İa

İa
@arslancento
hayatımı anlamlı kılmaya çalışıyorum
Vasat
Puan vermedi·192 syf.··
2026 24. kitabı
Büyük bir beklentiyle aldığım ancak beklentimi karşılamayan bir kitap oldu. Yazar; psikoloji, psikiyatri, nörobilim hakkında hiç bir yetkinliğe sahip olmayan bir girişimci. Hal böyle olunca söylediği şeyler, sosyal medyada sürekli karşımıza çıkan kişisel gelişimci lavukların nutuklarından hallice oluyor. Yazarın kayda değer bulduğum tek fikri, bileşik etki. Yani küçük ama istikrarlı değişimlerin veya alışkanlıkların uzun vadede birikerek devasa kazanımlara yol açması. Bu fikir de zaten ona ait bir fikir değil. Bu alanda yazılan en iyi kitap Atomik Alışkanlıklar. Zaten bu kitapta da gözüme çarpan ilk şey, Atomik Alışkanlıklar kitabının yazarı James Clear’ın bilime dayandırarak ortaya koyduğu fikir demetlerinin ve dizgelerinin aşırılmış olması. Yani ağır bir Atomik Alışkanlıklar kopyacılığının da ötesinde bildiğiniz Atomik Alışkanlıklar kitabından aşırılmış kavramlar var. “Aklın yolu birdir” dediğinizi duyar gibiyim ama bir fikrini orijinali varken neden o fikri aynen koplayarak tekrara düşen bir kitabı okuyayım? Zamanıma yazık. Son olarak, arka kapağında bir girişimcinin veya New York Tımes görevlisinin yazdığı “hayatımda okuduğum en iyi kitap” yazılarına aldanıp kitap almayın :) Bol kitaplı günler diliyorum…
Duygu ve Düşünce
Bileşik EtkiDarren Hardy · Mona Kitap · 202383 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Amok Koşucusu İncelemem
Puan vermedi·64 syf.··
2026 22. kitabı
Bir çok gereksiz şeyle doldurduğunuz “modern yaşamın” arta kalan boşluklarına bir kitap sıkıştırma arayışındayken keşfettiğim Stefan Zweig novellalarından olan bu eser, zamanımın çok az bir bölümünü alsa da ruhumun her yerine nüfuz etti. Bu da sürükleyici ama aynı zamanda derinlikli olması açısından bir kitaptan beklentimi fazlasıyla tatmin etti. Amok; kişinin yoğun stres, baskı veya travma sonrası aniden girdiği, kontrolsüz öfke patlamalarıyla çevresine veya kendine zarar verdiği, cinnet hali. Amok Koşucusu, bu hastalığa sahip olan ve durdurulamaz bir öfke patlamasının verdiği enerjiyle koşan kişilere Malezya’da verilen isim. Eser, Zweig’in en meşhur novella’sı olan Satranç gibi, bir Gemi yolculuğunda başlıyor. Kimi bir iş için kimi turistik bir gezi için seyahat eder gemide. Kimisi de onu deli eden düşüncelerden kaçmak için…Bir amok koşucusu olan doktor da bir kaçak. Düşüncelerinin, yalnızlığın, yabancılaşmanın.. Tıpkı Satranç’taki gibi ana karakterin ismini vermiyor Zweig. Satranç’ta en azından Doktor B. olarak nitelendirilen bir karakter varken Amok Koşucusu’ndan bir baş harf bile esirgenmiş. Doktor, yüz kizartıcı bir suç sebebiyle sürüldüğü sömürge devleti Hindistan’dan da ayrılmak zorunda kalınca o esnada gemide bulunan anlatıcı ile yolları kesişiyor. Burda da Satranç’a benzer bir olay örgüsü görüyoruz. Zira orda da Doktor B, Centovic ve diğerleriyle ile yolları kesişen bir anlatıcı vardı. Anlatıcı, Doktor ile karşılaşınca, flash back tekniği kullanılarak Doktor’un özgeçmişini okuyoruz. Anlattığına göre doktor 8 senedir görev yapmakta olduğu kolonide artık yabancılaşmaktayken, kapısına gelen bir Avrupalı kadının kendisine, o zamanlarda yasal olmadığı için gizli bir şekilde gerçekleşecek bir kürtaj teklifi sunuyor. Doktoru, uzun bir aradan sonra ilk kez
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Kalk Bi Dopamin Demle
10/10
·152 syf.··
2026 2. kitabı
Kitapla, hayatımın yarısından fazlasının alışkanlıklarım tarafından belirlendiğini ve alışkanlıklarımın yakıtının da dopamin molekülü olduğunu anladıktan sonra tesadüfen tanıştım. klasik kişisel gelişim kitaplarını andıran adından dolayı kitaba mesafeli yaklaşmıştım ancak sayfa sayısı az olduğu için şayet beklentimi karşılayamazsa da çok fazla zaman kaybetmeme neden olmayacağını düşündüm. Bu ahvalde şans vermek istedim. Yazarın temel savlarından biri; bir düğmeye benzettiği Beyin bölgemizin tüm dopamin aldığı anları kaydetmesi, bunu bilen kapitalizmin aktörlerinin (şirketler, sosyal medya vs) ise bu düğmeye basmak için yarışması. Daha açık bir ifadeyle, insan hatta bir çok canlı beyninde dopamin alınan anların kaydedildiği bir bölge var. Bu bölgenin adı, nucleus accumbens. Bu bölgenin çalışma mekanizması, bireyin ödül aldığı anları kaydetmesi üzerine üzerine kurulu. Bu bölge bir kez dopamin salgılatan davranışı kaydetti mi o dopamini tekrar almak için organizmayı o davranışı yapmaya teşvik ediyor. İşte bu yüzden gerek sosyal medya siteleri gerek sinema sektörü gerekse diğer mal ve hizmet sektörü, anlık haz veren şeyler sunarak beynin o bölgesine bu hazları bir kez olsun tattırmak istiyor. Zira bir kez ödül alırsak yine almak isteyeceğiz ve söz konusu sektörün çarklarını döndürmüş olacağız. Yazar; dopamin adlı molekülün bilimsel ama sade bir analizini yaptıktan sonra bu molekülün, çağımızda diğer duygulara galebe çalan “tatminsizlik” duygusunun da müsebbibi olduğunu vurguluyor. Hepimizin hayatın bir döneminde hiç bir şeyden zevk alamadığımız zamanları oluyor. Bunun sebebinin ekseriyetle dopaminin yönetiminin yanlış olmasından kaynaklandığını ifade ediyor. Sadece insanların değil bitkilerin bile hayatta kalmalarını sağlayan bu molekül en azından taban seviyesi
Psikoloji
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Atomik Alışkanlıklar
10/10
·341 syf.··
2026 1. kitabı
Akışkanlarımla boğuştuğum ve bir çıkış kapısı aradığım zamanlarda, bugüne değin adını çok kez duyduğum ama “çok okunan” etiketine sahip olduğu için mesafeli yaklaştığım kitaba şans verdim. “Şans vermek” deyimi; bir insanı, kuşkularımıza rağmen hayatımıza aldığımız zaman kullandığımız bir deyimdir genelde. Bunu, Bazen bir kaç haftamızı alan bir kitap için de kullanmakta beis görmüyorum. Ne de olsa o kitap da hayatımıza giren insan kadar tesirli. Alışkanlıkları tarafından hükmedilen bir büçare olarak Kitaptan sihir beklemedim ama hayatıma ufak da olsa dokunacak bir zihniyeti kazandırmasını gönül rahatlığıyla isteyebilirdim. Hiç bir kitapta bizi baştan aşağı inşa edecek büyü yazmaz. Yazsa yazsa tedaviyi tedricen sunan bir reçete yazardı. Yazar James Clear’ın en büyük iddiası; küçük iyi akışkanların hayatımızı uzun vadede büyük ve olumlu anlamda şekillendirdiği, bunun tersi olarak da küçük kötü akışkanların uzun vadede kişinin tabir-i caizse dibe vurmasına neden olacağı. Yazar bu yüzden “atomik” kelimesini kullanmış. Zira “Atomik” hem “en küçük” Anlamına geliyor hem de bir şeyi başlatacak olan enerji anlamına. Yazar, Alışkanlıkların uzun vadedeki büyük etkisine vurgu yaptıktan sonra bunların nasıl kazanılacağına ya da nasıl bırakılacağına ilişkin sosyolojik, psikolojik saptamalarda bulunuyor. Alışkanlıklar; işaret - istek - tepki - ödül şekilde pekişiyor. Burdan yola çıkarak Yazar, akışkanlık kazanmanın 4 yolunu söylüyor; görünür kılın, cazip kılın, tatmin edici kılın, kolaylaştırın. Alışkanlık bırakmak için ise tam tersi olarak görünmez kılın, itici kılın, zorlaştırın, tatmin edici olmaktan çıkartın. “Her şey bu kadar basit mi” dediğinizi dıyar gibiyim. Alışkanlık halini aldıktan sonra otomatikleşip bilinçsiz bir şekilde gerçekleşen eylemleri bırakmak kolay
Duygu ve Düşünce
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,3bin okunma