Rabia

İnsanlar özgürlüklerini başkalarının ellerine teslim etmeye razı olurlarsa ortaya çıkan senaryo totaliter rejimleri doğurur. Bu rejimler o kadar zekice planlanır ki halkın nefret etmesi için her zaman bir yerlerden bir nesne bulup çıkarılır.
1000Kitap
Reklam
Daha çocukken özgürlüğünü yitiren ve yaşı küçük olduğu için bir şey yapamayan, hayatta kalmak için hep haklarından feda- karlık etmek zorunda kalan insan, görünürde durumu kabullenmiş ve teslim olmuş gibidir. Ama geride kalan boşluğu çok farklı bir şeyin, yani öfke ve nefretin, doldurduğunu keşfetmek için fazla derine inmemiz gerekmeyecektir. Hiç şüphesiz bu nefret, bireyin var olma hakkının ne derece çiğnendiğiyle orantılı olacaktır. Nefret daima bastırılan bir duygu olmuştur. Ne de olsa bir köle, sahibine olan nefretini açık açık ifade edemeyeceğini bilir.
Edebiyat
Simone de Beauvoir ahlak üzerine yazdığı kitabında şunları der: "Yaşam kendi varlığım devam ettirme ve kendini aşma uğraşısıdır. Eğer sadece varlığı korumak söz konusuysa yaşamanın ölümden farkı kalmadığı gibi insan ile bitkiyi ayırmak da imkansızlaşır."
1000Kitap
"Bize yiyecek getirenlere özgür insanlar derdik. Ne şaka ama ... Yöneten sınıflar olarak bizler bütün toprakların, bütün makinelerin, her şeyin sahibiydik. Yiyecek getirenlerse bizim kölelerimizdi. Ellerindeki bütün yiyecekleri kendimize alır, aç kalmayıp çalışarak bize yiyecek getirmeye devam etsinler diye onlara da azıcık bir şeyler verirdik. .. "
1000Kitap
Başarılarınızın başkaları tarafından sömürü aracı yapıldığına kanaat getirirseniz, kendinizi savunmanın bir yolu hiç bir şey başarmamaya özen göstermektir, böylece kimsenin sizden bir şey çalmayacağına inanırsınız.
1000Kitap