek... Ah! Sizi sevemediğim, size bunları söyleyemediğim dakikalar, işte onlar birer azaptı, birer işkenceydi. Siz de beni seviyordunuz, uzaktan uzağa bunu hissediyordum, şu halde bahtiyar olmak için ne engel vardı? Bugün bahtiyar olduktan sonra sevişmemeye, bu saadeti kendi ellerimizle öldürmeye yol açacak ne olabilir?
Sayfa 193
Edebiyat
Birden Peyker'in bir sözünü hatırladı. Ne diyordu? O kocasına ihanet etmek maksadıyla evlenmemişti. Bunu söylerken gözlerinde ne açık ve ne hain bir mana vardı. Ne demek istiyordu? Başkaları, kendisi, Bihter, kocasına ihanet etmek maksadıyla evlenmişti, öyle mi? Bunu yapmayacaktı, bir Firdevs Hanım’a benzemeyecekti. Bu anne!... Hayatının daimi bir yüz karasıydı.
Sayfa 147
Edebiyat